
Sign up to save your podcasts
Or


🇩🇪 verstehen
🇹🇷 anlamak
📘 Konjugation (Präsens):
ich verstehe – ben anlıyorum
du verstehst – sen anlıyorsun
er/sie/es versteht – o anlıyor
wir verstehen – biz anlıyoruz
ihr versteht – siz anlıyorsunuz
sie/Sie verstehen – onlar / siz (resmî) anlıyorlar
💬 Beispielsätze:
🇩🇪 Ich verstehe dich.
🇹🇷 Seni anlıyorum.
🇩🇪 Verstehst du mich?
🇹🇷 Beni anlıyor musun?
🇩🇪 Wir verstehen uns gut.
🇹🇷 Birbirimizi iyi anlıyoruz.
💡 Not:
„verstehen“ sadece duymak değil, anlamak, kavramak demektir.
👉 Ich höre dich, aber ich verstehe dich nicht!
(Seni duyuyorum ama anlamıyorum!)
🔥 Mini-Challenge:
Yorumlara yaz 👇
👉 Bugün kimi / neyi anladın?
(örnek: Ich habe meinen Lehrer verstanden. 👨🏫*)
🇩🇪 schauen – 🇹🇷 bakmak
📘 Konjugation (Präsens):
ich schaue – ben bakıyorum
du schaust – sen bakıyorsun
er/sie/es schaut – o bakıyor
wir schauen – biz bakıyoruz
ihr schaut – siz bakıyorsunuz
sie/Sie schauen – onlar / siz (resmî) bakıyorlar
💬 Beispielsätze:
🇩🇪 Ich schaue dich an.
🇹🇷 Sana bakıyorum.
🇩🇪 Wir schauen einen Film.
🇹🇷 Film izliyoruz / Filme bakıyoruz.
🇩🇪 Schau mal!
🇹🇷 Baksana! 👀
🇩🇪 Er schaut jeden Tag in den Spiegel.
🇹🇷 Her gün aynaya bakıyor.
💡 Not:
„schauen“ = bakmak 👁️
„anschauen“ / „angucken“ = dikkatlice bakmak, izlemek 🎬
🔥 Mini-Challenge:
Yorumlara yaz 👇
👉 Bugün en çok neye baktın?
(örnek: Telefona baktım 📱 → Ich habe aufs Handy geschaut.)
🇩🇪 die Wurzelbehandlung
🇹🇷 kanal tedavisi
🔥 Mini-Challenge:
Yorumlara yaz 👇
👉 En korktuğun tıbbi işlem Almanca nasıl söylenir?
(örnek: iğne = die Spritze 💉)
🇩🇪 teuer 🇹🇷 pahalı
💡 Steigerung (Derecelendirme):
teuer → teurer → am teuersten
pahalı → daha pahalı → en pahalı
🗣️ Beispielsätze / Örnek cümleler:
🇩🇪 Das Auto ist teuer.
🇹🇷 Araba pahalı.
🇩🇪 Diese Wohnung ist teurer als meine.
🇹🇷 Bu daire benimkinden daha pahalı.
🇩🇪 Dubai ist am teuersten!
🇹🇷 En pahalı yer Dubai!
🇩🇪 kunterbunt
🇹🇷 rengarenk
Bu kelime sadece “çok renkli” değil — aynı zamanda neşeli, karışık ama güzel demektir 🎨
Mesela hayat, çocukluk, ya da bir sonbahar günü gibi 🍁
💡 Anlamı:
Bir şeyin içinde birçok farklı renk, duygu veya detay varsa “kunterbunt” denir.
Yani düzenli değil ama keyifli bir karışıklık! 😄
📖 Örnek cümleler:
🔹 Die Blätter sind kunterbunt. → Yapraklar rengarenk. 🍂
🔹 Mein Zimmer ist kunterbunt. → Odam rengarenk. 🎈
🔹 Das Leben ist kunterbunt. → Hayat rengarenk. 🌈
💬 Senin sıra:
Senin hayatında ne “kunterbunt”?
Yorumlara yaz! 🎨
🇩🇪 begehen → 🇹🇷 işlemek (suç, hata vb.)
Ama dikkat! 😅
Bu fiil sadece suç işlemek değil, bazen hata yapmak anlamına da gelir.
Yani her zaman “yürümek” veya “gitmek” anlamında değildir!
💡 Anlamı:
Bir eylemi bilerek yapmak — özellikle yanlış veya yasa dışı bir şeyi.
📖 Örnek cümleler:
🔹 Er hat ein Verbrechen begangen.
→ Bir suç işledi.
🔹 Ich habe einen Fehler begangen.
→ Bir hata yaptım.
🔹 Wer hat das begangen?
→ Bunu kim yaptı?
🔹 So etwas würde ich nie begehen!
→ Böyle bir şey yapmam!
😂 Küçük ipucu:
“begehen” = kötü bir şeyi bilerek yapmak → suç, hata, günah, ayıp 😅
👇 Senin sıra:
Almanca’da “hata yapmak” veya “suç işlemek” anlamında başka hangi fiilleri biliyorsun?
Yorumlara yaz ✍️
🇩🇪 mich → 🇹🇷 beni / bana
Ama dikkat!
👇Bu kelimenin anlamı her cümlede aynı değil.💡
1️⃣ Normalde:
➡️ Ich liebe mich. ❤️→ Kendimi seviyorum. (beni)💡
2️⃣ Ama bu cümlede:
➡️ Ihr könnt mich fragen.→ Bana sorabilirsiniz. (bana)
👉 Çünkü burada “mich”, fiilin yöneldiği kişi oluyor.Yani “beni” değil, “bana” anlamında!
🎯📖 Kısa kural:
🟢 Eğer fiil etki ediyorsa → beni
🟢 Eğer fiil yöneliyorsa → bana
🧠 Karıştırılan örnekler:
🔹 Siehst du mich? → Beni görüyor musun? 👀
🔹 Hilfst du mir? → Bana yardım ediyor musun? 🫱
🔹 Frag mich! → Bana sor!
🔹 Ich kenne dich. → Seni tanıyorum.
🔹 Ich höre dir zu. → Seni dinliyorum (ama dikkat et, “dir” yani “bana”)
💬 Senin sıra:Yorumlara yaz
👇➡️ “mich” mi “mir” mi daha çok karıştırıyorsun? 😅
Farketmez, umurunda değil
💡 Anlamı:
Bir şeyin önemli olmadığını veya umursanmadığını anlatır.
Kısaca: “Farketmez, umurunda değil” demektir.
📖 Örnek cümleler:
🔹 Es ist mir egal, was du denkst.
→ Ne düşündüğün umurumda değil.
🔹 Mir ist egal, wohin wir gehen.
→ Nereye gittiğimiz benim için fark etmez.
🔹 Ob es regnet oder nicht, es ist mir egal.
→ Yağmur yağsa da yağmasa da umurumda değil.
👩🦱 Türk Anne:
“Oğlum, sınav var!”
😎 Ali:
“Anne… mir egal 😌”
😼 Ich habe keine _____.
🇹🇷 Hiç canım istemiyor.
Bazen sadece hiç canın istemez, değil mi?
Ama bu kelime “Lust” aslında istek / arzu anlamına gelir.
Yani “Ich habe keine Lust.” → “Bir şeyi yapmak istemiyorum.”
Mesela:
Ich habe keine Lust, aufzustehen. 🛏️→ Kalkmak istemiyorum.
Ich habe keine Lust, zu lernen. 📚→ Ders çalışmak istemiyorum.
Ich habe keine Lust, zu reden. 🤫→ Konuşmak istemiyorum.🐱💬 Kedi:“Benim tek isteğim... daha fazla uyumak 😴💅”
📖 “Ali, liest du ____?”
👉 Ali, sen de okuyor musun?
Bu cümledeki „mitlesen“ fiili sadece “okumak” demek değildir.“Birlikte okumak” ya da “okunanı takip etmek” anlamındadır.
Yani öğretmen, “Ali, bizimle birlikte mi okuyorsun?” diye soruyor. 😅💡
Örnek cümleler:
🔹 Ich lese mit, wenn du laut liest.→ Sen yüksek sesle okurken ben de birlikte okuyorum.
🔹 Die Kinder lesen im Unterricht mit.→ Çocuklar derste birlikte okuyor.
🔹 Liest du mit, Ali?→ Ali, sen de okuyor musun? 😏
👀 Peki sizce Ali gerçekten okudu mu, yoksa sadece baktı mı?👇👇👇
From the publisher's feed

65 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners