Kendimizden öteye geçmek, insanları tanımak, onları kendi gizleri içinde arayıp bulmak, derinliklerine dalmak, onlarla anlamın engin ülkesinde buluşmak, bilişmek, duygularda, inceliklerde, güzelliklerde, hüzünlerde rastlaşmak… Kendimizden başkasına dönüp bakmayarak, onların başkalıklarında hiç konaklamadan, anlamayı, tanımayı, öğrenmeyi hiç denemeden öylece geçip giderek insanlık boyutunda sonsuz çeşitlilikle tezahür ve tecelli eden ilahi sanata nazar-ı dikkatimizi kapatmış oluyoruz. Bu herhalde bir insan için yaşayabileceği en dramatik idrak yoksulluğu ve en acınası mana yoksunluğudur.