Hepinize merhaba. Bu bölümü düzenlerken anladım, ben bu bölümü düzenlemekten kaçınmışım. Sanıyorum artık vakit doldu. Eski bir sandıktan çıkan danteller gibi sizinle de paylaşıyorum artık. Bazı bölümler benim hortkuluğum. Bu da öyle bir bölüm oldu.
-
Beni çok etkileyen bir yapım oldu "The Midnight Gospel" Bana bunu öneren bir dinleyicim, e-gönül dostumdu. Bu yüzden kendisine tekrar teşekkür etmek istedim. Bu bölüm biraz karanlık ve spoiler'larla dolu, bilmem söylememe gerek var mı? Yine de söyledim. Mini dizinin son bölümüyle bu seriye başlamak istedim. Beni en çok etkileyen bölüm olmuştu. "You cry." kısmı ve şu alıntı: "Ölüm, kalbini açar. Kırarak açar hem de. Kalplerimiz biz kapattığımız için kapalıydı. Acıya karşı kendimizi savunmuştuk ama bu, onları açıyor. Acını incelediğinde görüyorsun ki aslında deneyimlediğin şey: aşk." Ölüm, yalnızca fiziksel bir kayıp değildir bana kalırsa. Bir fikrin ölümü, bir düşüncenin ölümü, bir inancın ölümü, bir öykünün ölümü, bir umudun ölümü, bir aşkın ölümü... Tüm bunların kaynağıysa ortak: aşk, sevgi. Ölüm, sessiz. Ölüm, kimseyi tanımıyor. Ölüm, etkiliyor ve kalbimizi açıyor. Canınızın acımaması dileğimle, keyifli dinlemeler!