Erdoğan'ın da AKP'nin de tekrar dünya sahnesine çıkmak için yeni bir hikayeye ihtiyacı var. Üstelik bu sahne artık 16 yıl öncekiyle aynı da değil. Gelin bu sabah hem son 16 yılda hızlı bir ufuk turu yapalım hem de bundan sonrası için bir projeksiyon denemesi...
Ağustos ayının ilk haftasından beri yükselen kurlar, eriyen Türk Lirası ve ekonomik hayatın sıkışmasıyla kendini gösteren krizde artık çok ilginç bir noktadayız. Bu sabah Amerika'da demeç veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan sıkıntının ABD'li rahip Brunson'la hiçbir ilgisinin olmadığını söyledi çünkü!
Yaşadığımıza bir ad koymak mümkün müdür bilmiyorum ama eğer yapabilseydik 'gündem yırtılması' derdim. Herkesin kendi gündem maddesi içinde, diğerininkiyle zerre kadar ilgilenmeden yaşayıp gittiği bu nedenle de hiçbir şeye asla tam olarak hakim olamadığı bir durum...
Yeni Ekonomi Programı (YEP) eşliğinde büyük goygoyla tamamladığımız hafta sonumuza bir de Havacılık ve Uzay Fuarı eşlik etti çok şükür... Yalnız şöyle bir durum var ki bizzat YEP'in öngördüğü rakamlar pek iç açıcı değil...
Ekonomiyi bir bilim dalı olarak kabul etmeyip, bağıra çağıra ve talimat vererek düzeltebileceklerine inananlar elbette bir kriz yaşadığımızı da kabul etmiyor. Gelin biraz daha yakından bakalım duruma...