
Sign up to save your podcasts
Or


Ömer Hoca bu bölümde, tasarım dünyasının en ikonik markalarından biri olan Apple'ın kapılarını aralıyor! Andrea Pacheco'nun "Apple'da Ürün Tasarımcısı Olarak Neler Öğrendim?" yazısından yola çıkarak, Apple'ın tasarım prensiplerini, çalışma kültürünü ve başarı sırlarını masaya yatırıyor.
"Tasarım, bir dildir. Ama bu dili konuşabilmek yetmez, aynı zamanda anlatabilmek de gerekir."
"Hikaye anlatıcılığı, insanlığın en eski iletişim biçimidir. Apple'ın tasarımcıları da bu güçlü aracı kullanarak, tasarımlarının arkasındaki hikayeyi anlatıyor ve izleyicilerde etki bırakıyorlar."
"Apple, her zaman 'bir sonraki büyük şeyi' yaratmaya odaklanmış bir şirket. Bu yüzden, küçük iyileştirmeler yerine, devrim yaratacak fikirlere yatırım yapıyorlar."
Ömer Hoca'nın keyifli ve bilgilendirici anlatımıyla, Apple'ın tasarım bahçesinde keyifli bir gezintiye çıkın ve tasarım dünyasına dair yeni bakış açıları kazanın!
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Apple'da Ürün Tasarımcısı Olarak Neler Öğrendim?
İngilizce İsmi: What I Learned as a Product Designer at Apple
Yazar: Andrea Pacheco
Link: https://medium.com/@pachecoandrea/what-i-learned-as-a-product-designer-at-apple-35341d9ced8a
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, girişimcilik dünyasının ışıltılı perdesini aralıyor ve gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor! Aaron Dinin'in "Gerçekten Bir İş mi Kuruyorsunuz Yoksa Sadece 'Girişimci'yi mi Oynuyorsunuz?" yazısından yola çıkarak, "girişimcilik oyunu" oynayanlarla gerçek girişimcileri birbirinden ayırıyor.
"Girişimciyi oynamak... Kulağa hoş geliyor değil mi? Sanki bir oyun gibi, eğlenceli, zahmetsiz... Ama gerçek girişimcilik, oyuncak bebeklerle evcilik oynamak gibi değil."
"Kartvizitlerini dağıtırlar, sosyal medyada sürekli kendilerinden bahsederler, ama ortaya somut bir şey koymazlar. Tıpkı bir balonu şişirmek gibi, görünüşte büyük ve gösterişlidirler ama içleri boştur."
"Girişimcilik, bir dağa tırmanmak gibi. Zirveye ulaşmak için zorlu engelleri aşmanız, yüksek eğimleri tırmanmanız gerekiyor."
Ömer Hoca'nın esprili ve gerçekçi anlatımıyla, girişimciliğin özünü keşfedin ve "girişimcilik oyunu" tuzağına düşmekten kurtulun!
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Gerçekten Bir İş mi Kuruyorsunuz Yoksa Sadece 'Girişimci' mi Oynuyorsunuz?
İngilizce İsmi: Are You Actually Building a Business or Just “Playing Entrepreneur”?
Yazar: Aaron Dinin, PhD
Link: https://ehandbook.com/are-you-actually-building-a-business-or-just-playing-entrepreneur-3d419784efbbMetin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde biraz hasta olabilir ama zihni her zamankinden daha açık! "Bilgi bombardımanı altında eziliyor musunuz?" diye soruyor ve KayDee'nin "Aşırı Bilgi Yükü Bizi Öldürüyor" yazısından yola çıkarak bilgi okyanusunda boğulmadan yüzmenin yollarını gösteriyor. Dijital minimalizm ile zihninizi nasıl arındırabileceğinizi, odaklanma gücünüzü nasıl artırabileceğinizi ve daha bilinçli bir dijital hayat sürebileceğinizi keşfedin.
"Tıpkı bir açık büfede gibi, önümüzde sayısız seçenek var ama hepsinden tatmaya kalkarsak mide fesadı geçirmemiz kaçınılmaz."
"Karar verememek, odaklanamamak, sürekli endişeli hissetmek... Bunlar, bilgi aşırı yükünün tipik belirtileri."
"Dikkatimiz, artık altın değerinde. Herkes onu ele geçirmek istiyor... Bu tuzaklara düşmemek için dikkatli olmalı ve bilinçli bir şekilde neye odaklanacağımıza karar vermeliyiz."
Ömer Hoca'nın samimi ve bilgilendirici anlatımıyla, dijital minimalizmin dünyasına adım atın ve bilgi selinde boğulmaktan kurtulun!
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Aşırı Bilgi Yükü Bizi Öldürüyor
İngilizce İsmi: Information Overload is Killing Us
Yazar: KayDee
Link: https://medium.com/the-honest-perspective/information-overload-is-killing-us-36ba5cd9de48
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Ömer Hoca bu bölümde, düzen ve mükemmellik takıntımıza karşı çıkıyor ve dağınıklığın özgürleştirici gücünü savunuyor! Holly Williams'ın "Dağınık Olmak Neden İyidir?" yazısından yola çıkarak, mükemmellik illüzyonunun bize nasıl zarar verdiğini ve gerçekliğin güzelliğini nasıl gölgelediğini anlatıyor.
"Hayat, bazen dağınık, bazen karmaşık, bazen de pijamalarımızla kanepede yayılıp 'goblin modu'nda takılmak istediğimiz bir macera."
"Dağınıklık, bazen kaosa benzeyebilir, ama kaosun içinde de bir düzen vardır. Tıpkı bir sanatçının atölyesi gibi..."
"Mükemmellik bir illüzyondur, bir yanılsamadır. Gerçek güzellik, kusurlarımızda, farklılıklarımızda saklıdır."
Ömer Hoca'nın samimi ve esprili anlatımıyla, dağınıklığı kucaklamaya ve mükemmellik kalıplarını kırmaya hazır olun!
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Dağınık Olmak Neden İyidir?
İngilizce İsmi: Why Being Messy Is Good for You
Yazar: Holly Williams
Link: https://www.bbc.com/culture/article/20230210-why-being-messy-is-good-for-you
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Her gün koşturuyor, bir sürü işi hallediyor ama yine de "yeterince üretken değilim" hissine kapılıyor musunuz? Ömer Hoca bu bölümde, hepimizin yakından tanıdığı bu hissin nedenlerini ve üretkenlik kavramına farklı bir bakış açısı getiriyor. Karen McLaughlin'ın "Üretkenlik Tanımımız Yanlış ve Modası Geçmiş" yazısından yola çıkarak, "gerçek üretkenliğin" sadece işleri tamamlamakla değil, anlam ve değer yaratmakla ilgili olduğunu vurguluyor.
"Ah, o meşgul görünme telaşı! E-postalar, toplantılar, bildirimler... Sanki bir girdap gibi bizi içine çekiyor ve gerçek işlerden uzaklaştırıyor."
"İşte anahtar kelime: Anlam! Yaptığımız işin bir amacı, bir anlamı olmalı. Sadece para kazanmak veya başkalarını memnun etmek için değil, kendimizi gerçekleştirmek, dünyaya bir iz bırakmak için çalışmalıyız."
"Kendimize dürüst olmanın zamanı geldi! Üretkenlik, herkes için aynı anlama gelmez. Önemli olan, kendi değerlerimize ve hedeflerimize uygun bir üretkenlik tanımı oluşturmak."
Ömer Hoca'nın samimi ve düşündürücü anlatımıyla, üretkenlik kavramını yeniden tanımlamaya ve "hamster çarkından" kurtulmaya hazır olun!
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Üretkenlik Tanımımız Yanlış ve Modası Geçmiş
İngilizce İsmi: Our Definition of Productivity Is Wrong & Outdated
Yazar: Karen McLaughlin
Link: https://medium.com/@kam_ra/our-definition-of-productivity-is-wrong-7a9146a1b0aa
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Başarıyı nasıl ölçtüğümüzü hiç sorguladınız mı? Ömer Hoca bu bölümde, "gerçek başarı" kavramını masaya yatırıyor ve bizi yanıltıcı metriklerin tuzağına düşmekten kurtarıyor. Avi Siegel'in "Vanity Metrics Are Great for Your Ego" yazısından yola çıkarak, "başarı fotoğrafının" ardındaki gerçekleri keşfetmeye davet ediyor.
"Vanity metrikleri, tıpkı bir aynadaki yansımamız gibi, bize gerçekte olduğumuzdan daha iyi görünmemizi sağlayabilir. Ama bu yansıma, bizi gerçeklerden uzaklaştırır ve gelişimimizi engeller."
"Tıpkı bir kitabın kapağına aldanmak gibi, vanity metrikleri de bizi yanıltıcı bir başarı hissine sürükleyebilir."
"Sadece kalabalığa karışmak yerine, kendi yolumuzu aydınlatacak bir kuzey yıldızı bulmalıyız."
Ömer Hoca'nın esprili ve düşündürücü anlatımıyla, başarıyı yeniden tanımlamaya ve gerçek değerlere odaklanmaya hazır olun!
Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Künye:
Türkçe İsmi: Kendini Beğenmişlik Metrikleri Egonuzu Okşar
İngilizce İsmi: Vanity Metrics Are Great for Your Ego
Yazar: Avi Siegel
Link: https://medium.com/swlh/vanity-metrics-are-great-for-your-ego-b18c8ccacc2d
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Bu bölümde Ömer Hoca, patili dostlarımızın gizemli dünyasına ışık tutuyor! Kedilerin "pspspsps" sesine neden bu kadar yoğun tepki verdiğini hiç merak ettiniz mi? Ömer Hoca, bu sorunun cevabını bilimsel açıklamalarla sunarken, kedilerimizin içgüdüleri ve davranışları hakkında da keyifli bilgiler paylaşıyor.
"Pspspsps dediğimizde aslında kedilerimizin kulağına bir tür 'av sinyali' gönderiyoruz! Şaşırtıcı değil mi?" "Tıpkı insanlar gibi, kediler de birbirinden farklı. Kimisi daha cesur, kimisi daha çekingen... Bu yüzden, aynı sese farklı tepkiler vermeleri çok doğal." "Kediler gerçekten de şaşırtıcı canlılar! Diş fırçalama sesine bayılan bir kedi mi? Neden olmasın?"
Ömer Hoca'nın eğlenceli anlatımıyla kedilerimizin gizemli dünyasına doğru keyifli bir yolculuğa çıkın!Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.
Türkçe İsmi: Kediniz "Pspspsps" Dedğinizde Neden Çıldırıyor?
İngilizce İsmi: This Is Why Your Cat Freaks Out When You Say "Pspspsps"
Yazar: Tara Yarlagadda
Link: https://www.inverse.com/science/why-do-cats-like-the-pspspsps-sound-pet-experts-explain#:~:text=Why%20Do%20Cats%20React%20to,or%20a%20bird%20taking%20flight.
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Bu bölümde Ömer Hoca, iş hayatımızın vazgeçilmezi haline gelen toplantılara farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Judd Antin'in "Çok Fazla Toplantı Asıl Sorun Değil" yazısından yola çıkarak, toplantıların sadece bir semptom olduğunu, asıl hastalığın ise verimsiz iş süreçleri, iletişim eksikliği ve net olmayan sorumluluklar olduğunu vurguluyor.
Ömer Hoca, kendi deneyimlerinden de yola çıkarak, toplantıların sayısını azaltmak için öncelikle altında yatan sorunları çözmemiz gerektiğini anlatıyor. Kırık süreçleri onarmak, statü mücadelesinden uzaklaşmak ve net iş tanımları oluşturmak, toplantı labirentinden çıkış yolunu bulmamıza yardımcı olabilir.
Eğer siz de toplantıların verimliliğini artırmak ve zamanınızı daha etkin kullanmak istiyorsanız, bu bölümü kaçırmayın!
Geri bildirimlerinizi ve önerileriniz için
Türkçe İsmi: Çok Fazla Toplantı Asıl Sorun Değil
İngilizce İsmi: Too Many Meetings Is Not Your Problem
Yazar: Judd Antin
Link: https://medium.com/onebigthought/too-many-meetings-is-not-your-problem-7eafa7ae477c
Metin: Ömer Karapınar
Kurgu: Ayşe Nur Yetiş
Bu bölümde Ömer Hoca, hepimizin içinde saklı olan "yönetici" potansiyelini keşfetmeye davet ediyor. Google'da yöneticilik yapmış Daniel Rizea'nın "Yönetici Gibi Davranarak Herkesten Önde Olmak" yazısından yola çıkarak, sadece unvanın değil, düşünce ve davranış biçiminin de başarıyı nasıl etkilediğini gözler önüne seriyor.
Ömer Hoca, kendi kariyer yolculuğundan ilham veren örneklerle, her bilgi çalışanının "yönetici" gibi düşünerek ve davranarak fark yaratabileceğini anlatıyor. Etkinliğin verimlilikten daha önemli olduğunu vurgularken, zaman yönetimi ve önceliklendirmenin önemine dikkat çekiyor.
Eğer siz de kariyerinizde fark yaratmak, "yönetici" gibi düşünerek başarıya ulaşmak istiyorsanız, bu bölümü kaçırmayın!
Geri bildirimleriniz ve önerileriniz için:
Türkçe İsmi: Yönetici Gibi Davranarak Herkesten Önde Olmak
İngilizce İsmi: How To Get ahead of Everybody Else by Behaving Like an “Executive.”
Yazar: Daniel Rizea
Link: https://ehandbook.com/how-to-get-ahead-of-everybody-else-by-behaving-like-an-executive-acccf69dbb46
Merhaba değerli dinleyiciler, "Trenden Bildiriyorum" podcast serisine hoş geldiniz! Ben Ömer Karapınar, her hafta Ankara'dan İstanbul'a yaptığım tren yolculuklarında zihnimi meşgul eden fikirleri, okuduğum ilham verici yazıları sizinle paylaşmak için buradayım.
Ankara Ekspresi'nin ritmik sallanışı eşliğinde, her hafta yeni bir yolculuğa çıkacağız. Bu yolculukta, iş dünyasından kişisel gelişime, teknoloji trendlerinden felsefi düşüncelere kadar pek çok konuda ufuk açıcı yazıları keşfedeceğiz.
Ben, her hafta bu tren yolculuğunda, internetin sonsuz bilgi okyanusunda gezinirken karşıma çıkan dikkat çekici yazıları sizin için özetleyeceğim. Sadece bilgileri aktarmakla kalmayacak, aynı zamanda kendi yorumlarım ve düşüncelerimle bu yazılara farklı bir boyut katmaya çalışacağım.
"Trenden Bildiriyorum" podcast serisi, haftalık olarak yayınlanacak ve her bölüm yaklaşık 10 dakika sürecek. Böylece, ister işe giderken ister kahve molanızda, kolayca dinleyebileceğiniz ve ilham alabileceğiniz bir içerik sunmayı hedefliyorum.
Bu ilk bölümde, podcast serimizin formatını ve amacını sizlerle paylaştım. Bir sonraki bölümden itibaren, seçtiğim yazılara dair kısa ve öz bilgilendirmelerin yanı sıra, kendi yorumlarım ve düşüncelerimle de bu yazılara farklı bir boyut katacağım.
"Trenden Bildiriyorum" podcast serisine abone olmayı ve yorumlarınızı benimle paylaşmayı unutmayın! Bir sonraki bölümde görüşmek üzere, hoşça kalın!
Yorum ve öneriler için: [email protected]
From the publisher's feed