
Sign up to save your podcasts
Or


1️⃣ „Sie suchen jemanden.“
suchen + Akkusativ kullanılır.
„jemanden“ = belirsiz bir kişiyi arıyorlar.
👉 Aradıkları kişi belli değil.
Perfekt zaman: haben + Partizip II
„ihn“ = er zamirinin Akkusativ hâli (onu).
👉 Asena bir erkeği gördü.
sagen + Dativ (Ali’ye)
„dass“ cümlelerinde fiil sona gider.
👉 Asena, Ali’ye onu gördüğünü söylüyor.
warnen + Akkusativ
Birine uyarıda bulunmak anlamında.
👉 Ali, Asena’yı uyarıyor.
„auf jemanden hören“ = birini dinlemek
Olumsuz: nicht
👉 Asena, Ali’yi dinlemiyor.
nachreiten + Dativ → „ihr“
Birinin peşinden gitmek, peşine düşmek anlamında.
👉 Onun arkasından gidiyor.
2️⃣ „Asena hat ihn gesehen.“3️⃣ „Asena sagt Ali, dass sie ihn gesehen hat.“4️⃣ „Ali warnt Asena.“5️⃣ „Asena hört nicht auf ihn.“6️⃣ „Er reitet ihr nach.“
🔤 Fiil: hoffen
Ayrılmayan fiil
Anlamı: umut etmek, bir şeyi dilemek
Çoğu zaman „dass“ ile kullanılır ama burada dass olmadan da doğal:
→ „Ich hoffe, (dass) dieses Herz dich findet.“
Duygusal bir temenni ifade eder.
👉 Bu cümle sevgi dolu bir dilek: Bu kalbin seni bulmasını umuyorum.
🔤 Fiil: wegspringen
Ayrılabilir fiil → weg-springen
Anlamı: bir yerden aniden zıplayarak uzaklaşmak / fırlamak
Cümlede ayrılır:
👉 Die Katze springt weg.
(springt … weg)
Ayrılabilir fiiller Perfekt’te birleşir:
👉 Die Katze ist weggesprungen.
Ani, hızlı ve genelde “korkma / şaşırma” tepkisini anlatır.
„weg“ → uzaklaşma
„springen“ → zıplamak
👉 Yani wegspringen, zıplayarak uzaklaşmak demektir.
📌 Perfekt (geçmiş zaman):💡 Kullanım:
🔤 Fiil: zusammenlegen
Ayrılabilir fiil: zusammen-legen
Anlamı: bir şeyi katlamak, düzenli hâle getirmek
Cümlede ayrılır:
→ lege … zusammen
Perfekt hâli birleşir:
→ „Ich habe die Wäsche zusammengelegt.“
👉 Bu fiil, çamaşırları katlamak ve düzenlemek için kullanılır.
🇩🇪 1️⃣ Ich stelle die Lampe auf den Tisch.
➡️ WOHIN? (Akkusativ – hareket var)
auf den → masaya doğru, yer değişimi var.
➡️ WO? (Dativ – hareket yok)
auf dem → masa üzerinde duruyor, sabit.
➡️ Nereden? (Kaynak – ayrılma)
von dem = vom → masadan alıyorum.
🇩🇪 2️⃣ Die Lampe steht auf dem Tisch.🇩🇪 3️⃣ Ich nehme die Lampe vom Tisch.
🔤 Fiil: zuschauen
Ayrılabilir fiil: zu-schauen
Anlamı: bir şeyi izlemek, seyretmek
Cümlede ayrılır:
→ schauen … zu
Birine/ bir şeye sadece şahit olmak, katılmadan izlemek anlamı verir.
Perfekt: „Die Katzen haben zugeschaut.“
(tek kelime, birleşik yazılır!)
👉 Cümlede kediler sadece izleyici, eyleme katılmıyor.
🇩🇪 schimpfen mit + Dativ
🇹🇷 (biriyle azarlamak / birine kızmak)
Yani kime kızdığını “mit” ile söylersin.
schimpfen mit + der/dem …
→ birisiyle azarlamak, birine kızmak
Kediyi azarlıyor.
Çocuğu azarlıyor.
Sana kızıyorum / seni azarlıyorum.
Çünkü Almanca’da “schimpfen”, duygusal tepkiyi birisine yöneltmek anlamında Dativ ister:
➡️ kiminle tartışıyorum? kime kızıyorum?
✔️ Almanca’da “schimpfen” fiili her zaman “mit + Dativ” ile kullanılır.📌 Yapı:📍 Örnekler:✔️ Sie schimpft mit der Katze.✔️ Er schimpft mit dem Kind.✔️ Ich schimpfe mit dir.⭐️ Neden „mit“?
🇩🇪 beurteilen
➡️ değerlendirmek, yorumlamak, bir fikir vermek
Bu fiil tarafsızdır.
Bir kişi, durum ya da performans hakkında görüş bildirmek anlamına gelir.
Ceza yok, karar yok.
Sadece değerlendirme.
Örnek:
Der Lehrer beurteilt den Schüler.
➜ Öğretmen öğrenciyi değerlendiriyor (not veriyor, yorumluyor).
➡️ mahkûm etmek, cezaya çarptırmak
Bu fiil çok güçlüdür ve genellikle mahkeme, hukuk, ağır eleştiri bağlamlarında kullanılır.
Birine resmî bir ceza vermek ya da kesin biçimde kınamak anlamına gelir.
Örnek:
Der Richter verurteilt den Schuldigen.
➜ Hakim suçluyu mahkûm ediyor (ceza veriyor).
✔️ 1. Normal bir fiildir (ayrılmayan)
Ayrılabilen fiil değildir.
Cümlenin sonunda Partizip II = verschüttet olur.
Dökülen şey –i haline girer.
Die Milch → die Milch verschütten
den Kaffee → den Kaffee verschütten
Die Katze hat die Milch verschüttet.
➜ Kedi sütü döktü.
Ich habe meinen Kaffee verschüttet.
➜ Kahvemi döktüm.
Pass auf, sonst verschüttest du alles!
➜ Dikkat et, yoksa her şeyi dökeceksin!
✔️ 2. Akkusativ nesne alır📌 Örnekler
🇩🇪 zumachen
➡️ kapatmak
Almanca’da “zumachen” günlük konuşmada en çok kullanılan kapatmak fiilidir.
Kapıyı, pencereyi, çantayı, defteri — fiziksel olarak kapanan her şeyi ifade eder.
zu-machen → zu en sona gider.
Örnek:
Ich mache die Tür zu.
➜ Kapıyı kapatıyorum.
Mach das Fenster zu!
➜ Pencereyi kapat!
Kapatılan şey -i haline girer.
die Tür → die Tür zu machen
das Fenster → das Fenster zu machen
zumachen = kapatmak
Ayrılabilen fiil → zu sona gider
Nesne Akkusativ olur
Günlük hayatta en sık kullanılan “kapatmak” formu
📌 Grammatik – Wie benutzt man „zumachen“?✔️ 1. Ayrılabilen fiildir (trennbares Verb)✔️ 2. Akkusativ nesne alır📌 Kısa Özet
From the publisher's feed

65 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners