
Sign up to save your podcasts
Or


Wer wirkt, führt.
Buradaki „wirken“ = etki yaratmak / iz bırakmak / güçlü bir etki bırakmak
Yani sadece görünmek değil,
👉 insanları etkilemek, üzerinde iz bırakmak.
🧠 Anlam:
Kim etki yaratırsa, o yön verir / o lider olur.
🔹 seit zwei Jahren
Anlamı: iki yıldır
📌 “seit” geçmişte başlayan ve hâlâ devam eden bir zamanı anlatır.
seit + zaman ifadesi (Dativ)
seit zwei Jahren → iki yıldır
seit drei Monaten → üç aydır
seit gestern → dünden beri
Ich lerne seit zwei Jahren Deutsch.
→ İki yıldır Almanca öğreniyorum.
Er arbeitet seit zwei Jahren hier.
→ İki yıldır burada çalışıyor.
🧠 Özet:
seit = -den beri / -dır (ve hâlâ devam ediyor)
🔹 nur
Anlamı: sadece / yalnızca / ancak
Bir şeyi sınırlar veya az gösterir.
Ich bleibe nur zwei Wochen.
→ Sadece iki hafta kalıyorum.
Ich habe nur zehn Euro.
→ Sadece on euro var.
Es ist nur ein Fehler.
→ Bu sadece bir hata.
Nur du verstehst mich.
→ Sadece sen beni anlıyorsun.
🧠 Özet:
nur = miktarı veya kapsamı sınırlar (sadece / yalnızca)
Şehirler genelde artikelsiz → sadece in + isimArtikel varsa → in + Artikel (Dativ) kullanılır.
🔹 zurückkommen
Anlamı: geri gelmek / geri dönmek
🔹 “zurück” = geri
🔹 “kommen” = gelmek
Birlikte:
👉 geri gelmek
Er kommt zurück.
→ O geri geliyor / geri dönüyor.
Wann kommst du zurück?
→ Ne zaman geri dönüyorsun?
Ich komme bald zurück.
→ Yakında geri döneceğim.
🧠 Özet:
zurückkommen = bir yere gidip tekrar geri gelmek
„kein Stück“ = hiç / zerre kadar değil / hiçbir şekilde
🔹 “Stück” normalde “parça / miktar” demektir.
🔹 Ama “kein Stück” ifadesi mecazdır.
👉 Hiç değil, kesinlikle değil anlamı verir.
Das ist kein Stück lustig.
→ Bu hiç komik değil.
Ich bin kein Stück müde.
→ Hiç yorgun değilim.
Das war kein Stück einfach.
→ Hiç kolay değildi.
🧠 Özet:
kein Stück = hiç / zerre kadar değil (vurgulu olumsuzluk)
Örnekler:
„noch ein Stück“ = biraz daha / biraz daha mesafe
🔹 “noch” → hâlâ / daha
🔹 “ein Stück” → bir miktar / biraz mesafe
Birlikte anlamı:
👉 Biraz daha (gitmek / sürmek / devam etmek)
Örnek:
Ich muss noch ein Stück fahren.
→ Biraz daha gitmem gerekiyor.
🧠 Yani kesin mesafe söylemez, sadece “henüz bitmedi, biraz daha var” anlamı verir.
Lebenswichtige Informationen:
anbrennen = dibi tutmak
🔹 Yemek tencerenin dibine yapışıp yanmaya başlar
🔹 Genelde alt kısmı kahverengi/siyah olur
🔹 Ateş fazla ya da karıştırma az olduğunda olur
🧠 Der Reis brennt an.→ Pirinç dibi tutuyor.
✅ Ich fahre in die Türkei.
Şimdi Türkçe açıklayayım 👇
Almanca’da bir yere hareket varsa (gitmek, gelmek, taşınmak gibi),
şu soruyu sorarız:
👉 Wohin? (Nereye?)
Bu soru genelde Akkusativ ister.
“Türkiye” Almanca’da artikelli bir ülkedir:
die Türkei
Hareket olduğu için:
in + Akkusativ
die → Akkusativ’te yine die kalır
Bu yüzden:
✔ Ich fahre in die Türkei.
“zu” genelde bir kişiye, kuruma ya da belirli bir noktaya giderken kullanılır:
zur Schule
zum Arzt
zur Post
Ama ülkeler için kullanılmaz (istisnalar hariç).
Artikelsiz ülkelerde “nach” kullanılır:
Ich fahre nach Deutschland.
Ich fahre nach Österreich.
Ich fahre nach Frankreich.
Özet:
Hareket varsa →
Artikelli ülke → in die / in den
Artikelsiz ülke → nach
From the publisher's feed

65 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners