Arc tarayıcı hakkında dikkat çeken detayları paylaştım. İyi seyirler.
Video tercih edenler için: https://youtu.be/XoBkvHVdDVQ
Arc, birçok insanın eski tarayıcılarını bu yeni, yenilikçi seçenekle değiştirdiği ve büyük ses getirdiği teknoloji dünyasında dikkat çekiyor. Ancak Arc'ı diğerlerinden ayıran şey tam olarak nedir ve gerçekten göründüğü kadar devrimci mi?
Öncelikle, Arc'ı diğer tarayıcılardan farklı kılan şeyden bahsedelim. Çoğu tarayıcının tanıdık bir arayüzün üzerine ekstra özellikler eklemeye odaklanmasının aksine, Arc, bir tarayıcının nasıl çalıştığına ilişkin temel yönleri sorgulayarak farklı bir yaklaşım benimser. Örneğin, çoğu tarayıcıda olduğu gibi yatay sekmeler yerine, Arc sekmeleri yan tarafta dikey olarak yerleştirir, böylece dikey ekran alanından daha iyi yararlanır. Bu görünüşte küçük değişiklik, kullanıcıların kaydırmaya gerek kalmadan birden fazla sekme görüntülemelerine olanak tanır.
Arc ayrıca tarayıcıyı daha çok bir ana ekran gibi ele alarak, kullanıcıların en çok kullandıkları web uygulamalarına kolayca erişmelerini sağlar. Bu, özellikle web siteleri arasında gezinmeye odaklanan geleneksel tarayıcı modelinden bir kaymadır. Web uygulamalarını doğrudan tarayıcıya entegre ederek, Arc, kullanıcıların farklı araçlar ve hizmetler arasında kolayca geçiş yapmalarını sağlar, birden fazla sekme veya pencere açmaya gerek kalmadan.
Arc'ın başka bir benzersiz özelliği de üretkenliğe odaklanmasıdır. Tarayıcı, kullanıcıların farklı projeler veya görevler için ayrı iş alanları gibi farklı "alanlar" arasında kaydırarak geçiş yapmalarını sağlar. Bu, birden fazla projede aynı anda çalışan ve farklı bilgi setlerini takip etmeleri gereken kullanıcılar için özellikle faydalıdır.
Arc ayrıca arama sonuçlarının özetlerini sunduğu gibi yapay zeka özelliklerini de içerir. Bu, kullanıcıların bir web sayfasının içeriğini tamamen açmadan önce hızlıca önizleme yapmalarına olanak tanır ve bu da zaman kazandırır. Ek olarak, Arc, renk seçici gibi özelleştirme seçenekleri sunarak kullanıcıların tarayıcı deneyimlerini kişiselleştirmelerine olanak tanır.
Arc ile ilgili yaşadığım en büyük hayal kırıklığı şuydu. Web tarayıcıları dünyasında Google Chrome’un ezici bir üstünlüğü var ve bu hepimiz için çok tehlikeli çünkü internetin kontrolünün Google’da olduğu anlamına geliyor. Dolayısıyla internet dediğimiz özgür dünyanın kurallarını Google istediği gibi değiştirebilir. Arc’ın da kullandığı tarayıcı motoru maalesef Chromium. Tarayıcı motorunu istedikleri gibi değiştirebilecekleri bir yapı kurduklarını söylüyorlar ama şu an Chromium kullandıkları gerçeğini değiştirmiyor. Gönül isterdi ki Chromium’a da rakip olsalardı.
Arc'ın en etkileyici yönlerinden biri büyüme stratejisidir. Yapay kıtlığı kullanarak, Arc, kullanıcıları arasında özel bir his ve bağlılık duygusu yarattı. Başlangıçta, Arc'a yalnızca davetiye ile katılabiliyordunuz ve daha sonra başkalarıyla paylaşmak için davetiyeler alana kadar beklemeniz gerekiyordu. Bu sadece büyümeyi kontrol altına almamış, aynı zamanda tarayıcı etrafında bağlı bir topluluk oluşturmuştur.
Ancak, Arc'ı çevreleyen büyük bir soru işareti, nasıl bir gelir modeli izleyeceğidir. Şu anda Arc tamamen ücretsizdir, reklam içermez ve kullanıcı verilerini satmaz. Bu, kullanıcılar için harika olsa da, Arc'ın uzun vadede nasıl sürdürüleceği sorusunu gündeme getiriyor. Şirket, kullanıcı dostu deneyimi tehlikeye atmadan ürününü nasıl paraya dönüştüreceğini bulmalıdır.
Sonuç olarak, Arc, yenilikçi özellikleri ve üretkenliğe odaklanmasıyla endüstriyi sallayan bir tarayıcıdır. Hala iyileştirilmesi gereken alanlar olsa da, gezinme yaklaşımındaki benzersizliği ve bağlı topluluğu, denemeye değer bir tarayıcı haline getiriyor. Arc'ın büyümeyi sürdürebilmesi ve tarayıcı pazarında önemli bir oyuncu haline gelip gelemeyeceği henüz görülmese de, şimdilik kesinlikle denemeye değer bir tarayıcı.