Hasta şikayetleri genellikle erken fark edilmez
ve hastalık sinsice ilerler. Bu durum hastalığın
daha çok yayılmasına ve tutulan organın
daha fazla tahrip olmasına sebep olur. Bu arada
hasta, çevresine tüberküloz mikrobunu saçmaya
devam eder ve daha çok kişinin hastalığa yakalanmasına
sebep olur. Akciğer ve solunum yolları
enfeksiyonları ekseriyetle hava yoluyla bulaşır.
Tüberkülozlu hastanın öksürüğü ile havaya
karışan ve asılı bulunan mikroplar, derin
nefes alınınca bronşlara ve akciğerlere kadar
inerek hastalığa sebep olur. Efendimiz, “Sizden
biriniz esneyeceği zaman elini ağzına koysun,
zira zararlı şeyler ağzına girer” buyurmuştur.3
Esneme sırasında hem havadaki mikropların
akciğerlere gitmesini önlemek, hem de hastaysak
havaya mikrop yayılmaması için ağzımızı
kapatmamız gerekir. Bu davranış; üst ve alt solunum
yollarına hava yoluyla bulaşacak hastalıklara
engel olmada ve tüberküloz gibi toplum
sağlığını tehdit eden bir hastalığın yayılmasını
önlemede basit, fakat çok önemli bir tedbirdir.
Tüberküloz hastalarının maske kullanması,
özellikle kapalı alanlarda öksürürken ve hapşırırken
ağzını mendil veya benzeri bir nesne
ile kapamasının, tüberküloz mikrobunun içinde
bulunduğu damlacıkların yayılmasına engel
olduğu kabul edilir.4 Tüberkülozlu hastanın konuşma
sırasında 0–210, öksürme ile 0–3500 ve
hapşırma ile 4500–1.000.000 mikro damlacık
oluşturduğu tespit edilmiştir.5 Bir kere öksürme
ile saçılan parçacık miktarı, ortalama beş dakika
konuşma ile dağılan miktara eşitken, hapşırma
ile ne kadar artacağı açıktır. Öksürme ve hapşırma
sırasında ağzı el ile kapamanın ve kapanan
eli yıkamanın hava yolu ile bulaşan hastalıklarının
yayılmasını önlemedeki tesiri ilmî olarak
ispatlanmıştır.