Büyük İskender'in lanetiyle kan ağlayan topraklar, kor ateşte çıplak ayakla yürüyen pagan rahibeler ve karanlıkta kaybolan Romalı muhafızlar! MS 333 yılında Çukurova'dan (Misis) Amanos Dağları'na (Kastabala - Catavolum) uzanan tekinsiz yolculuğumuz başlıyor.
Serimizin yirmi sekizinci bölümünde, Misis'in (Mansista) rüzgarlarını ardımızda bırakarak Suriye'ye geçişi devasa bir duvar gibi kapatan karanlık Amanos Dağları'na doğru 35 kilometrelik zorlu bir yürüyüşe geçiyoruz. Daha yolun başında, "Portoria" (gümrük vergisi) toplayan Romalı muhafızların, yerel kaçakçılar tarafından gece yarısı çadırlarından kaçırılıp yeraltı düdenlerine fırlatıldığına dair tüyler ürperten dedikoduları dinliyoruz. Sabah enerjimizi, suyla zar zor yumuşatılmış arpa peksimeti (bucellatum), fermente yabani kapari (capparis spinosa) ve ezilmiş taze sarımsakla hazırlanan, asidik ve tamamen bitkisel antik yolluk "Capperis et panis" ile topluyoruz.
Öğle vakti Mutatio Tardequia (Tardecchia) istasyonunda, yabani mersin (hambeles), tatlı hurma ezmesi ve buz gibi kuyu suyuyla hazırlanan ferahlatıcı "Sirupus de Myrtus" şerbetimizi yudumluyoruz. Tam bu esnada, Kastabala kalıntılarında Artemis Perasia'ya adanmış pagan rahibelerin, devasa kor ateşler üzerinde ayakları yanmadan nasıl trans halinde dans ettiklerinin ardındaki bitkisel sırra şahit oluyoruz.
Güneye inip İskenderun Körfezi'nin tuzlu havasını içimize çektiğimizde, Büyük İskender'in Pers Kralı Darius'u mağlup ettiği o destansı İssos (Issus) Savaşı'nın meydanına ulaşıyoruz. İnanılmaz bir matematiksel tesadüfle, bu savaşın yaşandığı MÖ 333 yılından tam 666 yıl sonra, MS 333 yılında aynı topraklarda yürüyoruz!
Akşam, doğu ile batı ticaretinin kesiştiği devasa kervansaray Catavolum'a ulaştığımızda bizi altın sarısı bir ziyafet bekliyor. Amanoslardan toplanan yabani dağ kuşkonmazı (asparagus aphyllus), iri dövülmüş buğday (tragos), taze kekik, kavrulmuş badem ve mucizevi baharat safranla hazırlanan; etsiz, dumanı tüten bir toprak çömlek şöleniyle günün yorgunluğunu söküp atıyoruz. Ancak gece patlayan fırtınayla birlikte, İssos'ta ölen yüz binlerce askerin kanının her yağmurda yeraltından yüzeye kustuğuna (aslında demir oksit zengini Terra Rossa toprağının bilimsel sırrına) ve hanın duvarlarında hala Pers atlılarının nal seslerinin yankılandığına dair o korkunç efsaneyi dinleyerek karanlıkta baş başa kalıyoruz.
📌 Bu Bölümde Sizi Neler Bekliyor?
Karanlık Sırlar: Amanos Dağları'nda yeraltı düdenlerine fırlatılıp yok edilen Romalı gümrük muhafızları (Portoria).
Ateşte Yürüyen Rahibeler: Kastabala'da Artemis Perasia'ya tapınan pagan rahibelerin ateşte yanmayan ayaklarının ardındaki bitkisel sır.
İssos (Issus) Savaşı'nın Kalbi: Büyük İskender ve Darius'un MÖ 333'teki efsanevi savaşından tam 666 yıl sonra aynı topraklarda yürüyüş.
Kan Ağlayan Topraklar: Askerlerin kanı sanılan, ancak aslında yoğun demir oksit barındıran kıpkırmızı "Terra Rossa" toprağının bilimsel gerçeği.
Antik Gastronomi: Kaparili-sarımsaklı yolluk, hambeles şerbeti ve safranlı-kuşkonmazlı altın sarısı buğday ziyafeti.
Tarihin en büyük efsanelerine ve doğanın bilimsel gizemlerine bizimle birlikte dalmak ve rotamızı takip etmek için TOLGACA kanalına abone olmayı unutmayın!
Youtube: https://www.youtube.com/@tolgaca
Instagram: https://www.instagram.com/tolgaca_youtube/
X (Twitter): https://x.com/tolgaca_youtube
#TarihBelgeseli #Kastabala #İssosSavaşı #Büyükİskender #Catavolum #AmanosDağları #Misis #TerraRossa #Romaİmparatorluğu #MS333 #ArtemisPerasia #AntikMutfak #BitkiselBeslenme #RomaYemekleri #BordeauxSeyahatnamesi #Belgesel #Tarih #ItinerariumBurdigalense #TOLGACA