
Sign up to save your podcasts
Or


Sizin için, insan kardeşlerim,
Orhan Veli KANIK
Hayatımı ben mi mahvettim yoksa başkası mı? Yardım elini uzatanı neden ittim? Çekip gidebileceğim yerde neden durdum? Sevdiğin birinin yanında sonuna dek kalabilir misin? İnsan acı çekmeye başladığında kendini mi yalnız bırakıyor en çok? Kurtulmak istediğimiz başkaları mı yoksa kendi çektiğimiz acı mı?
Vazgeçmek yok
Burada duruyorum
Tam da gittiğin yerde
Dilinle kanattığın yerde
Gözlerini kapatıp
Baktığın yerde
Vazgeçmek yok
Buz gibi kalbinden
Vazgeçmek yok
Isınsın orası
Ta ki buharlaşana dek
Hepsini içine çek
Buradayım ben aşkım
Vazgeçmek yok
Sırtını dönüp gitmek yok
Senden başka bir yer yok
Benden başka aşk yok
Bizden başka yol yok
Seni tekrar öpmeden
Ölmek yok
Tam 3 Sene! Üç koca sene öptük birbirimizi! Kaç öpücük eder saydın mı hiç? Kaç sevişme! Kaç kez sarmaş dolaş uyuduk biliyor musun? Keyfin nasıl yerinde olabilir?
Sanki içimde koca bir gergedan deli gibi koşuyor. Her tarafa çarpıyor. Bütün sakladıklarımı ortaya çıkarıyor. Kalbimi paramparça yapıp havalara saçıyor.
İnsanlar. Başkası ölürken seyreden insanlar, başkaları savaşırken ateşe odun atan insanlar, başkasının çirkin sözlerini toplanıp dinleyen insanlar, kalabalığa bayılan insanlar… Belki de hepsini kendi küçük dünyalarımızdan tiksindiğimiz için yapıyoruz. Bir Hint Atasözü okudum, diyordu ki; “İnsanın hayatta günah işlemekten, şiddet uygulamaktan, şiddetin bir parçası olmaktan ve şiddetin ajanlarına yağ çekip gönüllerini hoş tutmaktan kaçınması zordur”
Aynıyız, aynısınız.
Böyle kalacağız…
Ta ki…
Ben minik bir çakıl taşıyım. Konuşamam, saçını okşayamam, derdini dinlerim ama sen bilmezsin bunu… Savrularak geldiğim yerde hayat verdim.
From the publisher's feed