Yaşanan darbe girişimi pisliğinin ardından özellikle TSK'da önleri bilinçli olarak açılan bazı isimlerin, orduyu ele geçirmek üzere terfi ettirildiği anlaşılıyor. İyi ama; on binlerce kamu görevlisi işlerinden uzaklaştırıldığına göre, devlette sırf Cemaat bağlantısı olduğu için belirli pozisyonlara getirilmiş başka insanlar da olduğunu görmek zorunda değil miyiz?
10 gün önce yaşadığımız darbe girişiminin ardından yeniden normalleşebileceksek bunu ancak demokrasiye sarılarak yapabiliriz... ve eğer demokrasiye sarılacaksak mutlaka tüm siyasi görüşlerin temsili sağlanmak zorunda...ve eğer bunu yapacaksak Saraydaki liderler toplantısındaki o 5. sandalye boş kalmamalı...
CHP'nin dün Taksim'de düzenlediği mitinge AKP yöneticilerinin de katılması, 'toplumsal uzlaşmanın yeniden tesis edilmesi' olarak değeriendirildi pek çok kişi tarafından. Doğrudur...ama eksiktir... Çünkü eğer tekrar fabrika ayarlarımıza geri döneceksek yani herkes birbiriyle barışacaksa bugün Sarayda yapılacak liderler toplantısında HDP'lilerin de olması şarttır. Çünkü eksik barışma olmaz... eksik demokrasi olmayacağı gibi...
CHP'nin Pazar günü Taksim'de yapacağı mitinge davet ettiği AKP yöneticilerinden olumlu yanıt geldi. TBMM'de uzun süredir olmadığı kadar sakin diyaloglar yaşanıyor. Peki bunlar 'siyasetin artık yumuşadığı' anlamına gelir mi? Bence henüz değil. Bunun için parti genel merkezlerinden çok, partilere oy verenlerin birbirlerine karşı yumuşaması gerek...
Bu sabah itibarı ile ülke genelinde ilan edilen Olağanüstü Hal Uygulamasının hayatımıza ne getirebileceğini dün konuşmuştuk. Geçmişte tek TV kanalı TRT iken her yayın kesilmesinde ekrana görüntüsü yansıyan necefli maşrapa sanırım önümüzdeki dönemi en iyi tanımlayabilecek obje. Zira Türkiye'nin olağan akışı kesildi...