
Sign up to save your podcasts
Or


Bu bölüm, hep kapıya yakın oturanların bölümü. Tetikte yaşamak, tam sevememek ve daha bitmeden vedaya hazırlanmak üzerine.
Kısa bir aradan sonra tekrar buradayım ve biliyor musunuz evime dönmüş gibi hissediyorum umarım sizde beni dinlerken evdeymişçesine rahat hissedersiniz, keyifli dinlemeler:)
https://www.instagram.com/neicinde_nedisinda
Selamlaar bölüme hoşgeldin bu bölümde öfke duygusunu derinlemesine ele alıp öfkemizi nasıl yönlendirebileceğimizi konuştuk umarım dinlerken keyif alırsın 🫠
Yeni serimize hoş geldinnn bu seride her bir duygunun sosyolojik psikolojik kökenlerinden bahsediyorum.
Küçük bir tesadüf, koca bir hayatı değiştirebilir.
Kelebek etkisi, kapanan kapılar, açılan yollar…
Hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inanıyorsan, bu bölüm senin için.
İnstagram: https://www.instagram.com/neicinde_nedisinda
Bu bölümde, hepimizin içinden geçtiği ama çoğu zaman dile getiremediği bir meseleyi konuşuyoruz: Kendimizi sevmek ve özgüvenimizi inşa etmek. Neden bazen aynaya baktığımızda gördüğümüz kişiye sarılmakta zorlanıyoruz? Neden başkalarının onayına bu kadar ihtiyaç duyuyoruz? Ve en önemlisi, tüm bu zorlukların içinden kendimize daha şefkatle bakmayı nasıl öğrenebiliriz?
Samimi bir sohbet, içten paylaşımlar ve kalpten gelen cümlelerle bu bölümde, kendiyle barışmak isteyen herkese bir yol arkadaşlığı sunuyorum. Çünkü bazen sadece şunu duymaya ihtiyacımız oluyor: “Sen olduğun gibi değerlisin.”
Bazen hayatın ortasında birdenbire kaybolduğunu hissedersin. Ne tarafa gideceğini bilemezsin, hangi yolun sana ait olduğunu ayırt edemezsin. Ama belki de kaybolmak, sandığımız kadar kötü bir şey değildir. Belki de yolumuzu bulmamız için önce yolları şaşırmamız gerekiyordur.
Bu bölümde kaybolmanın bize ne öğrettiğini, neden aslında gizli bir hediye olduğunu ve kendi yolumuzu bulmanın nasıl mümkün olabileceğini konuşuyoruz. Felsefi bir yolculuk, samimi bir sohbet ve arada seni düşünmeye davet eden sorularla dolu bir bölüm seni bekliyor.
Herkesin dilinde “ilişkiler şöyle olmalı, aşk böyle yaşanmalı, dostluk asla şunu yapmaz” diye kalıplar var. Peki gerçekten öyle mi? Yoksa biz başkalarının doğrularını kendi hayatımıza zorla mı giydiriyoruz? Bu bölümde “hayatın tek bir doğrusu yoktur” fikrini ilişkiler üzerinden konuşuyoruz. Aşkın, dostluğun, hatta aile bağlarının keskin çizgilere sığmadığını; kesinliklerle yaşamanın aslında bizi nasıl kısıtladığını ele alıyoruz. Belki de yanıldığımız tek şey, “yanlış yapmaktan korkmak.”
Hazır mısın? Bu bölümde seni, doğruların gölgesinden çıkıp kendi ışığını bulmaya davet ediyorum.
İnstagram: https://www.instagram.com/neicinde_nedisinda
From the publisher's feed