"Bir kadının yazabilmesi, üretebilmesi ve kendi olabilmesi için parası ve kendine ait bir odası olmalıdır."
Virginia Woolf 1920'lerde bu sözleri söylediğinde fiziki bir odadan bahsediyordu. Peki bugün, modern dünyanın hengamesi içinde o "oda" bizim için ne anlama geliyor?
Bu bölümde, Woolf'un Kendine Ait Bir Oda eserinden ve zekası baskılar altında yok olup giden hayali karakteri Judith Shakespeare'den yola çıkıyoruz. Montaigne’in zihnimideki "arka dükkân" benzetmesine, Nietzsche’nin yalnızlık felsefesine ve psikolojideki sınır çizme ihtiyacına değiniyoruz. Sürekli başkalarının bardağına su doldurmaya çalışırken kendi depomuzu nasıl boşalttığımızı ve günümüzün "Me Time" kavramının aslında bir lüks değil, hayati bir öz-bakım ihtiyacı olduğunu konuşuyoruz.
https://www.instagram.com/sonsuzgozluklukadin?igsi=cnFldDVzd2R4OHM1&utm_source=qr