
Sign up to save your podcasts
Or


Masumiyet Müzesi gerçekten bir aşk hikayesi mi?
Yoksa aşk sosuna batırılmış takıntıların, güç ilişkilerinin ve toplumsal körlüğün hikayesi mi?
Bu bölümde Orhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi romanından uyarlanan diziye biraz mesafe alıp bakıyor ve otopsisini yapıyoruz. Çünkü bazı hikayeler uzaktan bakınca romantik görünür; ama yakından incelendiğinde içinden bambaşka şeyler çıkar.
Bir fikri uzaktan izlemek başka şeydir, onu ameliyat etmek başka.
Aşk dediğimiz şeyin içine nelerin saklanabildiğini, masumiyet kelimesinin arkasına hangi psikolojik ve toplumsal gerçeklerin gizlenebildiğini konuşuyoruz.
Belki de mesele şu:
Bu hikayede gerçekten masum olan biri var mı?
Aile kutsaldır. Ama her kutsal olan, hafifletir mi?
Bu bölümde şunu sorguluyorum: Aileye, anneliğe, kadına atfettiğimiz kutsallık; neden çoğu zaman sevgi yerine suçluluk, yakınlık yerine yük, bağlanma yerine boyun eğme yaratıyor?
Gerçekten ailemize yakınız mıyız, yoksa uzaklaşırsak kötü bir evlat olacağımızdan mı korkuyoruz?
Bu bir aile karşıtlığı değil.
Bu, sevgiyle kurulan bağ ile suçlulukla kurulan bağ arasındaki farkı ayırt etme çağrısı.
Çünkü sevgi özgürleştirir.
Suçluluk ise bağlar — ve zamanla belimizi büker.
#aile
#aileilişkileri
#suçluluk
#duygusalyük
#toplumsalroller
#annelik
#kadınlık
#psikoloji
#etik
#ilişkiler
#özgürleşme
#kutsal
#kutsallık
#duygusalbağlar
#sorgulamak
Bu bolumde, iyi insanlarin ancak hayat tarafindan tokatlandiklarinda ogrenebildigi tuzaklardan bahsediyor, aslinda konuyla alakali sesli dusunuyorum.
Mesafe sadece kilometreler değil, bazen kimliğini yeniden yazdıran sarsıcı bir deneyimdir. Arana mesafe girmeden bir şeyin gerçek mahiyetini anlamak neredeyse imkansız. Bu bölümde mesafelendikçe hakkındaki anlayışımın değiştiği şeylerden bahsediyorum.
Dostlarımızı gerçekten biz mi seçiyoruz, yoksa hayat mı önümüze çıkarıyor?
Bu bölümde dostlukların nasıl kurulduğunu, içe ve dışa dönüklüğün yakınlık biçimlerimizi nasıl etkilediğini ve insanın çevresini neye göre şekillendirdiğini konuştuk.
Kesin cevaplarla değil, sorular ve birlikte düşünme ile ilerleyen bir bölüm…
Herkes tarafindan sevilmemenin bir karakter ve cesaret meselesi oldugunu farketmenin verdigi dayanilmaz hafiflikten bahsediyorum bu bolumde. Iyi dinlemeler.
Bu bolumde neden komplo teorilerine meyilli oldugumu, neden her daim muhalefette kaldigimi anlatiyorum.
Jefferson Fisher'ın yeni çıkan kitabı 'The Next Conversation: Argue Less, Talk More' 'Sıradaki Konuşma: Daha Az Tartış Daha Çok Konuş'u sizin için özetledim hem de henüz türkçeye çevrilmeden:) İyi dinlemeler...
From the publisher's feed