Yerel seçimlere altı gün kala Cumhur İttifakı partileri AKP ve MHP ile, liderleri Erdoğan ve Bahçeli muhalefete yönelik saldırı ve söylem dozunu iyice sertleştirdiler.
Bunun arkasından bir takım hamlelerin geleceği beklentisi boş çıkmadı ve iktidar medyasında CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi belediye meclis üyeliği aday listelerinde yer alan “terör bağlantılı” olduğu ileri sürülen 340 kişinin, ismi, resmi ve TC Kimlik Numaraları yayınlandı.
Anlaşıldığı kadarıyla Hürriyet ve Sabah’ın yayınladığı bu bilgiler, devletin istihbarat toplama arşivlerindeki bilgiler. Kişilerle ilgili bir somut yargı kararı, mahkumiyet, kesinleşmiş bir somut delil yok. Duyumlar, derlenen bilgiler söz konusu.
Ankara’dan Zülfikar Doğan iktidar ittifakının bu hamlesinin ciddi bir çaresizlik ve sıkışmışlığın göstergesi olduğunu söylerken, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın da son konuşmalarında başta Mansur Yavaş olmak üzere muhalefetin Ankara, İzmir ve diğer illerdeki adaylarını muhatap alıp, “nokta atışlar” yapmaya ağırlık vermesini buna bağlıyor.
Erdoğan’ın artık muhalefet liderlerini bırakıp, doğrudan adayları muhatap almaya başladığını söyleyen Doğan, oysa bu kişilerin rakiplerinin Ankara’da Özhaseki, İstanbul’da Binali Yıldırım, İzmir’de Nihat Zeybekçi olduğunu belirterek “Hepsinin yerine Erdoğan konuşuyor, eleştiriyor, cevap veriyor. Yenikapı mitinginde Binali Yıldırım ‘fazla vaktinizi almayacağım, projeleri Cumhurbaşkanımız açıklayacak’ deyip kenara çekildi. Hangi ilçede hangi mahalleye meydan, nereye kreş yapılacağını bile Erdoğan anlattı. Yani 81 ilin belediye başkanı olmaya aday gibi. Demek ki, bu belediyeleri de, şayet AKP kazanırsa, Erdoğan yönetecek. Adaylar seçilseler bile, kreş açmak dahil, yapacakları her işte Erdoğan’a sorup, izin alacak” diyor.
Zülfikar Doğan’a göre Erdoğan’ın finans ve bankacılık sektörüne dönük gözdağının da yakın gelecekte Türkiye’ye ağır faturaları olacak. Dış kaynak temininde, Hazinenin borçlanma maliyetlerinde ve yatırım sermayesi çekme konusunda bu tutumun yansımalarının yakında görüleceğini söyleyen Doğan “Umarım bu yaklaşım seçim dönemiyle sınırlıdır ve seçimden sonra değişir. Aklı selim, soğukkanlılık hakim olur, sorunların çözümüne odaklanılır. Yoksa Türkiye’yi çok zor günler bekliyor” değerlendirmesini yapıyor.