Anayasa değişiklik teklifinin ilk oylamasında, bıçak sırtında bir dengede de olsa AKP'nin istediği oldu ancak oylama açık iç tüzük ihlali ve kamuoyundan kaçırılan tartışmalarıyla hatırlanacak. Gelin konuşalım.
Başkanlık sistemine karşı olmak bir suç gibi gösterilmeye çalışılıyor. Üstelik bu algı sadece sosyal medya üzerinden troller eliyle değil, gazetelerde köşe yazılarıyla, TV'lerde 'sabitlenmiş' konuklar marifetiyle yaratılıyor. Haydi gelin konuşalım; bu sistem ne getiriyor, ne götürüyor, -kişilerden bağımsız olarak- hayata geçmesi halinde ne yaşayacağız?
Yeni yılı Rena katliamıyla karşılayıp ardından 5. gününde İzmir Adliyesi'ne terör saldırısına şahit olduk. Öldürenlerin terörist olduğu konusunda herkes hemfikir çok şükür ama ölenler/ kurbanlar üzerinden ayrışma devam ediyor maalesef. Yayının başlığında gördüğünüz ifade de romantik bir çağrı değil gerçek bir yakarış o nedenle... Gelin, konuşalım.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Reina katliamının ardından yaptığı ilk kapsamlı değerlendirmede yükselen 'yaşam tazına müdahale' tartışmalarına 'sistematik bir tehdit yok' sözleriyle karşı çıktı. Gelin, burada kastedilen 'sistematik tehdit' ne olabilir, konuşalım.
Ekranlarda ve gazetelerde; sadece bir hukuk fakültesini bitirdikleri için hukukçu, üniversitede ekonomi eğitimi alabildikleri için ekonomist olarak ahkam kesen onlarca insan türedi. Asıl amaçları, gerçekte yaşananların görülmesine engel olmak bu kişilerin. Üstelik medyaya yıllar içinde paraşütle indirilen 'gazeteci görünümlü cahillerin' de yardımıyla her gün milyonlarca insanı etkiliyorlar. Peki çözüm? Gelin konuşalım.