Zırvaizm

Zırvaizm

By ZırvaizmNewsPolitics
Download on the App Store

Zırvaizm episodes

  • KURUŞUN HESABI YAPILARAK ZENGİN OLUNUR MU?
    Yine ufak ve gerekli bir aradan sonra beraberiz. Sana anlatacak o kadar iey biriktirdim ki, dayanamadım ve mikrofonun başına geçtim.
    Geçenlerde oturduğum eyrde düşünüyordum. Dedim ki kendi kedime "yahu içinde bulunduğum toplumda bazı insanlar vardı".
    Bu insanlardan hep şöyle bahsedilirdi; "Ya baksana, adama kuruşun hesabını yapıyor, işte bunlar böyle zengin oluyor".
    Peki soru şu, biz yapmıyor muyuz bu hesabı? Tanıdıkların, ailen, dostların yapmıyor mu? Gayet tabi yapıyoruz. Öyle ki, ister maaşın, ister emekli maaşın, ister işsizlik maaşın... bunları alır almaz "nasıl kılı kırk yarıp, oraya buraya borcu ödeyip, kirayı ödeyip ayın sonu getireceğim?" diyerek kuruşun hesabını yapan biziz.
    Bu "kuruşun hesabını yapma" durumu, sadece o zenginliği ile övünülen insanlara mahsus değil ki.
    Eğer kuruşun hesabı yapılarak zengin olunabilseydi, biz de zengin olurduk. Demek ki ortada çok farklı bir durum varç Gel seninle birlikte bakalım. Bizler, sıradan insanlar olarak nasıl daha da zengin hale gelebiliriz.
    9 min
  • "ÇALIŞMAYANA EKMEK YOK" KOLPASI
    Ufak bir aradan sonra beraberiz. Bu süreyi elbette her zamanki gibi okumakla, araştırmakla ve sana anlatacak yeni şeyler keşfetmekle geçirdim. Bu yazımda daha önce defalarca duyduğuna emin olduğum ama gerçeklik ile uzaktan-yakından alakası olmayan bir kolpadan bahsedeceğim. Bir ön kabulden bahsedeceğim.
    “Çalışmayana ekmek yok !” kolpasını anlatacağım.
    Aslında durum tam da tersi. Çalışmayana ekmek var. Gel seninle beraber bakalım, içinde bulunduğumuz bu düzende çalışmayanlar nasıl fırınlar dolusu ekmek yiyor.
    9 min
  • LİYAKAT KOLPASI
    Merhaba dinleyicim nasılsın? Liyakatın keyfin yerinde mi? Benim bu aralar pek yerinde değil. Bu yazıda sana meritokrasinin neden bir ihtiyaç haline geldiğini, bunun yanında neden liyakat esaslı bir toplum kuramadığımızı anlatacağım. Gel seninle beraber bakalım, neden “işini iyi yapacak liyakatlı insanlara” ihtiyaç duyar hale geldik.
    Doğru soruları sormak, elbette bize doğru cevaplar verecektir. Ben ömrümün çok uzun bir kısmını, kapitalizmin nasıl çalıştığını anlamadan geçirdim. O bilmiş liboş ağızların, hatta sokakta kendisine mikrofon uzatılan garibanlardan “liyakat lazım liyakat, işi ehline vermek lazım” laflarını duyunca “hakikaten ya liyakat lazım” dediğim dahi oldu…
    Peki ne oldu da liyakatlı insanlar bulunması zor hale geldi? Bu bir geceden sabaha, bir yıldan öteki yıla olan bir şey olmasa gerek. Bir veya birden fazla insanın eliyle mi yapıldı?
    Sana en başta meritokrasi denilen şeyin benim ideal toplumumda çok da ihtiyaç duyulan bir şey olmadığını itiraf etmeliyim. Yani bana göre meritokrasi de kapitalizmin kendisi kadar eski ve ağalık dönemi artığı kavramlar.
    8 min
  • İYİ PATRON YOKTUR
    Bugün seninle pek az konuşulan, konuşulmak istendiğinde de yanlış anlatılan bir gerçeklikten bahsedeceğim. Sana neden iyi bir patronun var olamayacağını anlatacağım. Gel seninle beraber bakalım, neden iyi patron denilen şey bir rüyadan ibarettir.Büyük ihtimalle sen de bu yaşına kadar insanların mesleklerinin başına “iyi” veya “kötü” sıfatları konularak anıldığını duymuşsundur. İyi doktor, kötü muhasebeci, iyi mühendis, kötü kasap, iyi öğretmen… liste uzar da gider.
    Patronluk bir meslek midir?İşini belli bir dönem iyi yapmasından ötürü herhangi bir meslek grubundan bir kişiye ürettiği ürün veya hizmetin kalitesine bakarak o kişiyi “iyi meslek erbabı” olarak sınıflandırmak mümkün. Bu sebeple en başta şu ayrımı yapmak zorundayım;
    Patron olmak bir meslek değildir, iş veren olmak, sermayedar olmak, yani insanların ücret karşılığında emeğini sattığı kişi olmak bir meslek değildir.Tam da bu sebepten ortada bir meslek olmadığı için bizim gibi normal mesleklere sahip ve emeğini satarak geçinen insanlara yakıştırıldığı gibi herhangi bir patrona iyi iş çıkardı babında “iyi patron” denilemez.
    10 min
  • BU ÜLKEDE FAKİRLİK SORUNU YOK !
    Bu bölümde seninle hepimizin doğrudan muhatabı olduğu, belki pek azımızın içten içe farkında olduğu, çok uzun zamandır önümüzde duran ama kimsenin bahsetmediği bir gerçeklikten bahsedeceğim.
    Sorun ne ve nerede?İçinde bulunduğun ülkede aslında fakirlik problemi yok. Asıl problem aşırı zenginlik problemi. Evet, yanlış duymadın. Var olan durumu bugüne kadar sana şu şekilde anlattılar; insanlar açlıktan kırılıyor, geçinemiyorlar, faturalarını ödeyemiyorlar, barınamıyorlar.
    Evet, bu doğru ve bu doğruluk aslında bir şeyin sonucu ve biz bu sonucu tartışıyoruz. Yani problemin kendisini tartışmıyoruz. Peki problem ne problemi? Bütün zenginliğin, varlığın, az ve mutlu bir insan toplulusunun elinde toplanabilmiş olması.
    İşte o yüzden bu yazının başlığını “bu ülkede fakirlik sorunu yok” şeklinde koydum.
    Şimdi gel seninle beraber bakalım biz bu duruma nasıl geldik?
    10 min
  • MULTITASKING KÖLELER
    Ne haber kıymetli dinleyicim nasılsın? Umarım son görüştüğümüz yayından bu yana kaygılarının sayısını azaltmış, borçlarını kapatmış ve mümkünse fakirleşmeden durabilmişsindir. Gün geçtikçe enflasyonun altında daha fazla ezilip, pahalılığa kurban gitmeye devam ediyorum. Senin de durumunun bundan çok farklı olduğunu zannetmiyorum.
    Yayına başlamadan önce seninle kabullenmek zorunda kaldığım ama pek de hoşuma gitmeyen bir gerçekten bahsedeceğim. Bu gerçeklik şu, hiç birimizin kapitalizme karşı bağışıklığı yok. Hepimiz kapitalist toplumlarda ve kapitalist devletlerde doğduk. Bunu yayının en başında söylemenin yayının kalanında seninle paylaşacağım fikirleri anlamanda ve o fikirleri duyunca incinmemende yardımı olacak.
    Peki yayının konusu ne? Multitasking, diğer bir deyişle çoklu görev kabiliyeti. Gel seninle beraber bakalım kapitalistler çalışarak geçinen insanların neden aynı anda birden fazla görevi idare edebilir halde olmasını istiyor?
    10 min
  • "TIRNAKLARIMLA GELDİM" MASALI
    Merhaba kıymetli dinleyicim. Nasılsın. Sağlığın, keyfin, halin vaktin yerinde mi? Kendini nasıl hissediyorsun? Geçinebiliyor musun? Borçlarını ödeyebiliyor musun? Kendinin veya çocuğunun geleceği için endişeleniyor musun?
    Bu günlerde kiminle karşılaşsam kendisine bu soruları soruyorum. Dost meclisinde, yeni bir arkadaş edindiğimde doğrudan bu podcast serisinde konuştuğum konuları açıyorum. Bugün de seninle çok uzun zamandır üzerine konuşmak istediğim, daha önceki yayınlarda ucundan, kıyısından değindiğim bir konuyu paylaşacağım.
    Eminim sen de daha önce bu “sıfırdan gelerek” zengin olduğunu iddia eden insanlarla tanışmışsındır.
    Sıfırdan gelerek milyarder olan insanların hikayelerini duymayı sevdiğini de biliyorum çünkü çoğumuz o hikayeleri dinlemekten hoşnut oluyoruz. Hatta önceleri bu insanların hikayelerini okuyup, dinleyip “bir gün ben de o milyarderler kulübüne katılabilirim, bir istisna olabilirim” diyerek rüyalara daldım.
    Taa ki kapitalizmin nasıl işlediğini anlayana kadar.
    15 min

About Zırvaizm

From the publisher's feed

Kapitalizmin kolpalarını tek tek çürütüyoruz. Rahatsız olup keriz yerine konulmuş gibi hissedeceksin. Seni nasıl kandırdıklarını fark edeceksin. Yoksulluğunun ve geçim sıkıntının arkasındaki gerçek…