Hayatın bazı dönemlerinde bir işaret bekliyoruz.
Doğru zamanı, doğru hissi, daha fazla netliği…
Evrenden gelecek bir onayı.
Sanki biri gelip “şimdi” dediğinde harekete geçebilecekmişiz gibi.
Ama ya aradığımız işaret çoktan geldiyse?
Ya o işaret, içimizde uzun zamandır sessizce duran hisse dönüşmüşse…
Tekrar tekrar aklımıza gelen o fikirse…
Bırakamadığımız o meraksa…
Ya da bizi korkutsa bile çağırmaya devam eden o yoldaysa…
Bu bölümde biraz işaret beklemekten, biraz da beklemeyi bırakmaktan konuşuyorum.Çünkü bazen ihtiyacımız olan şey yeni bir işaret değil, zaten bildiğimiz şeye güvenmek oluyor.
Ve belki bu bölüm, senin için bir işaret olmaktan çok;
kendi iç sesini duyman için küçük bir hatırlatmadır.
🌀
Bu bölüm aynı zamanda benim için de bir eşik. Uzun zamandır beklediğim bazı adımları artık atmaya karar verdiğim bir yerden kaydedildi.
Belki cesaret, korkunun geçmesini beklemek değil;
korkuyla birlikte yürümeye başlamaktır.
Beni takip etmeyi ve abone olmayı unutma 🤍
Instagram: fakimerve
Substack: mervefaki