
Sign up to save your podcasts
Or


Ders 141
Revizyon 121 – 122
Zihnim, sadece Tanrı ile birlikte düşündüklerimi barındırır.
Bağışlamak, mutluluğun anahtarıdır.
Bağışlamak, istediğim her şeyi sunar.
4. Revizyon
Yine bir revizyon sürecine girmiş bulunuyoruz. Fakat bu kez hakikatin, gerçekten nasıl uygulanacağını öğrenme sürecimizin ikinci bölümüne geçiyor olduğumuzun farkındayız. Bugün, öğrenme sürecimizdeki bir sonraki adımın ne olacağına ve ona hazırlanmaya odaklanacağız. Bu revizyon sürecinin ve bundan sonraki derslerin amacı budur. Bunu yaparak, önceki derslerimizi ve onların temel düşüncelerini tekrar ederken, bir sonraki aşamayı gerçekleştirebilmek için zihnimizi hazırlıyoruz.Yaptığımız revizyonların her birinin kökenindeki ana tema basitçe şöyle ifade edilebilir:
"Zihnim, sadece Tanrı ile birlikte düşündüklerimi barındırır."
Bu, hakikaten doğrudur ve sizin Gerçek Kimliğinizi ve Tanrı'nın Gerçek Kimliğini ifade etmektedir. Tanrı'nın, Evladına yaşam verdiği düşünce budur. Tanrı, yaratımı içerisinde Evladını, eş-yaratıcı yani Kendisi ile birlikte yaratan olarak yaratmıştır. Bu düşünce, Tanrı'nın Evladının kurtuluşunu garantiler. Çünkü Tanrı'nın Evladı, Tanrı ile paylaştığı düşünceler dışında düşünmemelidir. Bağışlamadaki yetersizliğiniz, sizi, bu düşünceyi fark etmekten uzak tutmaktadır. Fakat bu düşünce tamamen doğrudur ve sonsuza kadar öyle kalacaktır.
Hazırlığımıza başlarken, bağışlamadaki yetersizliğinizin dikkatlice gizleniyor olabileceği farklı şekilleri anlamaya çalışarak başlayalım. Bu şekillerin hepsi illüzyon olduğu için, oldukları gibi görünmemektedirler. Onlar, aslında sizin bağışlamayan düşüncelerinizin görülmeyecek ve fark edilmeyecek şekilde gizlenmesi amacıyla yaratılmış savunmalarınızdır. Onların amacı, size başka bir şey göstermek ve kendinizi kandırmanıza neden olarak, Telafiden uzaklaşmanızı sağlamaktır.
Fakat yine de, zihninizde Tanrı ile düşündüğünüz düşünceler dışında gerçek bir düşünce yoktur. Sizin kendinizi kandırmanız hakikatin yerini almadı. Nasıl ki bir çocuğun okyanusa attığı değnek ile dalgalarının yönünü, Güneş ile ısınmasını, Ayın üzerine vuran yansımasını değiştiremeyeceği gibi, bu da olmadı. Bu revizyon sürecimizde zihnimizi, her uygulama öncesinde öğreneceğimiz derslere hazırlayarak başlayalım. Derslerin gerçek anlamlarını bize sunmaları için bu gereklidir.
Her günün başında, o günün ve o güne ait derslerin zihninize huzur ve özgürlük temelinde öğreteceklerine zihninizi hazırlayacak zaman ayırın. Zihninizi açın ve kendinizi kandırma amaçlı tüm düşüncelerden arının. Bırakın şu düşünce hepsini temizlesin:
"Zihnim, sadece Tanrı ile birlikte düşündüklerimi barındırır."
Bu düşünce içerisinde geçireceğiniz beş dakika, Tanrı'nın Zihninin sizin düşüncelerinizi yönlendirmesi için yeterlidir. Daha sonra o gün içerisinde, Onun düşünceleri sıklıkla zihninize gelecektir.
Bu düşünceler, sizin kendi başınıza düşündüğünüz düşünceler olmayacaktır çünkü hepsi Onunla paylaşılır. Her bir düşünce Onun Sevgi Mesajını size getirecektir ve sizin mesajlarınızı Ona götürecektir. Bu şekilde, Tanrı ile doğrudan iletişim sizin olur. O bunun olmasını istiyor, bu yüzden olacaktır. O, sizin zihninizde tamamlanırken Kendi ile bütünleşecektir. Bu şekilde siz de bütün olacaksınız ve siz de bütün olduğunuzu anladığınızda ve hissettiğinizde, Onunla bütünleşeceksiniz.
Hazırlığınızı yaptıktan sonra, o gün için size verilen düşüncelerden ikisini düşünün. Sonra gözlerinizi kapatıp, içinizden onları kendinize söyleyin. Şimdi acele etmeyin çünkü zamanı gerçek amacına uygun kullanmaktasınız. Tanrı'nın, Kendi Sesi aracılığıyla size verdiği tüm Kelimeler, Onun ifade ettiği anlamlarıyla dünyanızı aydınlatacaklar. Bugün, revize ettiğiniz tüm düşüncelerin, Onun hediyelerini size sunmalarına izin verin.
Bu revizyon süreçlerinde kullanacağımız tek uygulama şekli şöyle olacaktır; gününüze başlarken zihninize verdiğiniz düşünceleri gün içerisinde her saat başında hatırlayarak, zihninize sessizlik içerisinde geçireceğiniz bir an verin. Sonra acele etmeden gün içerisinde uygulayacağınız iki düşünceyi tekrarlayın. İçlerinde sizin için barındırdıkları hediyeleri görebilmek için yeterli zamanı ayırmalısınız. Bu şekilde onları alırsınız ve olmaları gereken yere koyarsınız.
Tanrı, Sözünü zihninde tutarak uygulayanlara hediyelerini ve şükranlarını sunmaktadır. Siz uyumadan önce zihninizi günün düşüncelerine odaklarken, Onun şükranları sizi sararak sonsuza kadar kalmanızı istediği huzura doğru sizi yönlendirir. Bunu mirasınız olarak kabul edip korumayı öğrenmektesiniz.
Ders 140
"Sadece kurtuluş iyileştirebilir."
Bugün yapmaya çalıştığımız şey, hastalığın nedenlerine inanan zihnimizi değiştirmektir. Çünkü aradığımız şey tüm illüzyonlara çare getirmektir, illüzyonlar arasında yer değiştirmek değil. Bugün iyileşmenin kaynağını olduğu yerde, yani zihnimizde arayacağız. O oradadır çünkü Tanrı onu oraya koydu. O, bize kendimizden, kendi düşüncelerimizden daha yakındır. Bu kadar yakın olan bir şeyi kaybetmek mümkün değildir. Tek yapmamız gereken, gerçekten aramak. O zaman gerçekten bulabiliriz.
Bugün, bize hasta gibi görünen tarafından kandırılmayacağız. Bugün, görünenin ötesine geçeceğiz ve bütünsel iyileşmenin gerçek kaynağına ulaşacağız. Gerçek olmayan ve başka bir gerçek olmayan arasında hiçbir anlamlı ayrım olamayacağını anladığımız sürece başarımız devam edecek. Bu dünyada bazı illüzyonları diğerlerinden daha gerçek kılabilecek hiçbir ayrım, derecelendirme veya inanç yoktur. Tüm illüzyonlar gerçek dışıdırlar ve bu yüzden iyileştirilmeleri eşit derecede mümkündür.
Muskalarımızı, büyülerimizi, ilaçlarımızı, müziklerimizi veya sihrin tüm farklı şekillerini bir kenara bırakıyoruz. Sessiz olup iyileşmenin sesini dinliyoruz. Bu tüm hastalıklarımızı bütünsel olarak iyileştirecek ve Tanrı'nın Evladına akıl sağlığını kazandıracaktır. Onun Sesi dışında hiçbir ses iyileştiremez. Bugün, bize hakikati anlatan tek bir Ses duyacağız. Bu, tüm illüzyonları bitirecek ve Tanrı'nın sessiz, sonsuz evine huzuru getirecek olan Sestir.
Onun Sesini duyarak uyanıyoruz ve gün başlarken bize konuşması için beş dakika izin veriyoruz. Günün sonunda beş dakika daha dinliyoruz ve uyumadan önce beş dakika daha. Tek yapacağımız hazırlık, araya giren düşüncelerimizi bir kenara bırakmak ama ayrı ayrı değil, hepsini birlikte, bir bütün olarak bırakıyoruz. Hepsi aynıdır. Onları ayırt etmeye ve Yaratıcımızın Sesini ertelemeye ihtiyacımız yok. Onu şimdi duyuyoruz. Bugün Ona geliyoruz.
Bizi tutacak hiçbir şeyi ellerimizde tutmadan, yani boş ellerle ve yükselmişkalplerimizle ve dinlemede duran zihinlerimizle dua ediyoruz:
"Sadece kurtuluş iyileştirebilir.İyileşebilmemiz için bize konuş Tanrım."
Kurtuluşun bizi yumuşak bir şekilde sardığını hissediyoruz. Hiçbir illüzyonun zihnimizi rahatsız edemeyeceği kadar derin bir huzur bizimle. İllüzyonların hiçbiri bize gerçekliklerini kanıtlayamıyor. Bugün, bunu öğreneceğiz. İyileştirici duamızı her saat başı söyleyeceğiz. Her saat içerisinde sadece bir an duracağız ve sessiz bir neşe içerisinde dualarımıza verilen cevabı duyacağız. Bugün, iyileşme günümüzdür. Bugün, ayrılık düşüncesinin bitme günüdür ve gerçekten Kim olduğumuzu hatırlamaktayız.
Ders 139
"Telafiyi kendim için kabul edeceğim."
Bizim bu dünyada bir görevimiz vardır. Daha önce inandığımız deliliği tekrar yaşamaya gelmedik. Hedefimizi kabul ettiğimizi unutmayalım. Biz buraya sadece kendi mutluluğumuzu bulmak için gelmedik. Bizim, kendimiz olarak kabul ettiğimiz şey, bizimle birlikte başkaları için de geçerli olur. Kardeşlerinizi hayal kırıklığına uğratmayın çünkü siz de uğrarsınız. Onlara sevgiyle bakın ki, siz onların parçası olduğunuzu fark ederken, onlar da sizin parçanız olduklarını fark etsinler.
Telafinin size öğrettiği budur. Tanrı'nın Evladının Birliği, kendini inkâr eden düşünceleri tarafından bozulmamıştır. Bugün, gerçekliğinizi değiştirmek için değil, kendiniz hakkındaki hakikati öğrenmek için Telafiyi kabul edin. Böylece Tanrı'nın sonsuz Sevgisinin yolunda ilerlerken kendinizle bütünleşin. Yapmamız gereken ve bizden istenen sadece budur. Bugün yapacağımız da budur.
Bugünün dersini uygulamak için sabah ve akşam iki kez beşer dakikamızı adayacağız.Uygulamaya, görevimizi ifade ederek başlayalım:
"Telafiyi kendim için kabul ediyorum, çünkü ben, Tanrı'nın beni yarattığı gibiyim."
Tanrı bizi kendi gibi yarattığında, bize verdiği bilgeliği kaybetmedik. Biz bu bilgiyi ve bilinci herkes için hatırlayabiliriz çünkü yaratım içerisinde zihinlerimiz bir bütün. Kardeşlerimizin hakikatte bizim için ne kadar sevgi dolu olduklarını ve zihinlerin bütünlük içerisinde birbirlerinin parçaları olduklarını, aslında bize ne kadar sadık olduklarını ve Tanrı'nın Sevgisinin hepimizi nasıl kapsadığını hatırlayacağız; çünkü bunlar bizim hatıralarımızda kayıtlıdır.
Tüm yaratıma, Yaratıcımızın Birliğine ve Bütüne olan şükranımızı belirtmek için her saat boyunca adanmışlığımızı gösterelim. Bizi, kutsal amacımızdan saptırabilecek olan tüm düşüncelerimizi bir kenara bırakalım. Birkaç dakika boyunca, dünyanın, Tanrı'nın Kutsal Evladının üzerine ördüğü aptalca örümcek ağlarından onu kurtaralım. Aslında sizi hakiki farkındalığınızdan uzak tutan zincirlerin ne kadar zayıf ve kırılgan olduklarını fark ederken şunu söyleyelim:
"Telafiyi kendim için kabul ediyorum, çünkü ben, Tanrı'nın beni yarattığı gibiyim."
Ders 138
"Cennet, vermem gereken karardır."
Bilinçsizlik örtüsü korkunun üzerinden kaldırılıp, ışığın gelmesiyle, korku cehenneminin biteceği ve Cennet seçiminin bilinçli bir şekilde yapılacağı kesindir. Açıkça görünenle, hiç görünmeyen arasında seçim yapmak ne kadar zor olabilir? Gerçekten değerli ve anlamlı olanı gördüğünüzde ve anlamsız olanın sadece acı kaynağı olduğunu fark ettiğinizde seçim yapmak zor olabilir mi? Böyle bir seçimi yaparken tereddüt yaşar mısınız?Bugün, seçmekte tereddüt yaşamayacaksınız.
Uyandığımız anda Cennet seçimini yapacağız ve beş dakikamızı, akıllıca olan kararı verdiğimize emin olmak için ayıracağız. Seçimimizi gerçekten bilinçli yaptığımızda, hakiki olanla hakiki gibi görünen arasında seçim yaptığınızı fark edeceksiniz. Hakiki gibi görünen, ışığın önüne getirildiği zaman saydamlaşır ve görünmez olur. Artık korkutucu bir yanı kalmaz çünkü büyütülmüş olanın, intikam barındıranın, nefret dolu ve acımasız olanın gizlenmesi için, korkuyla beslenmesi gerekir. Şimdi, onun aptalca ve saçma bir hatalı algıdan başka bir şey olmadığı fark edilmiştir.
Bugün, uykuya dalmak için gözlerimizi yummadan önce gün boyunca her saat içerisinde yaptığımız seçimleri tekrar onaylayalım. Uyanık olarak geçirdiğimiz günün son beş dakikasını, bizi gerçekten uyandıracak olan bu düşünceye verelim. Bugün her saat içerisinde, seçimimizi onaylamak ve sağlıklı zihin yapısını korumak için ayırdığımız o kısa ve sessiz sürelerde, seçtiğimiz algıyı duyurduk. Sonunda günümüzü, şu düşünceyi vurgulayıp gerçekten istediğimizi kabul ederek sonlandıralım:
"Cennet, vermem gereken karardır. Şimdi bu kararı veriyorum ve fikrimi değiştirmeyeceğim, çünkü istediğim tek şey bu."
Ders 137
"İyileştirildiğimde yalnız başıma iyileştirilmem."
Tanrı'nın Niyetine ev sahipliği yapmak istemez miydiniz? Siz aslında sadece kendinizi eve davet ediyorsunuz. Bu davet reddedilebilir mi? Zaten olması kaçınılmaz olanın olmasını talep edin. Böylece asla başarısız olamazsınız. İllüzyonları seçmek, gerçekte var olmayanın ve asla var olamayacak olanın olmasını istemektir. Böyle bir istek asla başarılı olamaz. Bugün, zihnimizde sadece hakikatin var olmasını talep ediyoruz. Bu şekilde iyileştiren düşünceler, iyileşmiş olandan iyileşmeyi bekleyene akar çünkü onlar bir olduklarını hatırlarlar.
Her saat geçtiğinde, görevimizin iyileşmek ve böylece bize verilen şifayı dünyaya taşımak olduğunu hatırlayalım. Acıyı bırakıyoruz neşeyi alıyoruz, cezalandırmayı bırakıyoruz kutsama alıyoruz, bölünmüş algıdan vazgeçerek Tanrı'nın huzurunu alıyoruz. Böyle bir hediyeyi almak için saatte bir dakika vermeye değmez mi? Her şeyi sunan hediyeler karşılığında istenen bu kadar kısa bir zaman, çok küçük bir talep değil midir? Bu hediye için hazırlanmalıyız. Bunun için güne başlarken ve gece yatmadan önce ondakikanızı şu düşünceleri düşünmeye ayırın:
"İyileştirildiğimde yalnız başıma iyileştirilmem. İyileşmemi dünyayla paylaşmak istiyorum. Hastalık, benim Tek Benliğim olan Tanrı'nın Evladının zihninden temizlensin."
Bugün, gün boyunca iyileşmekte olduğunuzun farkında olun ve iyileştirilmeye izin verin. Sessizlik içinde dinlendiğiniz süre içerisinde, aldıkça vermeye ve Tanrı'nın Düşüncesinin tüm aptalca hayallerin yerini almasına hazır olun. Şimdi hep birlikte hastalığı iyileştirmeye, saldırıyı kaldırmaya ve kutsamaya geliyoruz. Gününüzün her saati kayıp giderken görevinizi unutmayın.
Amacınızı hatırlamak için şu cümleyi kullanabilirsiniz:
"İyileştirildiğimde yalnız başıma iyileştirilmem.Kardeşlerimi kutsuyorum çünkü ben ancak onlarla birlikte iyileşirim, çünkü onlar da ancak benimle iyileşebilir."
Ders 136
"Hastalık, hakikate karşı bir savunmadır."
Hakikatin gücü tüm savunmaların üzerindedir çünkü onun girdiği yere illüzyonların girmesi mümkün değildir. Hakikat, silahlarını ve zırhlarını bırakan ve aptallığı aptallık olarak görmeye karar veren herkesin zihnine gelir. Eğer bugün tüm illüzyonları bırakıp, hakikati kabul etmeye karar verirseniz, istediğiniz anda hakikat zihninize gelecektir.
Bugünkü amacımız budur. Bugün, iki kez on beş dakika boyunca hakikatin gelmesini ve bizi özgürleştirmesini talep edeceğiz. Hakikat gelecektir çünkü sizi zaten hiç bırakmadı. İyileştirici bir dua kullanarak onu çağıracağız. Savunmalarımızı aşmamızda bize yardım etmesini isteyeceğiz ve onun, olduğu şekli ile kalmasına izin vereceğiz.
"Hastalık, hakikate karşı bir savunmadır. Kim olduğum hakikatini kabul ediyorum ve zihnimin bugün tamamen iyileştirilmesine izin veriyorum."
Zihniniz açık haldeyken iyileşme anlık bir şekilde sizi kapsayacaktır. Böylece, huzur ve hakikat yükselerek tüm savaş ve acı görüntülerinin yerini alacaktır. Hastalığın saklanabileceği ve hakikatin ışığına karşı savunmaya geçebileceği karanlık köşeler kalmayacaktır. Rüyalarınızdan gelen zayıf figürler, anlamsız arayışları ve delice çelişen istekleri ile birlikte yok olacaktır. Zihin iyileştirilecek ve tüm hastalıklı istekleri için bedeni esir etmeye çalışmayı bırakacaktır.
Şimdi beden iyileşti çünkü hastalığın kaynağı, gizlendiği yerden çıkarıldı ve kayboldu.Artık bedeninizi hiç hissetmemeye başladığınız noktada bu egzersizi iyi yaptığınızı anlayabilirsiniz. Eğer başarılı olduysanız hiçbir hastalık hissi veya sağlıklı olma hissiniz olmayacak. Acı veya zevk hissetmeyeceksiniz. Bedeninizin yaptığı hiçbir şeye zihniniz tepki vermeyecek. Beden sadece kullanışlı bir araç olacak, daha fazlası değil.
Muhtemelen bunu yaptığınızda, bedeninize amaç yükleyerek yarattığınız kısıtlamaları da ortadan kaldıracağınızı fark edeceksiniz. Onları bir kenara bırakırken, bedeninizin hakikaten kullanışlı, anlamlı olan amaçlara hizmet edebilmek için yeterli gücü olacaktır.Bedeninizin sağlığı tamamen garantilenmiştir çünkü sağlığınız zamanla, hava durumuyla, yorgunlukla, beslenme gereksinimleri ile veya sizin daha önce yüklediğiniz hiçbir yasa ile kısıtlanamaz. Bedeninizi iyi hale getirmek için şimdi hiçbir şeye ihtiyacınız yoktur çünkü hastalık artık imkânsız hale gelmiştir.
Fakat bu korunma dikkatli bir şekilde sürdürülmelidir. Zihninizin saldırı düşüncelerine ev sahipliği yapmasına, yargılamasına veya belirsizliklere karşı planlar yapmasına izin verirseniz, yine kendinizi yanlış konumlandırmış olursunuz. Kimliğinizi bedeninizle tanımlar ve böylece zihninizi hasta edersiniz. Bu şekilde kendinize saldırmış olursunuz. Bu olduğu anda hızlı bir şekilde savunmacı tutumunuzun size zarar vermemesini sağlayarak ilk müdahaleyi yapabilirsiniz. İyileştirilecek olanın ne olduğu üzerine kafanızın karışmasına izin vermeyin ve kendinize şunu söyleyin:
"Gerçekten kim olduğumu unuttum, çünkü bedenimi kendim sandım. Hastalık, hakikate karşı bir savunmadır. Fakat ben beden değilim. Zihnimin saldırması mümkün değildir. Bu yüzden hasta olamam."
Ders 135
"Kendimi savunursam, saldırıya uğrarım."
İçinde bulunduğumuz ana güvenerek bugünkü çalışma zamanlarımızı bekleyeceğiz.Bugün, bunu gerçekleştirmek için gereken her şeyin bize verileceğinden kesinlikle emin olacağız. Bunun nasıl yapılacağına dair planlar yapmayı bırakacağız ve hakikatin zihnimizi aydınlatması için gereken şeyin savunmasızlık olduğunu fark edeceğiz.
Bugün, iki kez on beşer dakika boyunca anlamsız planlama çabamızı bırakacağız.Zihnimize hakikatin girmesini engelleyen tüm düşünceleri bir kenara bırakacağız. Bugün, planlamak yerine kabullenmeyi öğreneceğiz ki, organize etmek yerine 'vermeyi' gerçekleştirebilelim. Ve şunu söylerken gereken her şey bize verilecektir:
"Kendimi savunursam, saldırıya uğrarım.Savunmasızlık içinde güçlü olacağım.Savunmalarımın benden sakladıklarını göreceğim ve öğreneceğim."
Bugün, olan tek şey budur. Bugün yapmanız gereken bir plan varsa size söylenecektir.Bunlar size gereksiz planlar gibi görünebilirler ve ayrıca bunların karşılaştığınız soruna cevap vermeyen planlar olduklarını düşünebilirsiniz. Fakat onlar daha farklı bir soruya verilmiş cevaplardır. Bu soru bugüne kadar cevaplanmamış olabilir fakat Hakiki Cevabı alana kadar bu cevaplar tüm sorularınızı cevaplar.
Savunmalarınızın tümü bugün alacaklarınızı almamak için yarattığınız illüzyonlardır.Sonsuz güvenin ışığı ve neşesi içerisine girdiğinizde neden kurtuluştan korunmanız gerektiğini düşündüğünüzü çok merak edeceksiniz. Cennet, verdiklerinin karşılığında sizden hiçbir şey istemez. Aşırı derecede fedakârlık etmenizi isteyen, cehennemdir. Bugün, sizin olandan vazgeçmeyin. Bu süreler içerisinde savunmasız bir şekilde, olduğunuz gibi kalarak, sizi Yaratana hakikatte olduğunuz şekilde yaklaşın.
O sizi hatırlıyor. Bugün, siz Onu hatırlayacaksınız. Bugün, sizin kurtuluş gününüz. Bugün, tekrar doğuyorsunuz. Ölüm ve umutsuzluk gibi görünenlerin arasından yeniden diriliyorsunuz. Şimdi, umudun ışığı içinizde yeniden doğuyor çünkü siz savunmalarınızı bıraktınız. Tanrı'nın planındaki rolünüzü bu şekilde öğreniyorsunuz. Görevinizi Tanrı'nın Sesi aracılığıyla aldığınız zaman, hangi küçük plan veya sihirli inanç sizi kandırabilir?
Bugünü, size en faydalı olduğuna inandığınız haliyle şekillendirmemeye çalışın. Çünkü sizin planlamanız ortadan kalkınca deneyimleyeceğiniz mutluluğu önceden tasavvur etmeniz zordur. Bugün öğrenin. Siz öğrendiğiniz zaman tüm dünya sizinle birlikte bu kurtuluş gününü kutlayarak dev bir adım atacak. Gün boyunca aptalca küçük şeyler önünüze çıktıkça kendinizi savunmasız hissedip, plan yapmaya çalışmadan önce, bugünün öğrenmek için özel bir gün olduğunu kendinize söyleyin ve şunu fark edin:
"Bugün, benim Kurtuluş günüm ve bugünün kutsallığını koruyacağım.Kendimi savunmayacağım çünkü Tanrı'nın Evladının, varlığının hakikati konusunda hiç bir savunmaya ihtiyacı yoktur."
Ders 134
"Bağışlamayı olduğu gibi algılıyorum."
Bugün, hakiki bağışlama üzerine çalışıyoruz. Böylece birliğe varış, daha fazla ertelenmeyecek. Çünkü hakiki gerçeğimizle buluşurken tamamen özgür ve huzur içinde olacağız. Uygulamalarımız, tüm kardeşlerimiz için yolu aydınlatan ayak izleri haline gelecek.Onlarla paylaştığımız gerçekliğe doğru bizi takip edecekler.
Bugün, iki kez on beşer dakika ayıralım. Bu süreleri bağışlamanın gerçek anlamını anlayan ve bize öğretmeye gelen Kutsal Rehberi takip ederek geçirelim. Ondan şunu isteyelim:
"Bağışlamayı, olduğu gibi algılıyorum."
Sonra size öğretenin yönlendirmesi ile bir kardeşinizi seçin ve aklınıza gelen her bir"suçunu" zihninizde sıralayın. Bunların herhangi birine özellikle takılmamaya özen gösterin; ama onun tüm "saldırılarını" kullanarak dünyayı suç düşüncesinden kurtardığınızı fark edin. Onun hakkında düşündüğünüz tüm olumsuz düşünceleri kısaca gözden geçirin ve her defasında kendinize şunu sorun; "Bu davranış yüzünden kendimi mahkûm eder miydim?"
Kardeşinizin, ona dair barındırdığınız tüm suç düşüncelerinden kurtulmasına izin verin.Şimdi özgürleşmeye hazırsınız. Eğer bu aşamaya kadar istekle ve samimiyetle uygulama yapmışsanız bir yükselme hissi, göğsünüzde bir hafifleme, derinden ve güvenilir birrahatlama duygusu hissedeceksiniz. Kalan zamanı da kardeşinizin kilitlediğini sandığınız ama aslında kendi kendinizi kilitlediğiniz tüm zincirlerden kurtulmakla geçirin.
Bağışlamak gün boyu uygulanmalıdır çünkü anlamını unutarak gün boyu kendinize saldırdığınız zamanlar olacaktır. Bu ortaya çıktığında, zihninizin illüzyonun ötesine bakmasına izin verin. Kendinize şunu söyleyin:
"Bağışlamayı olduğu gibi algılıyorum. Bu davranış yüzünden kendimi suçlamak istiyor muyum?Bu zincirle kendimi bağlamayacağım."
Her zaman ve her durumda şunu hatırlayın:
"Kimse yalnız başına cezalandırılmazve kimse Cennete yalnız başına girmez."
Ders 133
"Değersiz olana değer vermeyeceğim."
Her şey ya değerlidir ya da değersiz. Ya gerçekten onu aramanızı hak eder ya da hiçbir şeyi hak etmez. Ya tüm varlığınızla arzu ettiğiniz bir şey olmalıdır ya da elde etmek için en küçük bir çaba sarf etmenizi bile hak etmez. Sırf bu yüzden aslında seçim yapmak kolaydır.
Karmaşa, seçmenin zor olamayacağı gerçeğini saklamak için yarattığınız bir sis bulutudur. Bunu öğrenmenin size faydaları neler olabilir? Bunun önemi, sizin kendi başınıza rahat ve keder barındırmayan seçimler yapabilir hale gelmenizden çok daha büyüktür.
Cennet, boş eller ve açık zihinlerle ulaşabileceğimiz bir haldir. Hiçbir şey ile gelirsiniz, her şeyi bulursunuz ve bunların hepsinin sizin olduğunu bilirsiniz. Bugün ulaşmaya çalıştığımız hal bu. Kendimizi kandırmayı bir kenara bırakarak ve hakikaten değerli ve gerçek olana değer vermek için samimi bir istek duyarak bunu yapacağız. On beş dakikalık iki uzun çalışma sürecimiz şu cümleyle başlayabilir:
"Değersiz olana değer vermeyeceğim.
Benim için gerçekten değerli olanı arıyorum.
Çünkü bulmak istediğim tek şey budur."
Ve sonra, siz gelirken kapıları engelsizce açılan Cennetten, herkesi bekleyeni almak için yaklaşın. Hala daha ihtiyacınız olmayan ağırlıkları toplamaya devam etmek ve sizi bekleyen zor kararlar olduğuna inanmak ister misiniz? Bunu şu basit düşünce ile hızlıca cevaplayabilirsiniz:
"Değersiz olana değer vermeyeceğim,
Çünkü değerli olan bana ait olandır."
From the publisher's feed