
Sign up to save your podcasts
Or


Rasim, Gökberk ve Ufuk, Bonkis (2021 — ) dizisi hakkında konuşuyorlar.
Dizinin Michael Schur dizilerinin (The Office, Parks and Recreation, Brooklyn Nine-Nine, The Good Place) getirdiği mekana odaklı hikaye anlatım biçimini radikal bir şekilde kullanarak hem sanatüstü hem de sanatsal/felsefi anlamda bir feminist fikre erişebilmesini, ikinci sezonda bu biçimden uzaklaşarak fikirden de sapmasını ve iki sezonda da bulunan ana erkek klişesine yenik düşüp bu feminist fikrin altının birazcık da olsa eşelenmesinden bahsediyorlar.
Rasim, Gökberk ve Ufuk, Gişe Memuru (2010) filmi hakkında konuşuyorlar.
Filmin Kenan karakterini felsefi olarak varoluşsal (Sartre, Camus, De Beauvoir) ve psikanalitik (Freud, Lacan) düzlemlere yerleştirip bunların arasına sıkışmışlığı üzerinden trajik bir hikaye oluşturmasından, Kenan'ın işine ve hayatına duyduğu yabancılaşmadan (Entfremdungseffekt), insanların mekanikleşmesi ve makinelerin insanlaşmasından, varoluşsal bir tehdidi umursamamazlıktan ve filmin arzu ve fanteziyi radikal bir biçimde ele alarak varoluşsal feminist bir potansiyeli göstermesinden bahsediyorlar.
Rasim, Gökberk ve Ufuk, Kedi (2016) belgeseli hakkında konuşuyorlar.
Belgeselin kediler üzerinden İstanbul'u anlatmasından, bu anlatıyı bilgi verme amacı olmadan sinematik bir dille vermesinden, biçimsel olarak belgeselin sıklıkla düştüğü ideolojik sorunlardan ve dolayımlamadan kaçmayarak bu ideolojiyi eleştiren radikal bir belgesel formunun olasılığından bahsediyorlar.
From the publisher's feed