Yıllardır 'alternatifsizlik' söylemi üzerinden korku yaratanlar ilk kez korkuyor... Çünkü artık 24 Haziran seçimleri için toplumun her kesiminin birinci turda kendi adayı yok, devamı için de birliktelik inancı var... Üstelik bundan korkanların öyle büyük bir tedirginliği var ki, vatandaşları korkutmaya kadar getirdiler işi...
24 Haziran günü Türkiye sadece Cumhurbaşkanı seçecekmiş gibi davranıyor herkes. Oysa o gün biz parlamenter demokrasinin gereğini yerine getirmek üzere milletvekili seçimi için de oy atacağız. Gelin bu sabah, isimleri bir kenara bırakıp demokrasi için genel seçimin ne kadar önemli olduğunu konuşalım.
24 Haziran aslında bir kişinin değil bir zihniyetin seçimi olacak ve belki de böyle bakmayı becerebilirsek bir çözüm getirecek. Gelin bu sabah, yine hiç eğip bükmeden doğrudan soralım: A seçeneği 16 yıldır olduğu gibi ortada, peki B seçeneği henüz tam belirginleşmemişken üzeinde uzlaşmaya ne kadar yakın?
Gerçekten bu kadar çaresiz miyiz? Gerçekten, birilerinin söylediği gibi 'Abdullah Gül çatı aday olmadığı için 24 Haziran seçimlerini şimdiden AKP kazanmış durumda' mı?
Gelin bu sabah, bu saçmalığı, bu karamsarlığı yok etmeyi konuşalım...
Seçim bu kadar yaklaşmışken CHP'nin adayının hala ortada olmaması, üstelik "Erdoğan'ın hiç beklemediği anda en çıldırtacak adayı açıklayacağız" gibi çocukça bir açıklama yapılması insanların umutsuzluğunu körükleyip, beklentiyi yükseltmekten başka bir işe yaramıyor. Öte yandan, öyle ya da böyle Abdullah Gül'ün yanında gibi görünen tüm AKP'lilerin tasfiye edilmesi de iktidar partisinde kaçınılmaz gelişme olacak.