Medeniyet başka, modernleşme başkadır. Birincisinde insan, görüşleri, düşünce tarzı, insanî yanlarıyla; ikincisinde ise, bedenî hazları, yaşama vasıta ve imkânlarıyla değişip yenilenmektedir.
Ne var ki, mefhum kargaşasıyla yanıltılmış nesiller; isim ve mefhumlar yanlış kullanıla kullanıla, önce ifade ve düşünce tarzında aldatılmış, sonra da çarpık ve bozuk düşüncelerin zihinlere yerleştirilmesiyle din, dil, millî felsefe, ahlâk ve kültürde saptırılmış ve dejenere edilmişlerdir. Teknik imkân ve modern vasıtalara sahip olan bir kısım milletler, daha doğrusu her millet içinde yarı “aydın” (!) çevreler, kendilerini medenî ve karşı tarafı da bedevî görerek medeniyet ve kültür adına tarihin affedemeyeceği en büyük günahı işlemişlerdir…