Türkiye, 31 Mart sabahı tarihin en kritik yerel seçimlerinden birine gidiyor. İlk defa ittifakların yarıştığı bir seçim olması nedeniyle de tarihi bir öneme sahip olan yerel seçimlerin, büyükşehirlerdeki 17 yıllık AKP iktidarına son verebileceği konuşuluyor.
Her seçimde güvenilirliği konusunda tartışmalar yapılan kamuoyu araştırmaları, ilk defa iktidarın da üst perdeden tartışma konusu yapmasıyla farklı bir boyuta taşındı. Basına yansıyan anketlerin geneli, AKP ve MHP ortaklığındaki Cumhur İttifakı’nın CHP ve İYİ Parti birlikteliğindeki Millet İttifakı ile HDP ve Saadet Partisinin oylarının gerisinde kaldığını söylüyor. Saygın araştırma kurumlarının genel müdürleri, referandum ve 24 Haziran seçimlerindeki yüzde 51’e 49’luk dengenin muhalefet lehine değişeceğini öngörüyor.
Seçime giderken en önemli sorunların başında hiç şüphesiz ekonomideki kötü gidişat yer alıyor. Öte yandan Kürt coğrafyasında ise bir numaralı gündem kayyım yönetimleri...
Peki, Türkiyeli seçmenler bu konular hakkında ne düşünüyor?
2014 yerel seçimlerinden bu yana kentlerde neler değişti, eğilimler ne yöne doğru evrildi?
Aradan geçen beş yılda partilere destekte ciddi oranda bir değişiklik söz konusu mu?
İşte bu sorulara, Türkiye’nin Kararı programında halkın nabzını bizzat yerinden ölçen Ahval muhabirleri ile yanıt aramaya çalıştık.
Sahadan gelen bilgiler, ekonominin bu seçimde Türkiye’nin genelinde doğrudan etkisini gösterecek faktör olduğu yönünde. Kürt coğrafyasında ise kimlik siyaseti ön planda. Bu seçimler, bir anlamda kayyım yönetimlerinin halktaki karşılığını da ortaya koymuş olacak.
Maaz İbrahimoğlu, Bursa, Rize, Trabzon ve İstanbul’dan izlenimlerini aktarırken; özellikle Bursa ve İstanbul’da AKP’nin, dolayısıyla Cumhur İttifakı’nın bir sürpriz yaşayabileceğini söylüyor.
Ceren Karlıdağ ise Ege’nin nabzını tutan muhabirlerden. Aydın, İzmir ve Manisa’da vatandaşlarla konuşan Karlıdağ, Aydın ve Manisa’da İYİ Parti ve HDP’nin belediye başkanını belirlemede etkin rol oynayacağını söylüyor. İzmir’de ise CHP adayı Tunç Soyer’in bir sürprizle karşılaşmayacağına kesin gözüyle bakıldığını aktarıyor. AKP adayı Nihat Zeybekci’nin içki ve özgürlükler konusundaki söyleminin İzmir seçmeninde hiçbir karşılığı olmadığını altını çiziyor.
Hem Maaz hem de Ceren’in sahadan izlenimleri, HDP seçmeninin, partilerinin aday çıkarmadığı yerlerde muhalefet adaylarına destek vererek Cumhur İttifakı’nı geriletme düşüncesi içerisinde olduğu yönünde. Muhabirler, sandığa gitmeme eğiliminin çok düşük oranda olacağını ifade ediyorlar.
Burcu Özkaya; Ahval’in seçim bölgeleri turlarında Hatay, Adana ve Mersin’e giderek buradaki gözlemlerini okurla paylaştı. Bu üç şehir de seçim gecesi, sonuçların merakla bekleneceği yerlerden.
Özkaya’nın halktan edindiği izlenimler, Mersin ve Adana’da MHP iktidarının sona ereceği yolunda. Hatay’da ise HDP faktörü seçim sonucunu belirleyici etken olarak öne çıkacak...
Son olarak Deniz Tekin ise, tartışmasız en önemli şehirlerden olan Diyarbakır, Batman ve Mardin’deydi.
Tekin’in anlattığına göre, bölgede bir numaralı gündem kayyım yönetimleri. İktidarın kimlik siyaseti üzerinden sindirme politikasının halkta büyük bir tepkiye yol açtığını söyleyen Tekin, HDP adaylarının seçilmesi durumunda tekrar kayyım atanacağı endişesinin yüksek oranda hissedildiğini belirtiyor.
Deniz Tekin, bölgedeki psikolojik durumu özetlerken “Tam bir duygusal kopuş yaşanıyor” diyor. Ancak özellikle HDP seçmeni sandığa giderek kayyım yönetimine bir nevi karşılık vermeye hazırlanıyor.
Gelin, seçime son bir gün kala seçmenin nabzına ilişkin detayları, bölge bölge Ahval muhabirlerinden dinleyelim.
Türkiye’nin Kararı podcasti için, buyurun…