Ruhumuzun Heykelini Dikerken

Ruhumuzun Heykelini Dikerken

By Pirlanta DinleArtsBooks
Download on the App Store

Ruhumuzun Heykelini Dikerken episodes

  • 14. Kendimize Yönelirken - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Şimdi bütün bu dağınıklıkları gidermek ve durgunlaşan aktivitemizi kendi düşünce ufkumuza göre harekete geçirmek yine bize ve bu ülkeyi seven herkese düşüyor. Evet, bir kere daha millî ruh harimine çekilip iradelerimizin hakkını son santimine kadar kullanarak, bunca yıllık mazlumiyetlerin, mağduriyetlerin bilediği bir azimle, tıpkı havariler ve ilk Müslümanlar gibi “Bir kere daha yolculuk” deyip, nerede bir insan var, orada iman, iz’an ve irfan da olmalıdır duygusuyla ömürlerimizi hicretten hicrete göçlerle derinleştirerek, bundan sonraki hayat dantelâmızı, Hakk’ın hoşnutluğuna ermiş hakikat erlerinin düşünce ve aksiyon kanaviçeleri üzerinde örgülemeye çalışmalıyız.

    Biz inanıyoruz ki, bugün yeryüzünde hemen herkes, bu kıvamda gönüllerin kendilerine uzatacağı elleri öpüp başına koyacaktır. Yapılabildiği takdirde; dinimizin, dilimizin, ülkemizin, ülkümüzün bayraktarlığını yapacak bu olgun ve oturmuş iradeler, ülke ülke seyahatler tertip edip, kapı kapı dolaştıkları her yerde, Hızır gibi karşılanacak ve sundukları düşünceler de âb-ı hayat gibi içilecektir. Evet onlar, uğradıkları her yerde Musa-Hızır arkadaşlığı içinde sonsuza açılacak; Zülkarneyn bekleyenlere koruyucu setler inşa edecek ve asırlardan beri ömrünü mağaralarda geçiren münzevilere de “ba’sü ba’de’l-mevt”e giden geçitleri göstereceklerdir. Kim bilir belki de, uğradıkları her yere, asırlardan beri beklenen en kapsamlı bir ulu Rönesans düşüncesinin ilk kıvılcımlarını da onlar götüreceklerdir...

    16 min
  • 13. Ümit Nesilleri - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Herkes, ciddî bir ferdî sorumlulukla “İş başa düşüyor; gücümün yettiğince ben yapmazsam, her hâlde başkaları da yapmayacak!” diyerek atını mahmuzlayıp en ön saflarda bayraktarlığa koşmalıdır.. rekabete girmeden, kıskançlık göstermeden, sağında ve solundakilerine de hareket ve yürüme imkânı vererek hep bayraktarlığa koşmalıdır. Pek çoğumuz itibarıyla şimdiye kadar bilerek veya bilmeyerek yaptığımız işlerin bir kısmı kalblerimizi söndürdü ve ruhumuzun gözlerine kezzap gibi aktı. Bu karanlık dönemde millet olarak büyük ekseriyetimiz silkinip mahiyetindeki hakikat nurlarını uyaramadı ve dirilişimizin suyu, havası, kuvve-i inbâtiyesi gibi hayatiyet ifade eden mânevî dinamiklerine ulaşamadı. Şimdilerde olsun, mevcudiyetimizi devam ettirebilmek için kendi kendine ayakta duramayan sarmaşıklar gibi kendi dışımızda bir dayanak arayacağımıza, kendi potansiyel gücümüzü, ötelerle alâkalı bütün irtibatlarıyla ortaya çıkararak O’na sırtımızı verip yürüyebiliriz.

    18 min
  • 12. Hayat Felsefemiz - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Bu itibarla da, bugün bize düşen şey, kendi mânâ kökleriyle sımsıkı irtibatlı olarak yenilenmeye hazırlanırken, kendine yine kendi ruhundan aşı yapmasını bilen, yani dünkü güftelerimizi hiçbir şeye takılmadan bugün de yorumlayıp seslendirecek ve bize her zaman ayrı bir televvünle gönüllerimizin heyecanlarını duyurabilecek bu kahramanları yetiştirmek düşüyor. Aslında, onları yetiştireceğimiz güne kadar, iş bilmeyen yabancı çırakların elinde harap olup gideceğimiz de kaçınılmazdır. Tabiî bu arada, topyekün insanlık da, vicdanıyla arayıp aklıyla bir türlü bulamadığı ezelî ve evrensel değerlerin yerini hep, kendi kadim ustûreleriyle doldurmaya çalışacak ve tatminsizlikten bunalıma, bunalımdan yeni yeni tahriplere sürüklenip gidecektir.

    19 min
  • 11. Bir Yere Kadar Muayyeniyet (sebep-sonuç münasebeti) - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Bazen çok küçük bir hareket bile yıllar ve yıllar sonra çok önemli bir oluşumun başlangıcı olabileceği gibi, yanlış bir kanaat, hatalı bir davranış da çağları sarsacak pek çok olumsuzluğu netice verebilir.

    Bu itibarla da, şimdilerde bir kısım bahtiyar nesillerin, hayır düşünceleri üzerine örgüledikleri mini mini nakışlardan, mutlu yarınların rengârenk ve bütün insanlığın alâka duyacağı mübarek dokuların meydana geleceğini bekleyebiliriz.

    11 min
  • 10. Milletimizin Ana Davası İdeal Nesiller - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    1. Her şeyden evvel mefkûre insanı bir sevgi kahramanıdır. O, Allah’ı deli gibi sever ve bu engin sevginin kanatları altında bütün varlığa karşı derin bir alâka duyar

    2. Gerçek mefkûre insanı, aynı zamanda bir hikmet eridir.

    3. Mefkûre insanı, içinde yaşadığı topluma karşı tam bir sorumluluk örneğidir.

    4. Seviyeli bir mefkûre insanı, gönül verdiği değerlere saygıyı bir murâkabe derinliğiyle duyar, bir ibadet neşvesiyle yerine getirir ve hep bir aşk ve heyecan insanı olarak yaşar.

    5. Evet, bugün bizim, şuna-buna değil; böyle yüksek karakterle idealize edilen ufuk insanlara ihtiyacımız var.

    23 min
  • 9. Sorumluluk Şuuru ve Kargaşadan Nizama - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Bir zamanlar bizim düşmanlarımız cehalet, fakirlik, tefrika ve taassup gibi şeylerdi. Şimdilerde bunlara hilebazlık, zorbalık, sefahet, müstehcenlik, vurdumduymazlık ve kozmopolitlik de ilave oldu. Nezahet-i diniye, safvet-i fikriye ve heyecan-ı milliyesini koruyanlar, bugün olsun böyle bir endişe taşıyanlar beni mazur görsünler, bir hayli zamandan beri genç nesiller ve safderûn bir kısım kartlar, çok masum heyecanlarla saptırılmakta, aldatmama ve aldanır olma karakterinin gadr u efgânını yaşamakta ve bütün kerameti süslü-püslü anlatılmasında bir kısım çarpık ideolojilerle baştan çıkarılmakta. Bazı kesimleriyle dahi olsa, milletçe böyle bir düşünce inhirafı ve şahsiyet kayması ise, bu mübarek ülkenin yeni baştan işgali demektir.

    29 min
  • 8. Bizim Dünyamıza Doğru Ruh Mimarı Rabbaniler - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    O, şahsî hayatı itibarıyla, gözü hep örnek insan olma ufkunda.. ilâhî emir ve yasakları temsilde evliyâ ve asfiyâ ile atbaşı ve “kılı kırk yararcasına” sözüyle ifade edilemeyecek kadar dakik ve ince. Hakikî Müslümanlığı yaşamadaki kahramanlığı, Hakk’ın sevmediği şeylere karşı ortaya koyduğu tavrı, inançlarını hayata geçirme yolunda başına gelecek şeylere karşı fütursuzluğu ve mukavemeti tasavvurlar üstüdür. Hele mâşerîliğindeki enginliği, Hak eri ve halk insanı olmadaki derinliği, Allah’a ve O’ndan ötürü varlığa karşı duyduğu aşkı, şevki, alâka ve endişeleri ifadelere sığmayacak ölçüdedir.

    25 min
  • 7. Düşünce ve Aksiyon İnsanı - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Düşünce ve aksiyon insanı; hareket eden, planlayan, dünyaya yeniden nizam verme hafakanlarıyla oturup kalkan, asırlardan beri yıkageldiğimiz ruh ve mânâ heykellerimizi yeniden ikame etme hareketini temsil eden, tarihî değerlerimizi bir kere daha yorumlayan; hareketten düşünceye, düşünceden harekete irade ve mantık mekiğini rahat kullanmasını bilen ve kendi ruh ve mânâ kanaviçelerimize göre bize yeni yeni dantelâlar ören bir hamle insanıdır.

    39 min
  • 6. Aksiyon ve Düşünce - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Yeryüzü mirasçıları olarak mücadele çizgimizi aksiyon ve düşünce sözcükleriyle hulâsa etmemiz mümkündür. Zaten, hakikî var olmanın yolu da aksiyon ve düşünceden geçer. Kendini ve başkalarını değiştirebilecek mahiyetteki bir aksiyon ve düşünceden. Aslında her varlık bir başka zaviyeden, hareket ve bazı disiplinlerin ürünü gibidir; bekâsı da yine hareket ve o disiplinlere bağlıdır.

    15 min
  • 5. Şûrâ - Ruhumuzun Heykelini Dikerken

    Şûrâyı önemsemeyen bir toplum tam mü’min sayılamayacağı gibi, onu uygulamayan bir cemaat de, kâmil mânâda Müslüman kabul edilmemiştir. İslâm dininde şûrâ, hem idare edenlerin hem de idare edilenlerin mutlaka uymaları lâzım gelen hayatî bir esastır. İdareci; siyaset, idare, teşrî ve toplumla alâkalı daha pek çok meselede istişarede bulunmakla; idare edilenler de, kendi görüş ve düşüncelerini idarecilere bildirmekle sorumlu tutulmuşlardır.

    30 min

About Ruhumuzun Heykelini Dikerken

From the publisher's feed

“Ruhumuzun Heykelini Dikerken”, bir dergide sistematik olarak yayımlanan “Başyazı”lar arasından seçilmiş makalelerden oluşuyor. Uzun aralıklarla ve başka başka zamanlarda yazılmasına rağmen eseri…