
Sign up to save your podcasts
Or


2024 ile birlikte geride bıraktıklarım ve de sırt çantama ekleyip yanıma aldıklarım hakkında konuşmak istedim. özellikle yılın son günlerinde zihnime iyice kazınan bir şeyler vardı, en çok belirgin olanı da hayatın siyah ve beyaz yönlere indirgenecek kadar basit olmadığını anlamamdı. aksine hayat, bu ikisi arasında mekik dokurken tükenip pes ettirecek ve sana grinin de olabileceğini öyle hemen göstermeyecek kadar zalimmiş. onu arayacaksa, bulacaksa, fark edecekse, anlayacaksa ve en sonunda kabullenecekse biri şayet, bunu tek bir kişiye, yani senin omuzlarına hiçbir sorumluluk almadan bırakıp gidiyormuş.
şimdilerde ben de gri ile tanışıyorum.
onu da kabullenmeye ve sırtımda taşımaya çalışıyorum.
yeni yılınız kutlu olsun. keyifli dinlemeler. love u!
mezun olduğumdan beri sanki her şey koca bir kayaya dönüşüp üzerime fırlatıldı. kendim de dahil olmak üzere. ve hayatımın her köşesine sızan okul adiyeti kendini sefil hayatımdan bir anda çekip çıkarnca ortada sanki "hiçbir şey" olarak kalakaldım.
öyle olmadığını çok iyi biliyordum,
öyle olduğunu da.
çünkü her şey, içerisindeyken gerçekten öyleymiş gibi görünür. öyle olsa da olmasa da.
ben ise şu sıra hiçbir şey miyim bir şey miyimi bir kenara bırakmakla birlikte her şeyi bıraktım. sanırım yapabildiğimin en iyisini bu zannediyorum.
bu bölüm, biraz buralardan biraz da oralardan konuştum bir şeyler. sanırım bugüne kadar en rahat hissederek kaydettiğim ve de en kısa süreye sahip bölüm oldu. umarım keyifle dinlersiniz.
ve umarım yakın zamanda kendime sarılacak cesareti bulabilirim.
sen de henüz bulamıyorsan eğer elim sırtında. bazı günler olmuyor, biliyorum. ama olduğu günler de oluyor, biliyorsun. yine olacak. unutma, sen varsın ve sensin. love u!
buraya kadar okuduysan eğer, bölüm şarkısı sertap erener-kız leyla <3
çok uzun zamandır içerisinde donakaldığım ve bunun üzerine düşünmeme dahi engel olan şey: ertelemek. son zamanlarda kendisiyle epey zorlu bir çekişme içerisindeyiz gibi hissediyorum ama artık şefkatle yaklaşmaya çalışıyorum. çünkü bunu fark edebilmek bile sürekli erteleyen bir insan için olağanüstü bir adım, biliyorum.
bu bölüm kendime biraz sakinleşip neyin ne olduğunu görmeye, tanımaya ve anlamaya çalışmam gerektiğinin hatırlatması. unutma ki tanımadığın her şey sana yabancıdır. ve bir yabancıyı kimse evine almaz.
herkese merhaba 👩🏻💻 podcastin bu bölümünde yeni iş deneyimimin kovulmamla nasıl son bulduğunu ve süreç içerisinde neler hissettiğimi anlattım. 🙂✌🏻
23 yıllık hayatımda hizmet sektöründe uğradığım sayısız mobbinge karşı bir şekilde direnç gösterebilsem de bu sefer öyle olmadı. boynum kıldan ince bir haldeyken, belki de en zayıf ve çaresiz hissettiğim bir döneme denk geldi her şey. ve ben pek baş edemedim kendileriyle. birde her nereye gidersem gideyim benimle gelen o "herkes tarafından anlaşılıp sevilmeliyim ve de bu şekilde aidiyet geliştirmeliyim" şeklindeki hayatımın merkezinde yer alan karmaşık ve yorucu motto haliyle epey üzücü sonuçlar elde etmeme neden oldu.
biraz durup önümdeki duvarın duvar olduğunu ve benimde o duvar için tanıdık bir duvar olamama ihtimalimi anlamaya ve de öğrenmeye çalışmam gerekti. hâlâ daha çalışıyorum. hayatımın bir noktasında tamamen bunu öğrenip kabullendiğim versiyonumu hayal ediyorum.
umuyorum.
umuyorum ki anlaşılmadığımı hissettiğim noktada bunu kabullenebilecek gücüm olsun.
ne büyük erdem. 🙂
ve bölümü kaydettikten sonra aklımda bir soru belirdi: neden sana sandalye ayrılmamış bir sofrada ısrarla yemek yemeğe çabalıyorsun?
.
bölümde bahsettiğim podcast ve bölüm; https://youtu.be/9WUyp5pkdNQ?si=Yr5xZaU4GDRF68en
bana ulaşmak isterseniz;https://www.instagram.com/digerparagrafagec/
yeni mezun bir işsiz olmanın zorluğu, 23 yıllık hayatımda hiçbir zaman baş edebildiğimi hissedemediğim o hayat ve hizmet sektörünün son zamanlarda bana ettiği eziyetle birlikte ezik ve ucube gibi hissettirdiği birkaç andan bahsetmek, daha doğrusu dertleşip yakınmak istedim. bu aralar bu kadar eksik ve yetersiz hissetmekte çok zorlanıyorum.
insan taşıyamadığı duygularla baş edemiyor, habire tökezliyor ama yine de ilerliyor.
içinden çıkamadığımı ve bu yükün altından ezilip taşıyamadığımı hissettiğim duygu ve düşüncelerimin beni soktuğu döngüye değinip aynı zamanda bu döngünün beni sıyırıp geçmesi için gösterdiğim birtakım çabalardan bahsettim. umarım dinleyenlerin kalplerinin ucundan köşesinden bir şeylere değinmiştir cümlelerim. 🥺 love u 💜
dipnotlar:
bölüm fotoğrafları bana ait. 🤍
ve
benimle iletişime geçmek isterseniz eğer;
https://www.instagram.com/digerparagrafagec/
bir yerlerde birileri "kendini sev, değer ver" ve "kendine öncelik ver" gibi boş keseden motivasyonlar dağıtırken kimse insanın kendini nasıl seveceğini, değer ve öncelik vereceğini anlatmıyor. çünkü bakıldığında ilk yol daha kolay ve sancısız. halbuki bunlar bir benlik inşasının, kendi olmanın süreci. bende bu bölümde kendimi inşa etme sürecimde yanımda yürüyen derealizasyondan ve attığım kimileri için küçük benim için çok büyük adımlardan bahsettim. bu bölüm kendi yaşamında kendine yer verebilmenin ve devam edebilmenin üzerine yük olarak bindiği herkes için. 🤍
son zamanlardaki popüler podcast kültürü içerisinde bir şeyler üretme hevesim aynı zamanda tüketim köleliğine hizmet etmekten geri duramasa da bende bir şeyler eklemek ve muhtemelen üzerine 1000 kez yazılmış ve de çizilmiş konulara 1001. olarak katılmak istedim. düşününce buna gerek yoktu ama ben vardım. birde konuşmak istediklerim.
From the publisher's feed