
Sign up to save your podcasts
Or


Hayat zorlaşıyor ve teknoloji gelişiyor. Hem zorlaşan işlerimizi kolaylaştırıyor hem de sürekli öğrenmek zorunda kalıyoruz. Teknoloji bizden öyle hızlı ilerliyor ki bazen anlamıyoruz, çözemiyoruz. Kimi zaman öyle karmaşığız ve öyle çok zor olana alışmışız ki teknolojinin getirdiği kolaylığı aklımız almıyor.
Bir şeyler oldu. Bir iki bağırdım. Ah uh derken, biri ağladı. Bayağı ağladı! Yahu demin yoktun! Bir dakika evvel yoktun. İnsan kendine inanamıyor. Hayal gibi…
Youtube : https://youtu.be/2wQvp4UaUuY
Hiçbir planın yoksa, gelirken bakkaldan ekmekle, bir kilo kıyma al, bir de yoğurt. Ayran yapar içeriz, uyuruz sonra. Çünkü uyumadan katlanılmaz bundan sonraki sürece…
Kaç kez geçtim namert köprüsünden? Kaç kez uyudum tilki gölgesinde? Kaç kez heves ettim de hevesim kursağında kaldı? Kaç kez gurur dediğim şey yüzünden en sevdiklerimden mahrum kaldım?
Bugün gördüm seni. Sen beni görmedin. Kahve içiyordum bir kafede, arkadaşlarınla geçtin kaldırımdan. Yine konuşuyordun. Elini kolunu sallaya sallaya heyecanla anlatırsın bir şeyler hep. İşte yine aynı şekilde konuşuyordun. Bir ara durup kahkaha attın.
Zamanında, olması gereken anda yapmadıklarımız için sonra günlerce konuşuyoruz, herkes ne kadar akıllıca konuşuyor fark ettiniz mi? Hep böyle oluyor. Her zaman aynısı oluyor. Kendi acımızı kendimiz yaratıyoruz. Kendi acımızı kendimiz sarıyoruz. Yıkılıyoruz. Sonra o toz dumanın içinden yine kendimizi çıkarıyoruz.
Hiç değişmeden…
Çok konuşuyoruz.
Şimdi beni unut. Çünkü ben seni bir süre sonra hatırlamayacağım. Başka birini seveceğim. Sanki daha önce kimseyi sevmemiş gibi başkasını seveceğim. Seni de öyle sevmiştim çünkü.
Başkalarının keyfini kaçırmamak için söylemediklerimiz, onaylamayacaklar diye yapamadıklarımız, beceremediğimizi düşündüğümüz için denemediklerimiz, korkudan gıkımızı çıkaramadığımız anlar, başkalarına duyduğumuz kıskançlık, sebepsiz öfkeler, var olmadığını sandığımız bizim demir parmaklıklarımız olamaz mı?
From the publisher's feed