Bir televizyon programıyla demokrasimiz kurtuldu! Yaşasın!
Koskoca ülkede bir kişi çıkıp "Yahu herkese aynı sorular sorularak seçim yayını yapılır mı? 25 yıldır o kenti yöneten partinin temsilcisi ile iktidara talip olan aynı şekilde değerlendirilebilir mi?" demedi...
Tıpkı haksız yere iptal edilen 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi 23 Haziran'da da belediye dışında her şeyin konuşulduğu bir seçim ortamına zorlanıyoruz. Oysa ortada çok net, çok can yakıcı belediye sorunları var.
Basit bir belediye seçimini ülkenin bekasıyla ilişkilendirerek başarısız olan iktidar, ikinci denemesinde yine çuvalladı. Irkçılık söylemi de hak ettiği tepkiyi görünce şimdi sıradaki ne olabilir diye düşünmek geliyor insanın içinden.
Hem AKP hem Erdoğan hem de Binali Yıldırım için son derece tuhaf bir seçim dönemi yaşanıyor. Öyle bir dönem ki, Ekrem İmamoğlu'na benzemek ve onun politikalarını taklit etmek dışında bir şansları da yok, bunu yaparken gülünç hale gelmeye razı olmaktan başka çareleri de...
Sadece dün şahit olduğumuz hukuksuzluklar bile yargının nasıl siyasallaştığını net şekilde gösteriyor. Kelepçenin sonunda çıkartılması başta takılmasının ne kadar yanlış olduğu gerçeğini değiştirmiyor çünkü...