
Sign up to save your podcasts
Or


عَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ
وَحُلُّوا أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَاهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا ﴿٢١﴾
“Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır.
Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.” (İnsan 21)
“Esavir: Hak Teâlâ'nın,"(Onlar) gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir" ifadesiyle ilgili olarak şöyle bir kaç soru sorulabilir:
Birinci Soru: Hak Teâlâ, Kehf Sûresi'nde, "Bunlar için aklarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar orada altın bileziklerle süslenirler" (Kehf, 31) buyurmuştur. Öyle ise burada niçin bu bileziklerin gümüşten oldukları söylenmektedir?
Cevap: Buna şu üç şekilde cevap verebiliriz:
a) Bu iki durum arasında bir zıtlık yoktur. Buna göre cennetlikler, iki cins takıyı, bu dünyada kadınların yaptığı gibi, ya ayrı ayrı zamanlarda, ya da aynı zamanda birlikte takıyorlar.
b) Karakterler farklı farklıdır. Binâenaleyh çoğu insan gümüşün beyazlığını altının sarılığından daha çok tercih eder. O halde Allah Teâlâ herkese daha fazla arzu duyduğu ve meylettiği şeyi vermiştir.
c) Gümüşden bilezikler, hizmet yapan o vildana (çocuklara), attın bilezikler i ebrâra (cennetliklere) aittir.
Erkeklerin Bilezik Takması?
İkinci Soru: Bilezik, kadınlara yakışır. Erkeklerin bilezik takması bir ayıptır. Binâenaleyh Cenâb-ı Hak niçin bu bilezik takma işini bir teşvik sadedinde zikretmiştir?
Cevap: Cennetlikler, tüysüz delikanlılardır. Dolayısıyla erkek bile olsalar, bunların altın ve gümüş süsler takmalarında yadırganacak bir şey yoktur. Bu gümüş ve altın bileziklerin, cennette sadece kadınlar ile çocuklara ait olduğu; burada erkek çocuklar (sibyan) ifade "tağlîb" edildiğinden dolayı böyle müzekker zamirler kullanıldığı söylenmiştir.
b) Bu kelime, "temizleyen" manasınadır. Buna göre de şu iki izah yapılabilir:
1) Mukatil şöyle der: "Bu, cennet kapısının yanındaki ağacın dibinden kaynayan bir göze olup, bundan içenin kalbindeki gıyl-u gali ve hasedi Allah çıkarır-temizler ve onun içinde pislik namına hiçbir şey bırakmaz.
2) Ebû Katade şöyle der: "Cennetlikler yer-içerler. Bu yeme-içmenin en sonunda da onlara bu şarab sunulur. Dolayısıyla onlar bunu içerler. Bununla içleri temizlenir ve derilerindeki gözeneklerden, tıpkı misk gibi bir koku fışkırır." Bu iki izaha göre, buradaki "tahûr", mutahhir, yani "temizleyen" manasına olmuş olur. Çünkü bu şarab onların içlerini, kötü huylardan ve insana sıkıntı veren şeylerden temizler.
c) Biraz önce demiştik ki, "onlara yiyecekleri içecekleri sunulup, onlar bunları bitirince, kendilerine bu tertemiz şarab getirilir. Onlar da bunu içerler ve bu, onların içlerini temizleyip, derilerinin gözeneklerinden, misk gibi kokular fışkırtır." Binâenaleyh bu, bu şarabın, diğer cennet şarablarından başka olduğunu gösterir. Bir de bu içecek diğer içecekleri hazmettirir. Sonra bu hazmettirmesinin yanında, diğer yiyecek-içecekleri tıpkı misk gibi koku saçacak bir hale getirmesi gibi enteresan bir tesiri daha vardır. Bütün bunlar, bunun diğer cennet şarablarından başka olduğunu göstermektedir.” Fahreddini Razi / Tefsir
By Kerem Önderعَالِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ
وَحُلُّوا أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَاهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا ﴿٢١﴾
“Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır.
Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.” (İnsan 21)
“Esavir: Hak Teâlâ'nın,"(Onlar) gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir" ifadesiyle ilgili olarak şöyle bir kaç soru sorulabilir:
Birinci Soru: Hak Teâlâ, Kehf Sûresi'nde, "Bunlar için aklarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar orada altın bileziklerle süslenirler" (Kehf, 31) buyurmuştur. Öyle ise burada niçin bu bileziklerin gümüşten oldukları söylenmektedir?
Cevap: Buna şu üç şekilde cevap verebiliriz:
a) Bu iki durum arasında bir zıtlık yoktur. Buna göre cennetlikler, iki cins takıyı, bu dünyada kadınların yaptığı gibi, ya ayrı ayrı zamanlarda, ya da aynı zamanda birlikte takıyorlar.
b) Karakterler farklı farklıdır. Binâenaleyh çoğu insan gümüşün beyazlığını altının sarılığından daha çok tercih eder. O halde Allah Teâlâ herkese daha fazla arzu duyduğu ve meylettiği şeyi vermiştir.
c) Gümüşden bilezikler, hizmet yapan o vildana (çocuklara), attın bilezikler i ebrâra (cennetliklere) aittir.
Erkeklerin Bilezik Takması?
İkinci Soru: Bilezik, kadınlara yakışır. Erkeklerin bilezik takması bir ayıptır. Binâenaleyh Cenâb-ı Hak niçin bu bilezik takma işini bir teşvik sadedinde zikretmiştir?
Cevap: Cennetlikler, tüysüz delikanlılardır. Dolayısıyla erkek bile olsalar, bunların altın ve gümüş süsler takmalarında yadırganacak bir şey yoktur. Bu gümüş ve altın bileziklerin, cennette sadece kadınlar ile çocuklara ait olduğu; burada erkek çocuklar (sibyan) ifade "tağlîb" edildiğinden dolayı böyle müzekker zamirler kullanıldığı söylenmiştir.
b) Bu kelime, "temizleyen" manasınadır. Buna göre de şu iki izah yapılabilir:
1) Mukatil şöyle der: "Bu, cennet kapısının yanındaki ağacın dibinden kaynayan bir göze olup, bundan içenin kalbindeki gıyl-u gali ve hasedi Allah çıkarır-temizler ve onun içinde pislik namına hiçbir şey bırakmaz.
2) Ebû Katade şöyle der: "Cennetlikler yer-içerler. Bu yeme-içmenin en sonunda da onlara bu şarab sunulur. Dolayısıyla onlar bunu içerler. Bununla içleri temizlenir ve derilerindeki gözeneklerden, tıpkı misk gibi bir koku fışkırır." Bu iki izaha göre, buradaki "tahûr", mutahhir, yani "temizleyen" manasına olmuş olur. Çünkü bu şarab onların içlerini, kötü huylardan ve insana sıkıntı veren şeylerden temizler.
c) Biraz önce demiştik ki, "onlara yiyecekleri içecekleri sunulup, onlar bunları bitirince, kendilerine bu tertemiz şarab getirilir. Onlar da bunu içerler ve bu, onların içlerini temizleyip, derilerinin gözeneklerinden, misk gibi kokular fışkırtır." Binâenaleyh bu, bu şarabın, diğer cennet şarablarından başka olduğunu gösterir. Bir de bu içecek diğer içecekleri hazmettirir. Sonra bu hazmettirmesinin yanında, diğer yiyecek-içecekleri tıpkı misk gibi koku saçacak bir hale getirmesi gibi enteresan bir tesiri daha vardır. Bütün bunlar, bunun diğer cennet şarablarından başka olduğunu göstermektedir.” Fahreddini Razi / Tefsir

1 Listeners

67 Listeners

6 Listeners

50 Listeners

18 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners