
Sign up to save your podcasts
Or


Ali Çağatay, iki liderin yaklaşık iki saat süren görüşmesinde müzakere ve barış çağrılarının öne çıktığını vurguladı.
Görüşmenin ardından ABD Başkanı Trump, şu açıklama yaptı:
ABD Başkanı Donald Trump, müzakerelere ilişkin bilgileri Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgio Meloni, Almanya Şansölyesi Frederik Merz, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Staab paylaştığını belirtti. Trump, aynı zamanda Papa tarafından temsil edilen Vatikan'ın müzakerelere ev sahipliği yapmakla ilgilendiğini ifade etti.
Türkiye’nin adı geçmeyen ülkeler arasında olması hakkında Çağatay, şunları söyledi:
ASAM Kenevir Enstitüsü Başkanı Başkanı Erdem Ulaş, kenevirin kadim bir kültür bitkisi olduğunu ve Türkiye'nin bu alanda önemli fırsatlara sahip olduğunu söyledi.
Ulaş, kenevirin tarihsel kullanımına dair şu bilgileri paylaştı:
Kenevirin insanlık tarihindeki yerine dikkat çeken Ulaş, “Kenevir neredeyse insanlık tarihinden de eski bir bitki. Göbekli Tepe’den de eski olduğu ortaya çıktı” dedi.
Cumhuriyet döneminde yapılan çalışmalara da değinen Ulaş, Atatürk dönemindeki üretim teşviklerini şöyle aktardı:
Türkiye'deki ekim alanlarının daralmasına ilişkin de konuşan Ulaş, geçmişte 260 dekara kadar düşen üretim miktarının yeniden artırıldığını söyledi:
Endüstriyel ve tıbbi kullanım arasındaki farklara da değinen Ulaş, şunları söyledi:
Kenevirin sanayiye katkısına dikkat çeken Ulaş, beton, otomotiv, tekstil gibi alanlardaki kullanımına şu örnekleri verdi:
Tarım politikaları açısından da değerlendirme yapan Ulaş, “Türkiye’nin tarım alanlarının sadece yüzde 5 ila 8’ine kenevir ekilse, petrokimya bağımlılığını ortadan kaldırabilecek potansiyele ulaşabiliriz” dedi.
Ulaş, bürokratik engellerin kalkması ve mevzuatın sadeleşmesiyle birlikte çiftçinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirtti:
Programın sonunda, kenevirin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da önem taşıdığını vurgulayan Ulaş, şu çağrıyı yaptı:
Ali Çağatay, Beyaz Saray’dan yapılan açıklamaya dikkat çekerek, Trump’ın İstanbul ziyaretine dair şu sözlerini şu şekilde aktardı:
Trump’ın Orta Doğu turunu “ticari bir başarı” olarak nitelendiren Çağatay, şunları söyledi:
Rus heyetine, Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Vladimir Medinskiy başkanlık ediyor. Heyette ayrıca Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, Rusya Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı’ndan İgor Kostyukov ve Savunma Bakan Yardımcısı Aleksandr Fomin de yer alıyor.
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında söz konusu müzakerelere ilişkin şu bilgileri paylaştı:
Söz konusu zirveye ABD’den de temsilcilerin katılması bekleniyor. Çağatay, şunları aktardı:
Avrupa Birliği’nin son uygulamalarına da değinen Çağatay, sözlerini şöyle noktaladı:
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, “Evlilikle ilgili şeriatımız İslam’ın yaş haddi yoktur. Bu ne demek? Buluğ çağından önce de bir çocuk evlenebilir." sözleriyle tepki çeken ilahiyatçı Nureddin Yıldız'ın üniversitede bir etkinlikte konuk edilmesini protesto etti.
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Nurettin Yıldız protestoları hakkında konuştu.
Çağatay, konuyla ilgili şunları söyledi:
Çağatay, öğretim üyelerinin de rektör atanmasına karşı yürüttüğü uzun soluklu protestoya değinerek, “Sanıyorum 600. günü geride bıraktık. Boğaziçi Üniversitesi kendini korumaya çalışıyor. Refleksleri ayakta olan bir üniversite bence” ifadelerini kullandı.
Ali Çağatay, Boğaziçi Üniversitesi'nde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçen hafta üniversitede yapılması planlanan bir programa alınmadığına da değindi.
Çağatay, “Boğaziçi, Hisar'da Şimşek çaktırmaz, üniversiteler bizim, bizimle özgürleşecek dediler ve kampüste yankılandı” dedi.
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında PKK’nın fesih kararının ardından Borsa İstanbul’daki yükseliş hakkında konuştu.
Çağatay, Borsa İstanbul’un söz konusu kararın ardından “büyük bir performans sergilediğini” belirterek, akşam seansında yüzde 4’e yakın artışla kapanış yaptığını söyledi. Bu süreçte Türkiye’nin risk primi göstergesi olan CDS’lerde de kayda değer bir düşüş yaşandığını aktardı.
Risk primindeki bu düşüşün, Türkiye'nin uluslararası piyasalardan daha düşük faizle borçlanma imkânını artırabileceğini ifade eden Çağatay,
Vladimir Putin’in İstanbul’da doğrudan müzakerelere hazır olduğunu duyurmasının ardından Zelenskiy de görüşmeyi kabul ettiğini belirterek “Perşembe günü İstanbul’da olacağım” dedi. Bu gelişmeyle birlikte Türkiye, Rusya-Ukrayna krizinde barışa yönelik ilk doğrudan adımın atılacağı kritik bir diplomasi masasına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çağatay, konuyla ilgili şunları söyledi:
Görüşme teklifinin doğrudan Putin'den geldiğini belirten Çağatay, “Talep bizzat Vladimir Putin'den geldi. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile konuştu. Volodimir Zelenskiy de ‘Perşembe günü İstanbul'da olacağım’ diyerek görüşmeye onay verdiğini belirtti” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin taraflar nezdinde güvenilir bir aktör olarak görüldüğünü vurgulayan Çağatay, şöyle konuştu:
ABD’den de görüşmelere yönelik diplomatik bir hazırlık geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun 14-16 Mayıs tarihlerinde Türkiye’de bulunacağı ve görüşmeleri takip edeceği bildirildi. Çağatay, “Amerika Birleşik Devletleri bir hükümet komiseri gibi davranıyor” diyerek, ABD’nin de sürece müdahil olmak istediğini belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump ise Putin’in teklifine karşı temkinli bir tavır sergiledi. Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada Trump, “Ukrayna, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İstanbul'da müzakere teklifini derhal kabul etmeli” dedi.
Türkiye'nin ev sahibi olarak tercih edilmesinin nedenlerini de değerlendiren Çağatay, sözlerini şöyle noktaladı:
Ali Saydam, Ekrem İmamoğlu’nun X hesabına erişim engeli getirilmesi ve sosyal medya platformlarının bu sürece yaklaşımı üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de sosyal medya alanında sınırsız ve sorumsuz bir iletişim ortamının sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Saydam, “Böyle vahşi bir iletişim ortamında bu işin yürümeyeceği kesin” dedi. Ancak diğer yandan mevcut uygulamaların algılanma biçiminin de kabul edilebilir olmadığını belirtti.
İletişimin temel hedefinin ikna olduğunu belirten Saydam, “Böyle bir şey yapılıyorsa bunun anlatılabilmesi lazım. Yani iletişimin tek amacı vardır, iknadır” diyerek, kamuoyuna açık ve net bir iletişim yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
X hesaplarına getirilen erişim engellerinin etkili bir şekilde gerekçelendirilmediğini savunan Saydam, “X hesabını durduruyorsan, hedef kitleyi ikna etmen lazım” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin uluslararası “yumuşak güç” sıralamasındaki yerinin düşük olduğunu hatırlatan Saydam, şunları söyledi:
Ekrem İmamoğlu’nun hesabına erişim engelinin, iletişim stratejisi açısından ters teptiğini söyleyen Saydam, “Ekrem Bey'in X hesabı kapatılınca ortada Dreyfus davası gibi muazzam bir adaletsiz durum olduğu algısı yönetiliyor ve başarılı bir şekilde yönetiliyor” dedi.
İletişim yönetimi konusunda Cumhurbaşkanı dışında güçlü bir strateji görülmediğini belirten Saydam, sözlerini şöyle sürdürdü:
İmamoğlu’nun söylem odaklı iletişim yürüttüğünü belirten Saydam, şunları aktardı:
TBMM Genel Kurulu'nda bugün, komisyon üyelerinin ortak kararıyla 18 Şubat 2025'te çalışmalarına başlayan TBMM Kartalkaya'daki Otel Yangınını Araştırma Komisyonu'nun çalışma süresi, araştırmaları üç ay içinde bitirilemediği gerekçesiyle bir ay uzatıldı.
Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında gazeteci Ali Çağatay, Kartalkaya'daki Otel Yangınını Araştırma Komisyonu'nun çalışma süresi, araştırmaları üç ay içinde bitirilemediği için bir ay daha uzatılması hakkında konuştu.
Çağatay, konuyla ilgili şunları söyledi:
Gazeteci Ali Çağatay, Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında Özgür Özel’e saldırıda bulunan Selçuk Tengioğlu’nun tutuklanması hakkında konuştu.
Çağatay, konuya ilişkin şunları söyledi:
Çağatay, daha önce Tengioğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne giderek bir ihbarda bulunduğunu aktararak şunları söyledi:
Çağatay, saldırganın geçmişiyle ilgili olarak da şu ifadeleri kullandı:
Saldırının bireysel bir eylem olmadığı yönünde değerlendirmelerde bulunan Çağatay şu sözleri kullandı:
From the publisher's feed