
Sign up to save your podcasts
Or


Uzaktan kumandalı korsesi ile Kuzey Dakota'ya doğru yolculuk yapan bir kadının arabasında çalan bu bölümümüzde, karavan etkisi üzerine konuşacağımız sırada, kendimizi hayat dersleri verirken bulduğumuz cezerye gibi bir yayın.
2. Yıl dönümünde "Orada Olucaz"ın ilk yayınında olduğu gibi sizleri sizlerin haberi olmadan yeni yıla köpekler gibi mutlu, atlar gibi huzurlu bir şekilde hazırladığı 2. Sezon finali yayını. Bu açıklamayı ilk sezon finalinden kopyaladığımızı anlayanlar ile bir şeyler içelim.
Yıl 1885, "Orada Olucaz Olay Yoklama Birimi" derin araştırmalarına dünya çapında devam ederken Nevada'dan gelen acil bir telgrafla apar topar bölgeye sirayet eder. Kasabanın tüm belalılarının olduğu bir bara girizgah yapan kahramanlarımız Luthite ve İstanbuladamı, ağrıları 12 yıl sürecek temiz ve sancısız bir dayak yerler.
Tüm yaşamını soft olma üzerine yaşamış olan ve "Usulca" adlı romanın yazarı "Sn. Sakin Pamuk" anısına yapılmış olan bir yayın demek istesek doğru olmayabilirdi, buyurun oturun şöyle, gülüşelim, görüşelim, süzüşelim.
Dünyanın en önemli ve yüksek karar organı olan bir kuruluşun yine aynı derecede yüksek önem arz eden bir toplantısında buluşmuştu dünyanın seyrine yön veren adamlar ama bir sorun vardı, içlerinden birinin montu LPG'li idi ve böylesine önemli toplantılara gazlı mont ile gelmek yasaktı, sonra ne mi oldu?...
Kasabın kapısı büyük bir gürültü ile parçalanıp devrildi, buharın ardından belirenler tahmin edeceğiniz üzere Luthite ve İstanbuladamı idi, dükkanın arka tarafındaki odaya kasabı bağlayan kahramanlarımız işkence için ona şunları söyledi "Yazılı olmayan kural, öpüşürken gözler kapalı tutulur" ve daha sonra oradan yaldır yaldır yürüyerek ayrıldılar.
Hayatın örselediği, karanlık çocukların aydınlık ruhlarının yansıttığı geçmişe ait heyecanın geleceğe ışık tuttuğu anda evrende yankılanan sese kulak verin; "ne kadar uzakta olsakta, orada olacağız!"...
Bu bölümde, Luthite ve İstanbuladamı Bulgaristan üzerinden ülkeye gizli yollarla sokmaya çalıştıkları 4 tır dolusu kaçak waffle ile yakalanırlar, onları yakalayan ise utangaç ve haftada en az sekiz kez duş alan mistik bir ejderhadır ve ilk sözü şu olur; "Yapıcak bir şey kalmadığında Orada Olucaz".
Herkesin bir hikayesi varsa eğer, sen bu hikayede kendini ne sandın? Yoksa herkesi kör alemi
Buraya yazmak için hazırladığımız metni kaybedince polise haber vermek durumunda kaldığımız bu yayında "Umay Umay" tadında bir samimiyetin göbeğinde kalakaldık yuvarlandık öyle cüe. Not: Yayın duygu kısa devrelerine yol açabilir.
From the publisher's feed