MUCİZELER KURSU

MUCİZELER KURSU

Download on the App Store

MUCİZELER KURSU episodes

  • 2.REVİZYON DERS 83

    Ders 83

    65 – 66

    65) "Benim tek görevim Tanrı'nın bana verdiğidir."

    Tanrı'nın verdiğinden başka bir görevim olamaz. Bunu kabul edersem tüm çelişkilerden kurtulurum çünkü bu mantıkta çelişen isteklerim olamaz. Tek bir amacım olduğu zaman ne yapacağımı, ne söyleyeceğimi ve ne düşüneceğimi hep bilirim. Tek görevimin, Tanrı'nın bana verdiği olduğunu kabul ettiğimde içimdeki tüm şüphe yok olur.

     

    Özellikli durumlar için uygulama tavsiyesi şu şekildedir:

    "Bunu (durumu/kişiyi vs.) algılayış şeklim görevimi değiştirmez.

    Bu gördüğüm şey, Tanrı'nın bana verdiği görevin dışında bir görev vermez.

    Bunu, Tanrı'nın bana vermediği bir görevi üstlenmek için kullanmayacağım."

     

     

    66) "Mutluluğum ve görevim birdir."

    Tanrı'dan gelen her şey birdir. Tanrı'nın Birliğinden gelirler ve her zaman Bir olarak kalırlar. Görevimi yerine getirmek mutluluğumdur çünkü ikisi de aynı Kaynaktan gelir. Eğer mutluluğu bulacaksam, beni gerçekten mutlu edenin ne olduğunu fark etmeyi öğrenmeliyim.

     

    Özellikli durumlara uygun uygulama şekli şöyle olabilir:

    "Bu (durum/kişi), görevimin mutluluğum olmasını değiştirmez.

    Bu, mutluluğumun ve görevimin birliğini etkilemez.

    Ne bu, mutluluğumun görevimden ayrı olduğu illüzyonunu doğrulayabilir ne de başka bir şey."

    2 min
  • 2.REVİZYON DERS 82

    Ders 82

    63 – 64

    63) "Dünyanın ışığı, benim bağışlayıcılığım sayesinde her bir zihne huzur getirir."

    Bağışlayışım, dünyanın ışığının benim aracılığımla yansıması ve ifade edilmesidir.Bağışlayışım, dünyanın ışığının içimde olduğunu görebilmem için kullanacağım bir araçtır.Bağışlayışım, kendimi iyileştirirken dünyayı iyileştirmek için kullanacağım bir araçtır. Bu yüzden dünyayı bağışlıyorum ve benimle birlikte iyileşmesine izin veriyorum.

    Özellikli durumlar için uygulama tavsiyesi şu şekildedir:

    "Huzur benim zihnimden senin zihnine yayılsın (isim).

    Dünyanın ışığını seninle paylaşıyorum (isim).

    Bağışlayarak bunu (durumu/kişiyi vs.), gerçekte olduğu gibi görebilirim."

     

    64) "Görevimi unutmayacağım."

    Görevimi unutmak istemiyorum çünkü Kendimi hatırlamak istiyorum. Eğer unutursam,

    görevimi yerine getiremem. Görevimi yerine getirmezsem de Tanrı'nın benim için istediği

    neşeyi deneyimleyemem.

     

    Özellikli durumlara uygun uygulama şekli şöyle olmalıdır:

    "Bunu (durumu/kişiyi vs.), görevimi unutmak için kullanmayacağım.

    Bunu, görevimi gerçekleştirmek için bir fırsat olarak kullanacağım.

    Bu, egomu tehdit ediyor fakat hiçbir şey görevimi değiştiremez."

    2 min
  • 2.REVİZYON DERS 81

    Ders 81

    61 – 62

    61) "Ben dünyanın ışığıyım."

    Dünyaya ışığı, aydınlanmayı getirme görevini alan ben, ne kadar da kutsalım! Kendi Kutsallığım karşısında dingin bir şekilde duruyorum. Sıcak ve sakin ışığın içerisinde tüm çelişkilerim yok oluyor. Bu huzurun içinde Kim Olduğumu hatırlıyorum.

     

    Özellikli durumlar çıktığı anda bu düşünceyi şu şekilde uygulayın:

    "Dünyanın ışığını içimde saklamayacağım.

    Dünyanın ışığının görüntümü aşarak yansımasına izin veriyorum.

    Işık gelince gölge ortadan kalkacak."

     

     

    62) "Bağışlamak, dünyanın ışığı olarak benim görevimdir."

    Görevimi kabul edersem, içimdeki ışığı görürüm. Bu ışık gelir ve benim görevimi görebilmem için görüşümü daha da berraklaştırır ve mükemmelleştirir. Kabul etmek için görmeyi bekleyemem çünkü bağışlamanın gerçekten ne olduğunu hala bilmiyorum. Fakat ışığın içinde, onu gerçekten göreceğime güveniyorum.

     

    Özellikli durumlarda uygulama şekli şöyle olmalıdır:

    "Bu durum bana bağışlayıcılığın anlamını öğretecek.

    Görevimi niyetimden ayırmayacağım.

    Bunu (durumu/kişiyi vs.), bağışlamanın dışında alakasız bir amaç için kullanmayacağım."

    2 min
  • 2.REVİZYON DÖNEMİ

    2. Revizyon

    Şimdi ikinci bir revizyon sürecine hazırız. Bir önceki revizyonun kaldığı yerden devam edeceğiz. Her gün, iki dersi kapsayacak. Gününüzün ilk yarısını ilk derse ayırın, ikinci yarısını ise ikinci derse. Her ders için bir uzun uygulama süreci ve sıklıkla yapılacak kısa uygulama süreçleri gereklidir. Uzun uygulama süreçleri genel olarak şu şekilde uygulanmalıdır:

    Her ders için on beş dakika ayırın ve bu süreye dersin anlamını düşünerek başlayın. Konuyla ilgili yorumları yavaşça ve üzerlerinde düşünerek okumak için üç dört dakika ayırın. Hatta isterseniz birkaç defa uygulayın. Sonra gözlerinizi kapatın ve dinleyin.

    Eğer zihninizin boş şeylere dağıldığını fark ederseniz egzersiz sürecinin ilk bölümünü tekrarlayın. Dersin büyük bölümü sessizce ve dikkatli bir şekilde dinleyerek geçirilmelidir. Orada sizi bekleyen bir mesaj var. Alacağınızdan emin olun çünkü o sizin ve siz onu istiyorsunuz.

    Dikkat dağıtıcı düşüncelerin niyetiniz konusunda sizi tereddüde düşürmesine izin vermeyin. Bu düşünceler size nasıl görünürse görünsün hiçbir anlamları ve güçleri yoktur. Tümü gitsin, yerine başarma kararlılığınız gelsin. Niyetinizin tüm illüzyonlardan ve rüyalardan güçlü olduğunu hatırlayın. Niyetinizin, onların ötesindekini görmeniz için tümünü aşmanızı sağlayacağından emin olun.

    Bu uygulama sürelerini kendi yolunuza, hakikate ve yaşama adanmışlık olarak düşünün. Yan yollara, illüzyonlara ve ölüm düşüncelerine sapmayı reddedin. Siz kurtuluşa adandınız. Her gün görevinizi gerçekleştirmeye kararlı olun.

    Kısa uygulamalarda kararlılığınızı sürdürün. Genel olarak uygulamalarda dersin ana cümlesini kullanın. İhtiyaç duyarsanız özellikli konulara uygulama yapabilirsiniz. Bunun için bazı derslerin altındaki yorumlarda, dersin özellikli konulara nasıl uygulanacağı belirtilmiştir.

    Yine de bunları sadece öneri olarak kabul edin. Önemli olan kullandığınız kelimelerin birebir olması değildir.

    5 min
  • DERS 80

    "Tüm problemlerimin çözülmüş olduğunu fark ediyorum."

    Eğer problemlerinizin farkına varmaya istekliyseniz, hiçbir probleminiz olmadığının da farkına varacaksınız. Sizin ana probleminiz cevaplanmıştır ve başka hiçbir probleminiz yoktur. Bu yüzden, huzur içinde olmalısınız. Kurtuluş, tek problemin ve zaten onun çözülmüş olduğunun farkına varmanıza bağlıdır. Tek problem, tek çözüm. Kurtuluş gerçekleşmiştir. Tüm çelişkilerden özgürleşmenin yolu size verilmiştir. Bu hakikati kabul ederseniz, Tanrı'nın kurtuluş planındaki rolünüzü üstlenmiş olursunuz.

    "Tek problem zaten çözüldü!" Bugün bu cümleyi kendinize memnuniyet ve kararlılıkla sürekli tekrar edin. Tek probleminizi fark ettiniz, bu da Tanrı'nın cevaplarını vermek üzere Kutsal Rehberin yolunu açtı. Hayal kırıklığını bir kenara bıraktınız ve hakikatin ışığını gördünüz. Problemi çözüm ile buluşturarak kendiniz için kurtuluşu kabul ettiniz. Ve problemi algılayabildiğiniz için cevabını da biliyorsunuz.

    Bugün gerçek huzura hak kazandınız. Zaten çözülmüş olan bir problem sizi sıkıntıya sokamaz. Sadece tüm problemlerin aynı oluğunu hatırlayın. Bunu hatırlarsanız problemlerin farklı gibi görünen şekilleri sizi aldatamaz. Tek problem, tek çözüm. Bu basit cümlenin getirdiği huzuru kabul edin.

    Bugün yapacağımız uzun çalışmalarda problem ve çözümü aynı yerde algılayarak gerçekte bize ait olan huzuru bulacağız. Problem sona ermiş olmalıdır çünkü Tanrı başarısız olamaz. Problemi anlayan çözümü bulur, çözümü anlayan problemi fark eder. Çözüm her zaman problemin içinde barınır. Cevap verilmiştir ve siz cevabı kabul ettiniz. Kurtarıldınız, özgürsünüz.

    Şimdi, kabul edişinizin size verdiği huzura izin verin. Gözlerinizi kapatın ve ödülünüzü alın. Tüm problemlerinizin zaten çözülmüş olduğunu fark edin. Çelişkinin tamamen dışında, özgür ve huzur içinde olduğunuzu fark edin. Hepsinden öte, sadece bir tek problemin varlığını ve o problemin tek bir çözümü olduğunu fark edin. Kurtuluşun basitliği ve kolaylığı burada yatar. Bu yüzden işe yarayacağı kesindir.

    Bugün kendinize tüm problemlerinizin ..zülmüş olduğunu hatırlatın. Derin bir kararlılıkla mümkün olduğunca sık bir şekilde bugünün düşüncesini içinizden tekrarlayın. Gün içerisinde ortaya çıkan her probleme bugünün dersini uyguladığınızdan emin olun. Hızlı bir şekilde şunu söyleyin:

    "Bu problemin çözülmüş olduğunu fark ediyorum."

    Bugün kederlere takılmamak için kararlı olalım. Bugün var olmayan tüm problemlerde kurtulmak için kararlı olalım. Bunun tek yolu kendinize dürüst olmanızdır. Problemin ne olduğu konusunda kendinizi kandırmazsanız, onun çözülmüş olduğunu da fark edersiniz.

    12 min
  • DERS 79

    "Problemi fark etmek istiyorum ki çözülebilsin."

    Bir problemi çözebilmeniz için onun ne olduğunu bilmeniz gerekir. Zaten çözülmüş bile olsa siz çözümü fark etmediğiniz sürece o problemi yaşamaya devam edersiniz. Dünyanın içinde bulunduğu hal budur. Gerçekte tek problem olan "ayrılık" problemi çoktan çözülmüştür. çözüm görülmüyor çünkü problem tam olarak görülemiyor.

    Bu dünyadaki herkesin kendi özel problemleri varmış gibi görünür. Aslında hepsi aynıdır ve eğer hepsini çözen tek çözüm fark edilirse hepsi tamamen çözülecektir. Problemi yanlış algılayan, onun çözülmüş olduğunu nasıl fark edebilir? Cevabı almış olsa da bağlantıları doğru kuramaz.

    Şu anda kendinizi içinde bulduğunuz durum budur. Cevabı aldınız fakat problemin ne olduğu konusunda tam olarak emin değilsiniz. Bir sürü farklı problemle karşılaşıyor gibi görünürsünüz. Biri gider diğeri gelir gibidir ve sanki bunun hiç sonu yoktur. Tüm problemlerden arınmış ve tamamen huzur içinde hissettiğiniz hiçbir zaman dilimi yoktur. Problemleri çok gibi algılamak, ayrılık problemini çözmeyi istememekten kaynaklanır.

    Dünya size sayısız problem barındıran bir yer gibi görünür ve her birinin çözümü farklıymış gibidir. Bu algı, problemlerinizi çözmenin yanlış olacağını düşünmenize neden olur ve böylece başarısızlık kaçınılmazdır.

    Birinin tek başına, dünyada görünen çeşitli problemleri çözebilmesi olanaksızdır. Her bir problem çok farklı seviyelerde, farklı içerikleri, sonuçları ve sebepleri var gibi görünerek size imkânsız gibi gelen durumlarda önünüze çıkabilirler. Onları düşünüp odaklanırsanız umutsuzluk, bunalım ve depresyon kaçınılmazdır. Tam birini çözdünüz gibi görünürken bir diğeri durduk yerde önünüze çıkar. Bir kısmı ise bir inkâr bulutunun arkasına saklanarak bir anda sizi tuzağa düşürmek üzere gelir. Sonra çözülmemiş şekilde tekrar saklanır.

    Tüm bu karmaşa; problemin ne olduğunu görmemek ve çözülmesini engellemek için ümitsizce yapılan bir girişimdir. Eğer tek probleminizin ayrılık olduğunu anlasaydınız, ne şekilde gelirse gelsin cevapları almaya istekli olurdunuz çünkü problem ile çözüm arasındaki ilişkiyi görürdünüz. Problemlerinizin tümünün altındaki değişmezliği algıladığınız zaman, tümünü çözebilecek araçlara sahip olduğunuzu anlarsınız. Problemi anladığınız zaman bu araçları kullanırsınız.

    Bugün yapacağınız uzun uygulamalarda gerçek problemin ve çözümünün ne olduğunu soracağız. Bunları zaten bildiğimizi varsaymayı bırakacağız. Olduğunu düşündüğümüz değişik tüm problemlerimizden zihnimizi özgürleştireceğiz. Sadece bir tek problemimizin olduğunu fark etmeye çalışacağız. Onun ne olduğunu sorup cevabı dinleyeceğiz. Söyleneceği kesindir. Sonra çözümünü soracağız. Söyleneceğinden emin olabilirsiniz.

    Bugün yapacağınız egzersizler, problemi tanımlama istekliliğiniz oranında başarılı olacaklardır. Belki eski algınızı bırakmakta zorlanabilirsiniz ama bu zaten gerekli değildir. Tek gerekli olan, problemlerinizin gerçek olma ihtimaline dair şüphe duymanızdır. Aslında fark etmeye çalıştığınız şey, problemi fark ettiğiniz an çözümü de göreceğinizdir. Bu şekilde problem ve çözüm birlikte ortaya çıkar ve siz huzuru bulursunuz.

    Bugün kısa çalışma sürelerini yapma sıklığınız, zamana değil ihtiyaca dayalı olmalıdır. Bugün birçok problem ile karşılaşabilirsiniz. Hepsi çözülmeyi bekliyor. Bugün hedefimiz sadece bir problem ve bir çözüm olduğunu hatırlamanızdır. Bunu fark ederseniz tüm problemler çözülür ve huzur ortaya çıkar.

    Bugün gördüğünüz problemlerin farklılığı sizi hayal kırıklığına uğratmasın. Herhangi bir zorlukla karşılaştığınız anda kendinize hemen şunu söyleyin:

    "Bu problemi fark ediyorum ki çözülebilsin."

    Sonra, problemin ne olduğuna dair tüm yargılarınızı bırakın. Mümkünse bir anlığına gözlerinizi kapatın ve problemin ne olduğunu sorun. Sesiniz duyulacak ve cevap verilecektir.

    15 min
  • DERS 78

    "Mucizeler tüm kederlerin yerini alsın."

    Verdiğiniz her kararın mucizeler veya kederler arasında bir seçim olduğunun henüz

    farkında olmayabilirsiniz. Her bir keder, kara bir nefret kalkanı gibi, mucizelerin önünde

    durarak onları gizler. Kalkanı gözlerinizin önüne kaldırırsınız ve bu yüzden arkasındaki

    mucizeleri göremezsiniz. Mucizeler sizi aydınlıkta bekler fakat siz onlar yerine kederlere

    sarılmayı tercih edersiniz.

    Bugün tüm kederlerin ötesine geçeceğiz. Onların yerine mucizeleri arayacağız.

    Görüşünüzü tersine çevirip daha algılamaya bile fırsat bulamadan hakikati göreceksiniz.

    Nefret kalkanının bizi engellemesine izin vermeyeceğiz. Bu kalkanı bir kenara bırakıp

    Tanrı'nın Evladının sessizlik içinde görmesine izin vereceğiz.

    Tanrı'nın Evladı sizi tüm kederlerinizin arkasında bekliyor. Eğer siz onları bir kenara

    bırakırsanız parlayan ışığın içinde size görünecektir. Her bir keder görmenize bir engeldir. Bu

    engeller kalktıkça Tanrı'nın Evladını zaten hep var olduğu yerde göreceksiniz. O, ışıkta

    durmaktadır. Siz karanlıktaydınız. Her kederiniz karanlığı derinleştirdi ve görmeniz zorlaştı.

    Bugün Tanrı'nın Evladını görmeye çalışacağız. Kederlerimize odaklanarak kendimizi Ona

    karşı kör etmeyeceğiz. Böylece korkudan uzaklaşıp hakikati görürüz ve dünyanın görüşü

    tersine çevrilir. Gözlerimizi korkudan hakikate doğru çeviriyoruz.

    Kederlerinizin kaynağı gibi görünen bir kişiyi seçeceğiz ve tüm kederleri bırakıp ona

    bakacağız. Bu kişi, korktuğunuz ve hatta nefret ettiğiniz biri de olabilir, sevdiğinizi

    düşündüğünüz ancak sizi sinirlendiren biri de. Arkadaş diye nitelendirdiğiniz fakat zor bir kişi

    olduğunu düşündüğünüz biri de olabilir, bir türlü olumlu bir deneyim yaşayamadığınız biri de.

    Ya da ısrarcı, çok şey isteyen, sinir bozucu veya ona atadığınız role uygun davranmayan,

    "olması gerektiği gibi olmayan" biri olabilir.

    Seçeceğiniz kişiyi zaten biliyorsunuz. Onun ismi zihninizden geçti. Tanrı'nın Evladını

    göstermek için seçeceğiniz kişi odur. Onu, arkasına hapsettiğiniz kederlerin ötesinde

    göreceksiniz. Siz onu görmezken orada olan şeyin aslında her zaman ve herkeste olduğunu

    göreceksiniz. Düşman gibi görünen kişi kurtulup Kutsal Rehberin onun için hazırladığı kutsal

    rolü üstlendiği zaman, size bir dosttan daha da öte görünecektir. Bugün onun Kurtarıcınız

    olmasına izin verin. Bu Tanrı'nın planında böyledir.

    Bugün uzun uygulama sürelerimizde o kişiyi bu rolün içinde görelim. İlk olarak onu şu

    anda gördüğünüz şekilde aklınızda tutun. Hatalarını, onla yaşadığınız zorlukları ve size verdiği

    küçük veya büyük tüm acıları gözden geçirin. O kişinin bedenini, tüm kusurlarıyla ve

    iyilikleriyle göreceksiniz. Ayrıca hatalarını ve hatta "suçlarını" da göreceksiniz.

    Şimdi, Tanrı'nın Evladını kendi hakikati ve gerçekliği ile bilen Tanrı'dan, bu kişiyi bize

    farklı göstermesini isteyelim. Ona bakalım ve bağışlayışımızın yarattığı ışığın içinde parlayan

    Kurtarıcımız olduğunu görelim. Tanrı'ya, Kutsal Evladının Adı ile çağrı yapalım; Onun kadar

    Kutsal olduğumuzu hatırlayarak şöyle söyleyin:

    "Bu kişide kurtuluşumu görmek istiyorum.

    O, Senin bana Kurtarıcım olarak seçtiğindir. Ondan beni kutsal ışığa götürmesini istiyorum.

    Bu ışıkta onunla bir olacağım."

    Gözleriniz kapalı bir şekilde size keder veren o kişiyi düşünün ve zihninizin size

    kederlerinizin arkasındaki ışığı göstermesine izin verin.

    İstediğiniz şey reddedilemez. Kurtarıcılarınız bir süredir onları bulmanızı bekliyorlar. O

    kurtulacak ve sizin de kurtuluşunuzu sağlayacaktır. Kutsal Rehberin, Kurtarıcınız ile size

    yaklaşır; çünkü O, Tanrı'nın Evlatları arasında bir ayrım gözetmez. Sizin o kişide gördüğünüz

    şey ikinizi de kurtaracak. Şimdi çok sessiz olun ve ışıkla parlayan Kurtarıcınıza bakın. Hiçbir

    karanlık keder Onun ışığını engelleyemez. Kutsal Rehbere izin vererek Tanrı'nın o kişiye

    verdiği Kurtarıcı rolünü üstlenmesini sağladınız ve bu sayede kurtarılabileceksiniz.

    Kendinize dair görüntüleri bir kenara bırakıp sessizce geçirdiğiniz bu süreler için Tanrı

    size teşekkür ediyor; çünkü Kutsal Rehberin size gösterdiği sevginin mucizelerini gördünüz.

    Dünya ve Cennet de size teşekkür ediyor; çünkü siz kurtulurken Tanrı'nın içindeki tüm

    Düşünceler dünyayı sizinle birlikte kurtarır.

    Bunu gün boyunca hatırlayalım ve kendimize verdiğimiz rolleri bir kenara bırakarak

    Tanrı'nın bize kurtuluş içerisinde verdiği rolü kabul edelim. Karşılaştığımız, aklımıza gelen

    veya geçmişten hatırladığımız herkesin Kurtarıcı rolünü üstlenmesine izin verin ki biz de

    kurtuluşu onlarla paylaşalım. Şimdi sizin için ve göremeyenler için hep beraber dua edelim.

    "Mucizeler tüm kederlerin yerini alsın."

    14 min
  • DERS 77

    "Mucizeler hakkımdır."

    Sizin, Kimliğinizden ötürü mucizelere hakkınız vardır. Tanrı her zaman Kendisi olduğu

    için mucizeleri yaşayacaksınız. Siz de Tanrı ile bir olduğunuz için mucizeleri sunacaksınız. Yine

    söylüyoruz! Kurtuluş ne kadar da kolaydır! Kurtuluş sadece sizin kendi hakiki Kimliğinizi

    ortaya koymanızla gerçekleşir. Bugün bunu kutlayacağız.

    Mucizelerin hakkınız olması illüzyonlardan kaynaklanmaz. Bunun ne sahip olduğunuz

    sihirli özelliklerle ne de yaptığınız ritüellerle ilgisi vardır. Bu sizin hakiki Benliğinizden .türü

    size mirastır. Bu, Yaratıcınızın hakiki Kimliğinden kaynaklanır. Yaratıldığınız anda bu size

    verildi ve Tanrı'nın yasaları tarafından korundu.

    Bugün hakkınız olan mucizeleri alacaksınız çünkü onlar zaten size aittirler. Kendi

    yarattığınız yapay dünyadan tamamen kurtulacağınız vadedilmiştir. Tanrı'nın Düzeninin

    içinizde ve sonsuz olduğu size söylenmiştir. Bizim istediğimiz şey aslında zaten bize ait

    olandır. Biz bundan fazlasını istemiyoruz. Bugün daha azına da razı olmayacağız.

    Bugün uzun uygulama sürelerine başlarken mucizelerin hakkınız olduğunu

    kendinizden emin olarak belirtin. Gözlerinizi kapatırken aslında zaten sizin olanı istediğinizi

    belirtin. Ayrıca kendinize, mucizelerin birinden alınıp diğerine verilemeyeceğini ve bu yüzden

    kendi hakkınızı isterken aslında herkesin hakkını istediğinizi hatırlatın. Sizin dünyanızın

    yasaları mucizeleri bağlamaz. Mucizeler sadece Tanrı'nın Yasalarına bağlıdırlar.

    Bu giriş aşamasından sonra, isteğinizin gerçekleştiğini belirtmek için sessizce bekleyin.

    Siz, dünyanın ve kendinizin kurtuluşunu istediniz. Bunun gerçekleşmesi için gerekli araçların

    size verilmesini talep ettiniz. Bu konuda başarısızlığa uğrayamazsınız çünkü Tanrı'nın Niyeti

    gerçekleşir. Siz de bunu istiyorsunuz.

    Bunu yaparken gerçekte istediğiniz bir şey yoktur. Sizin yaptığınız inkâr edilemeyecek

    bir gerçeği ifade etmektir. Kutsal Rehberin isteğinizin yerine getirildiğine dair sizi temin

    etmesi ancak bu gerçeği kabul edişinizle mümkün olacaktır. Bugün hiçbir şüphe veya

    belirsizliğe yer yoktur. Sonunda gerçek bir soru soruyoruz. Cevap ise çok basit bir gerçeği

    ifade eder. Bugün, beklediğiniz garantiyi alacaksınız.

    Bugün kısa uygulama süreçlerimiz daha sık yapılmalıdır. Bu sürelerde basit bir gerçeği

    kendinize hatırlatmanız yeterlidir. Bugün sıklıkla kendinize şunu söyleyin:

    "Mucizeler hakkımdır."

    Önünüze gelen her durumda mucizeleri isteyin. Bu durumları kolayca fark edeceksiniz.

    Artık mucizeler yaratmak için sadece kendinize güvenmediğinizden dolayı, talep ettiğiniz

    anda onları alacaksınız.

    Mükemmel cevap gelecektir. Bundan azını kabul etmeyin. Zihniniz dağılırsa kendinize

    hemen şunu söyleyin:

    "Mucizeleri kederler ile değiş-tokuş etmeyeceğim.

    Ben sadece benim olanı istiyorum.

    Tanrı hakkım olan mucizeleri bana verdi."

    8 min
  • DERS 76

    "Tanrı'nın yasalarından başka yasa yoktur."

    Birçok anlamsız şeyin size kurtuluş gibi göründüğünü daha önce gözlemlemiştik.

    Onların her biri kendileri gibi anlamsız yasalarla sizleri hapsetti. Siz onlara bağımlı değilsiniz.

    Fakat yine de bunun böyle olduğunu anlamak için öncelikle kurtuluşun onlarda yatmadığını

    anlamanız gerekmektedir. Siz kurtuluşu anlamı olmayan şeylerin arasında ararken, anlamsız

    yasalara kendinizi bağlarsınız. Bu şekilde kurtuluşun, olmadığı yerde olduğunu kanıtlamaya

    çalışırsınız.

    Bugün bunu kanıtlayamadığınız için memnun olacağız. Elinizden gelse kurtuluşu

    sonsuza kadar olmadığı yerde arar ve hiç bulamazdınız. Bugünün dersi size kurtuluşun ne

    kadar basit olduğunu tekrar hatırlatır. Onu, gerçekte olduğu yerde aradığınızda bulacaksınız.

    Başka bir yere bakmanıza gerek yoktur çünkü o sizin dışınızda, başka bir yerde değildir.

    Sizi esir alan, uydurulmuş ve garip yasaların sizi gerçekte bağlamadığını fark ettiğiniz

    zaman yaşayacağınız özgürlüğü düşünün. Siz gerçekten, yeşil kâğıt desteler ve metal diskler

    olmadan yaşayamayacağınızı düşünüyorsunuz. Siz gerçekten, yuvarlak yassı tabletlerin ve

    sivriltilmiş iğnelerle damarlarınıza verilen sıvıların hastalıkları ve .lümü defedeceğini

    düşünüyorsunuz. Siz gerçekten, yanınızda başka bir beden yoksa yalnız olduğunuzu

    düşünüyorsunuz.

    Bu düşüncelere inanmak deliliktir. Siz bunları yasalar haline getirirsiniz ve hiçbir

    faydası olmayan ve hiçbir amaca hizmet etmeyen uzun ritüeller listesi yaparsınız. Siz

    ekonominin, tıbbın ve sağlık sektörünün yasalarına uymanız gerektiğini düşünürsünüz.

    Bedeninizi koruyarak kurtulacağınızı zannedersiniz.

    Bunlar yasalar değildir. Bunlar deliliktir. Bedenin tehlikede olmasının sebebi, kendini

    yaralayan zihindir. Zihin, kendi kendinin kurbanı olduğunu fark etmediği sürece beden acı

    çeker. Bedenin acısı, gerçekte acı çekeni saklamak için zihnin yarattığı maskeden başka bir

    şey değildir. Zihin, kendisine saldıranın kendisi olduğunu ve kendisini öldürmek isteyenin yine

    kendisi olduğunu anlayamaz. Bu yüzden bedeni kurtarmak için yasalar yaratırsınız. Bu yüzden

    siz bedeniniz olduğunuzu düşünmektesiniz.

    Tanrı'nın yasaları dışında yasa olamaz. Siz bu düşüncenin, Tanrı'nın Niyetine karşıt

    olarak yarattığınız her şey için uygulanabilir olduğunu anlayana kadar bu cümlenin sürekli

    tekrarlanması gerekmektedir. Sizin sihirleriniz anlamsızdır. Kurtarmaya çalıştıklarınız aslında

    yokturlar. Sizi, illüzyonlarınızın gizlemeye çalıştıklarını görmek kurtaracaktır.

    Bugünkü dersin uzun uygulama süre.lerine, daha önce uymanız gerektiğini

    düşündüğünüz farklı "yasaları" düşünerek başlayın. Örneğin; beslenme, ilaç, bağışıklık

    "yasaları" veya bedeni koruyucu diğer yasalar bunlar arasında sayılabilir. Daha ileri gidelim;

    dostluk, "iyi" ilişkiler ve anlaşma yasalarına inanıyorsunuz. Hatta belki daha da ötesi, bir

    Tanrı'nın yasaları bir de sizin yasalarınız vardır. Birçok "din" bunun üzerine kurulur. Bunlar,

    sizi kurtaracakları yerde Cennet adı altında cehenneme hapsederler. Onlar da, sizi güvende

    tutması için uymak zorunda olduğunuz diğer "yasalarınız" kadar gariptir.

    Tanrı'nın yasalarından başka yasa yoktur. Bugün tüm aptalca sihirli inançları bırakın.

    Zihninizi, sessizlik içinde size hakikati söyleyen Sesi duymaya hazırlayın. Bu, size Tanrı'nın

    yasaları altında kayıp diye bir şeyin olmadığını söyleyen Sestir. Sizden bir bedel istenmiyor ve

    size bir bedel de ödenmeyecektir. Alış veriş yapılamaz. Size verilecek şeyin karşılığında

    alınabilecek bir şey yoktur; çünkü zaten olmayan, alınıp verilemez. Tanrı'nın yasaları sonsuz

    verir ve hiç almaz.

    Size bunu söyleyen Onu duyun ve gördüğünüzü düşündüğünüz dünyayı yönettiğine

    inandığınız "yasaların" ne kadar aptalca olduğunu fark edin. Sonra daha fazlası için dinleyin.

    O size daha fazlasını söyleyecektir. Ses, Tanrı'nın size olan Sevgisi hakkında, sunduğu sonsuz

    neşe hakkında, Tek Evladını çağırışı hakkında, yaratıma aracılık etmesi için yarattığı fakat

    cehennem inancı ile Onu inkâr eden Evladı hakkında konuşacaktır.

    Bugün Tanrı'nın yaratım aracını ortaya çıkaralım ve Onun Niyetinin bizim

    aracılığımızla Ona kadar uzanmasına izin verelim. Bu şekilde, yaratım sonsuzluğa yükseltilir.

    Onun Sesi bize bunları ve Onun yasalarının sonsuza kadar özgür bıraktığı Cennetin neşesini

    anlatacaktır. Bugünün dersini Tanrı'nın yasalarından başka yasa olmadığını duyup, gerçekten

    anlayana kadar tekrarlayalım. Ve uygulama biterken kararlılığımızı belirtmek adına şu sözleri

    söyleyelim:

    "Sadece Tanrı'nın yasalarına uyarım."

    Bugün bu cümleyi her saat içerisinde dört veya beş kez kararlılıkla tekrarlayacağız.

    Ayrıca, gün boyunca diğer yasalara uymak durumunda olduğunuzu düşündüğünüz anda bu

    dersi uygulayabilirsiniz. Bu cümle bizim kurtuluşumuzu ilan edişimizdir. Tüm tehlikelerden ve

    gaddarlıktan kurtuluyoruz. Tanrı'nın Kaynağımız olduğunu ve Evladının kurtulduğunu kabul

    edişimizi ifade ediyoruz.

     

    12 min
  • DERS 75

    "Işık geldi."

    Işık geldi. Siz iyileştirildiniz ve şimdi iyileştirebilirsiniz. Işık geldi. Siz kurtarıldınız ve

    şimdi kurtarabilirsiniz. Siz huzur içindesiniz ve nereye giderseniz gidin huzur götürmektesiniz.

    Karanlık, kargaşa ve ölüm kayboldu. Işık geldi.

    Bugün, uzun kâbuslarınızın sonundaki mutlu sonu kutluyoruz. Artık karanlık rüyalar

    yok. Işık geldi. Bugün sizin için ve herkes için ışığın zamanı başlıyor. Yeni bir dönem başlıyor

    ve yenidünya doğuyor. Eski olan, hiçbir iz bırakmadan gidiyor. Bugün farklı bir dünya

    görüyoruz çünkü ışık geldi.

    Bugün yapacağımız egzersizler mutluluk içinde yapılacaklar. Eskinin gitmesine izin

    verip ona teşekkür edeceğiz ve yeninin başlangıcına kucak açacağız. Vizyonumuzu karartarak

    bağışlamanın bize sunduğu dünyayı gizleyecek, geçmişten gelen hiçbir gölge kalmayacak.

    Bugün, yenidünyayı görmek istediğimiz şekliyle kabul edeceğiz. Gerçekten istediğimiz bize

    verilecek. Biz ışığı görmek istiyoruz; ışık geldi.

    Bugün yapacağımız uzun uygulama süreleri, bağışlayışımızın bize gösterdiği dünyaya

    bakmaya adanmalıdır. Tek görmek istediğimiz budur. Amacımızın tek olması hedefimize

    ulaşmayı kaçınılmaz kılar. Sonunda gerçek dünya memnuniyet içinde .nümüze serilir. Vizyon

    verildi ve işte ışık geldi. Bugün dünyanın üzerinde egonun gölgesini görmek istemeyiz. Işığı

    g.rürüz ve onun içinde Cennetin yansımasının dünyaya uzanmasını izleriz.

    Bugün uzun çalışma sürelerine, kurtuluşunuzu kendinize memnuniyetle duyurarak

    başlayın:

    "Işık geldi.

    Dünyayı bağışladım."

    Bugün geçmişi tamamen bırakın. Tamamen açık bir zihin yapısına geçin. Geçmişin tüm

    düşüncelerini ve yarattığınız tüm kavramları zihninizden yıkayıp temizleyin. Bugün dünyayı

    bağışladınız. Bugün, onu hiç görmemiş gibi bakın. Hala daha gerçekten neye benzediğini

    bilmiyorsunuz. Sadece size gösterilmesini bekliyorsunuz. Beklerken yavaşça ve sabırla

    tekrarlayın:

    "Işık geldi.

    Dünyayı bağışladım."

    Bağışlayıcılığınızın size vizyonu sunduğunu hatırlayın. Kutsal Rehberin, bağışlayanlara

    'görme' hediyesini getirmekte asla başarısız olamayacağını anlamaya çalışın. İnanın, o zaman

    O başarısız olamaz. Siz dünyayı bağışladınız. Siz tamamen durup vizyonu izlerken O da sizinle

    olacaktır. O size hakiki vizyonun göstereceklerini gösterecektir. Bu Onun Niyeti ve siz de

    Onun Niyetini kabul ettiniz. Sessizce ve sabırla Onu bekleyin. Orada olacaktır. Işık geldi. Siz

    dünyayı bağışladınız.

    Kutsal Rehbere, Tanrı'ya güvendiğinizi ve bu yüzden başarısız olamayacağınızı

    söyleyin. Kendinize ise Onun size göstereceği dünyaya kararlılıkla bakmak için sabırla

    bekleyeceğinizi söyleyin. Bu andan itibaren farklı görmeye başlayacaksınız. Bugün ışık geldi.

    Zamanın başlangıcından beri size sözü verilen dünyayı göreceksiniz ve bu, zamanın sonunu

    da garantiler.

    Kısa uygulama süreleri de kurtuluşunuzun neşeli habercileri olsun. Her on beş

    dakikada bir kendinize bugünün özel bir kutlama zamanı olduğunu hatırlatın. Tanrı'nın

    Sevgisi ve merhameti için şükranlarınızı sunun. Bağışlamanın gücünün vizyonunuzu tamamen

    iyileştirmesini kutlayın. Emin olun ki bugün yeni bir başlangıçtır. Gözlerinizde geçmişin

    perdeleri yokken bugün görmekte zorluk çekmeyeceksiniz ve gördüğünüz şeyi o kadar hoş

    karşılayacaksınız ki bugünü sonsuza kadar uzatabilirsiniz. O yüzden şunu söyleyin:

    "Işık geldi.

    Dünyayı bağışladım."

    Sizi karanlığa çekmeye çalışan birini veya bir şeyi görürseniz şunu söyleyin:

    "Işık geldi.

    Seni bağışladım."

    Günü tamamen Tanrı'nın ulaşmanızı istediği berrak bir dinginlik içerisinde geçirmeye

    adayalım. Bunu gün boyu hatırlayın ve her yerde onu görün çünkü gerçek dünyanın algısı,

    gerçek olduğunu düşündüğünüz sabit illüzyonların yerini almaya geldi.

     

    10 min

About MUCİZELER KURSU

From the publisher's feed

Mucizeler Kursu, kısaca tanımlamak gerekirse bir zihin dönüşüm programıdır.