Dr. Ömer Demirbağ, “Ya Ben Öleyim mi Söylemeyince” programının bu bölümünde, duayı yalnızca bir talep cümlesi olarak değil; kulun aczini, haddini ve Rabbine yönelişini açığa çıkaran en sahici kulluk hâli olarak ele alıyor. Dua ile istemek arasındaki farkın altı çizilirken; “Allah vermeyeceği şeyi kuluna istetmez” hakikati üzerinden, kabul algımızın ne kadar insan merkezli olduğu sorgulanıyor.Sohbet boyunca, duanın sonucunu belirleme çabasının kulluk bilinciyle bağdaşmadığı vurgulanıyor. Kulun görevinin istemek olduğu; vermenin zamanını, şeklini ve hikmetini tayin etmenin ise yalnızca Allah’a ait olduğu hatırlatılıyor. Duanın kabul edilmediği zannının, çoğu zaman insanın kendi beklentisini merkeze almasından kaynaklandığı ifade ediliyor.“Tek el açmak zillettir, iki el açmak izzettir” ifadesiyle; kulun yöneldiği kapının mahiyeti üzerinde duruluyor. Dua ederken gücü sınırlı olana değil, gücü her şeye yetene yönelmenin izzet olduğu anlatılırken; duanın bir sonuç pazarlığı değil, teslimiyet beyanı olduğu güçlü bir dille dile getiriliyor.Bu sohbet, duayı bir bekleme listesi değil; Allah ile canlı bir ilişki, sürekli bir yöneliş ve kul olma bilinci olarak yeniden düşünmeye çağırıyor. Kulun isteyerek zaten ilahi bir cevabın içine girdiği; bazen verilenin beklenen değil ama gereken olduğu hatırlatılıyor.🌿 Programda Öne Çıkan Başlıklar 🌿🤲 Dua nedir?: İstemekten öte, kul olma hâli📿 “Allah vermeyeceği şeyi istetmez” ne demektir?⏳ Duanın kabulü: Zaman mı, hikmet mi?🕊️ Teslimiyet ahlakı: Sonucu belirlemek kimin hakkı?🙌 İzzet ve zillet: Kime el açtığımız neyi gösterir?🌙 Dua ettiriliyorsan: Cevap nerededir?✨ Daha fazlası videomuzda…Bu sohbet; acele eden beklentilere karşı, sükûnetle teslim olmayı, sonuçtan önce kul kalabilmeyi hatırlatan bir durak.İstemeyi bilen ama karışmayan, dua eden ama dayatmayan bir kalbe davet…Gelin, beraber düşünelim.Gelin, beraber kul olmayı hatırlayalım.