İstanbul’da bazı semtler vardır.
Ne tamamen yenilenmiştir, ne de eskimiştir.
Sadece katman katman birikmiştir.
Bakırköy.
Sabahları deniz kokusu gelir ama beton daha baskındır. Trafik sesi uzaktan duyulur. Hastanenin bahçesindeki ağaçlar hâlâ yerindedir. Büyük binalar hâlâ ayaktadır. Ama içlerinden geçen zaman, duvarlarda kalır.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin çevresinde hayat her zaman biraz daha ağır akar. Koridorlar uzundur. Arşiv odaları penceresizdir. Dosyalar eskidir. Bazıları 1970’lerden kalmadır.
Bu bölümde anlatılan hikâye, bugünün Bakırköy’ünde, sıradan bir apartman dairesinde geçer. İnce duvarlar, eski bir bina, boş olduğu söylenen bir yan daire… Ve arşivden çıkan eski planlar.
İlk başta her şey sıradandır.
Ev düzenlidir.
Duvar düzdür.
Bakış normaldir.
Sonra bazı dosyalar tekrar etmeye başlar.
Bazı cümleler aynı kalır.
Bazı duvarlar diğerlerinden daha kalın çıkar.
Yan Daire: Bakırköy Arşiv; korkuyu geçmişte değil, tekrar eden hafızada arar. 1974 tarihli bir dosya, bugünkü bir apartman planına benzer. Aynı cümle, farklı bir imzayla yeniden yazılmıştır.
Ve zamanla şu soru belirir:
Gerçekten bir yan daire mi vardır…
yoksa sadece duvarın içinde unutulmuş bir boşluk mu?
Bu hikâye tek bölümlük bağımsız bir anlatıdır. Devamı yoktur. Aynı duvara geri dönülmez. Çünkü bazı boşluklar yer değiştirmez; sadece fark edilir.
Bakırköy’de bazı daireler boştur.
Ama bu, aralarında hiç boşluk olmadığı anlamına gelmez.
Bu podcast’te anlatılan hikâyeler, farklı anlatılardan ve deneyimlerden esinlenerek yeniden kurgulanmıştır. Bazı detaylar, anlatım amacıyla değiştirilmiştir.
© 2025 Yan Daire
Tüm hakları saklıdır.
İletişim: [email protected]