Günümüzde üniversiteler tarihsel ölçekte yeni bir kırılmanın içine girmektedir. Bu kırılmanın merkezinde hiç şüphesiz; Yapay zeka, algoritmik yönetim, siber-fiziksel sistemler, veri ekonomisi, otomasyon, bilişsel savaş, insan-makine etkileşimi yer almaktadır. Bu nedenle artık yalnızca: “Dijitalleşen bir dünya” değil, “Post-dijital bir uygarlık” oluşmaktadır. Dolayısıyla üniversiteler artık yalnızca eğitim kurumları değil; Aynı zamanda stratejik insan üretim merkezleri, teknoloji rekabet alanları, bilişsel güç ekosistemleri haline gelmektedir. MIT-Massachusetts Institute of Technology, Stanford, Oxford, Harvard ve ETH Zürich gibi üniversiteler bu nedenle yeni programlar açmakta ve yeni çalışmalar yapmaktadırlar.