Reportare

Reportare

By ReportareSociety & Culture
Download on the App Store

Reportare episodes

  • İnsan Ne İle Yaşar?

    Melis Tufur hem yazdı, hem seslendirdi:

    "Tek adam rejimi için referandum kararı alındığı dönem, nasıl olur da onca darbeye dayanmış parlamenter demokratik rejim bir insanın iki dudağı arasına sıkıştırılabilir; nasıl olur da insanlar demokrasiden bu kadar kolay vazgeçebilir; nasıl bu deli saçması fikir referandum konusu olabilir diye evde saçımı başımı yoluyordum. Öfke ve üzüntü ile ağlarken dokuz yaşındaki kızım yanıma geldi ve neden ağladığımı sordu. Ben de referandum konusunda endişeli olduğumu anlattım. O zaman benim işten geç gelmeme bile bozuk atan küçük kızım bana “Git onlara (halka) ‘Hayır’ demeleri gerektiğini söyle.” dedi. O gün benim için dönüm noktasıydı, kızımın sözünü tuttum ve Halkevi’nden İz Grubu’na, Seçim Süreci Meclisi’nden yaşadığım ilçenin muhalif partilerine kadar tüm çevrelerle iletişime geçtim. Düzenli toplantılara, iletişim eğitimlerine katıldım. Arkadaşlarımla ev ziyaretlerinde, pazarda, sokakta, sahilde, parkta, fuarda, festivalde, nerede insan varsa biz de orada koşuşturduk durduk; konuşabildiğimiz kadar insanla konuştuk."

    9 min
  • Kötülük Nasıl Beslenir? Onur Uğur

    Onur Uğur hem yazdı, hem de seslendirdi "Kötülük Nasıl Beslenir?" 

    "Kötülük hızla yayılan bir olgu. Çünkü kötülüğün beslenme şekilleri genel beslenme şekillerinden farklıdır. Biz bahanelerle karın doyuramayız ama kötülük bahanelerden medet umar. Sığınılan saçma düşüncelerden güç alır. Zimmetine para geçiren kişi herkes çalıyor der, doktor bana “sen” dedi diye belirtir, alındım der katil. Gece o saatte ne işi varmış diye savunulmaya çalışılır bir tecavüzcü. Kötülük bahanelere aşıktır. Ancak kötülük büyüyeceğinden ve yayılacağından emin şekilde bir şeyi daha fazla sever; ilk kötülük anını."

    4 min
  • Belki çare şiirdedir... | Melis Tufur

    Melis Tufur hem yazdı hem de seslendirdi. "Belki çare şiirdedir"

    "Gülmeye ihtiyacımız var, çok kaygılıyız, bir o kadar korkuyoruz, gülersek geçer sanıyoruz. Ama gülemiyoruz. Çünkü şairin dediği gibi:

    Gülemiyorsun ya, gülmek

    Bir halk gülüyorsa gülmektir

    Siyasetsiz sanat olmaz, siyasetsiz mesela pazarlama, reklam da olmaz, olamaz zira sadece toplumsal olan politik değil kişisel olan da politiktir. Sanatçının hayranı onun kişisel hikayesine dertlerine duyarlıdır, ilgiyle izler, çoğu zaman sevgiyle benimser. Ama açlık çoğunluktaysa eğer sanatçının çocukluk düşleri, sanrıları, kişisel kaygıları, oyuncakları, şusu busu artık neyse toplumun radarından çıkar, bazılar için sırıtmaya başlar hatta bazılarını çileden çıkarır"

    9 min
  • Aptal... | Dr. Ali Gül

    Dr. Ali GÜl hem yazdı hem de seslendirdi: "Aptal" 

    "Bir süredir yaptığım aptallıkları düşünüyorum sıkça. “Yaptığım” derken, tamamlanıp bitmiş bir durum yok ortada. Hâlâ azimle ve sık sık aptallıklar yapmaya devam ediyor, sonra kendime kızıyor, sonra bir daha (en azından son yaptığım gibi) aptallık yapmayacağıma dair kendime söz veriyor ve sonra da bu defa aptallık yapmanın benim için yepyeni bir yolunu bularak döngüyü en başa alıyorum. Artık seviyor muyum, fıtratımda mı var neyse, aptallık yapmadan duramıyorum. İçimi ferahlatan tek şey yalnız olmadığımı bilmek. Dünyada aptallığıyla malul tek insan ben olsaydım işte o zaman kalbim gerçekten çok kırılırdı"

    6 min
  • Çocuklar Öldürülmesin Mizah da Yapabilsinler! | Dr. Ali Gül

    Dr. Ali Gül Reportare için hem yazdı hem seslendirdi. 

    "Lise edebiyat derslerinden hatırlarız çoğumuz şu cümleyi: “Realizm akımı romantizme, romantizmse klasisizme tepki olarak doğmuştur.” Tepki de tepkiden başka bir eyleme biçimi doğması da gayet doğaldır yani. Düşününce biz bile belki bir şeylere tepki olarak doğmuşuzdur, ebeveynlerimize sorup konuyu aydınlatmak mümkün; ama konuyu kişiselleştirmeye gerek yok şimdi. Benim derdim şunu söylemek: Eski, her zaman yeniyi doğuracak; içinde eskiden bazı nüveler de barındıran yeni de bir süre sonra eskiyecektir. Antik Yunan filozofu abimizin de gayet veciz ifadesini bir kez daha yâd etmeden geçmeyelim: “Her şey değişir. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.”

    6 min
  • Organizasyonel Yönetimlerde Ahenk/ Onur Uğur/ Hanoi Kuleleri

    Onur Uğur her hafta olduğu gibi bu hafta yine hem yazdı hem seslendirdi. 

    "Savaş Sanatlarında Sıkça Sorulan Sorular yazımın bu denli beğenilmesine çok şaşırdım. Gayet genel geçer birkaç soruya cevap vermeye çalıştım. Ama bakıyorum ki dövüş sporlarına meraklısınız. Savaş sanatlarının işletmelerin bugün kullandıkları stratejilere ilham olduğundan daha önce bahsetmiştim. Strateji, lojistik, hedef gibi terimler işletmeciliğe askeri terminolojiden geçmiştir. Bilin bakalım askeri terminolojiye nereden gelmiş? Bu yazıda bazı işletmelerin savaş sanatlarının en önemli ilkelerinden biri olan “Uyum” kavramına dair hareketlerine son romantik savaş sanatı Aikido üzerinden göz atacağız. Bunu siz istediniz küçük ninjalar…"

    11 min
  • Kaç Para Bir Emek? | Onur Uğur | Hanoi Kuleleri

    Onur Uğur Bu hafta da her zamanki gibi hem yazdı hem seslendirdi: 

    "Emek kelimesi Türk Dil Kurumu Sözlüğünde “bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, çalışma” olarak geçiyor ve bizleri hemen kendi emeklerimizi düşünmeye sevk ediyor. Ne çok emek verdik her şeye değil mi? Bazen emeğimizin karşılığını aldık bazen hakkımız yendi bazen de hak yedik. Sizinle alakalı konuşmuyorum, bu köşeyi takip edenler hak yemez. Ben diğer insanları kastediyorum, hemen gerilmeyin."

    8 min
  • Değişken Belirsizliklerde Karmaşık Muğlaklık - Hanoi Kuleleri - Onur Uğur

    Onur Uğur bu hafta da Hanoi Kuleleri'nde hem yazdı hem seslendirdi. 

    "Farklı disiplinlerden yararlanmanın en güzel tarafı bir çiçeğin büyüme sürecini anlamakla uluslararası bir şirketin doğal sınırlarına ulaşmasını anlamanın birbirine ne kadar yakın olduğunu görebilmektir. Son yıllarda iş dünyasının krizden krize koşan yöneticilerine bir tatlı huzur vermeyi amaçlayan VUCA akrostiş bir şiir gibi baş harflerle bir şeyler anlatmaya çalışıyor. İşletmelerde bir yankısı var ama özel hayatlarımızda bir yankısı olabilir mi?"

    7 min
  • Türkiye'de Şüpheli İntiharlar/ Melis Tufur

    İntihar mı cinayet mi?...   "Kadın cinayetleri sayısı her geçen yıl artarken “yüksekten atlayarak intihar eden kadın” sayısı da ona paralel artıyor." Melis Tufur bu hafta istatistik verileri ışığında Türkiye’de şüpheli intiharların ne kadarı intihar, ne kadarı cinayet sorusuna cevap arıyor. Melis Tufur "Türkiye'de Şüpheli İntiharlar"ı hem yazdı hem de seslendirdi:

    “İntihar hakkında konuşmak kötü bir fikirdir ve cesaret verici olarak yorumlanabilir”

    Rapor miti şu ifadelerle çürütüyor “İntiharı düşünenlerin çoğu kiminle konuşacağını bilmiyor. Bu konuda açıkça konuşmak intihara meyilli kişiyi cesaretlendirmeyeceği gibi, başka seçenekler olduğunu görmesi ve kararını yeniden gözden geçirmesi sağlanarak, intiharı engellenebilir.”

    11 min

About Reportare

From the publisher's feed

Sözü olanlara... Sözü çoğaltanlara...

More shows like Reportare

Ortamlarda Satılacak Bilgi by Podcast BPT

Ortamlarda Satılacak Bilgi

57 Listeners