
Sign up to save your podcasts
Or


5 Kasım’da başkanlık seçimlerini kazanan Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin 47’inci Başkanı olarak törenle yemin etmek üzere Washington D.C.’ye büyük bir konvoy ile geldi.
Seçim süreci boyunca ABD’de artan yaşam maliyeti, enflasyon, yasadışı göçmen krizi, Ukrayna’daki çatışmalara verilen doğrudan desteğin maliyeti, ABD’nin dünyadaki imajının gerilemesi ve enerji fiyatlarındaki artış sebebiyle Joe Biden yönetimini sıklıkla eleştiren Trump’ın, yemin konuşmasında hangi konulara atıf yapacağı merak konusu oldu.
Trump, başkan seçildikten sonra henüz koltuğa oturmadan Grönland’ı ve Panama Kanalı’nı ABD kontrolü altına almak istediğini, diğer yandan Meksika ve Kanada’nın da birer “Amerikan eyaleti” olabileceği yönünde çeşitli açıklamalarda bulunmuştu. Trump, son olarak Meksika Körfezi’nin adının da Amerikan Körfezi olarak değiştirilmesini önermişti.
ABD’nin 47’nci Başkanı Donald Trump’ın yemin töreni öncesi iç siyasetteki durumunu, vaatlerini, başkanlığa saatler kala giriştiği politikaları, dış politika vizyonunu ve Suriye ekseninde Türkiye’ye yönelik olası tutumunu, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ABD uzmanı Şanlı Bahadır Koç ile konuştuk.
Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde, ilk dönemine göre belirli avantajlara sahip olduğunu aktaran Şanlı Bahadır Koç, özellikle Amerikan halkının Trump çizgisine yaklaştığını belirtti:
Donald Trump’ın özellikle Kongre’ye tam anlamıyla hakim olmadığını hatırlatan Şanlı Bahadır Koç, diğer yandan MAGA kanadı ve Elon Musk gibi sermayedarlar arasında çıkar çatışmaları meydana gelebileceğini belirtti. Koç’a göre Trump’ın bir diğer sıkıntısı ise, Çin ile yapmayı planladığı ticaret savaşında atacağı adımların geri tepmesi ihtimali:
Şanlı Bahadır Koç’a göre Trump, diğer ABD başkanlarından farklı olarak dış politikadaki sert tutumunu, ideolojik bir idealizme bağlamıyor:
Donald Trump’ın Ukrayna meselesinde “ABD kaybetmedi” gibi gözükebilecek bir formül arayışı içinde olacağını ifade eden Koç, Ortadoğu’da ise Trump’ın asıl hedefinin İsrail-Suudi Arabistan normalleşmesi olduğunu kaydetti:
ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik yüksek gümrük vergisi politikalarının geri tepebileceği değerlendirmesinde bulunan Şanlı Bahadır Koç, diğer yandan Trump’ın Biden yönetiminin aksine Tayvan ekseninde Çin ile askeri bir çatışmaya girmeyi arzulamadığını vurguladı:
Şanlı Bahadır Koç’a göre her ne kadar Trump Suriye’den çekilmek istiyor olsa da ekibi İsrail çizgisine yakın ve YPG’yi destekleme politikasının sürmesi gerektiğini savunuyor. Türkiye’nin kazan-kazan formülü bularak Trump ile müzakereye bu şekilde başlaması gerektiğini savunan Koç, şu ifadeleri kullandı:
By Sputnik Türkiye5 Kasım’da başkanlık seçimlerini kazanan Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri’nin 47’inci Başkanı olarak törenle yemin etmek üzere Washington D.C.’ye büyük bir konvoy ile geldi.
Seçim süreci boyunca ABD’de artan yaşam maliyeti, enflasyon, yasadışı göçmen krizi, Ukrayna’daki çatışmalara verilen doğrudan desteğin maliyeti, ABD’nin dünyadaki imajının gerilemesi ve enerji fiyatlarındaki artış sebebiyle Joe Biden yönetimini sıklıkla eleştiren Trump’ın, yemin konuşmasında hangi konulara atıf yapacağı merak konusu oldu.
Trump, başkan seçildikten sonra henüz koltuğa oturmadan Grönland’ı ve Panama Kanalı’nı ABD kontrolü altına almak istediğini, diğer yandan Meksika ve Kanada’nın da birer “Amerikan eyaleti” olabileceği yönünde çeşitli açıklamalarda bulunmuştu. Trump, son olarak Meksika Körfezi’nin adının da Amerikan Körfezi olarak değiştirilmesini önermişti.
ABD’nin 47’nci Başkanı Donald Trump’ın yemin töreni öncesi iç siyasetteki durumunu, vaatlerini, başkanlığa saatler kala giriştiği politikaları, dış politika vizyonunu ve Suriye ekseninde Türkiye’ye yönelik olası tutumunu, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü ABD uzmanı Şanlı Bahadır Koç ile konuştuk.
Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde, ilk dönemine göre belirli avantajlara sahip olduğunu aktaran Şanlı Bahadır Koç, özellikle Amerikan halkının Trump çizgisine yaklaştığını belirtti:
Donald Trump’ın özellikle Kongre’ye tam anlamıyla hakim olmadığını hatırlatan Şanlı Bahadır Koç, diğer yandan MAGA kanadı ve Elon Musk gibi sermayedarlar arasında çıkar çatışmaları meydana gelebileceğini belirtti. Koç’a göre Trump’ın bir diğer sıkıntısı ise, Çin ile yapmayı planladığı ticaret savaşında atacağı adımların geri tepmesi ihtimali:
Şanlı Bahadır Koç’a göre Trump, diğer ABD başkanlarından farklı olarak dış politikadaki sert tutumunu, ideolojik bir idealizme bağlamıyor:
Donald Trump’ın Ukrayna meselesinde “ABD kaybetmedi” gibi gözükebilecek bir formül arayışı içinde olacağını ifade eden Koç, Ortadoğu’da ise Trump’ın asıl hedefinin İsrail-Suudi Arabistan normalleşmesi olduğunu kaydetti:
ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın Çin’e yönelik yüksek gümrük vergisi politikalarının geri tepebileceği değerlendirmesinde bulunan Şanlı Bahadır Koç, diğer yandan Trump’ın Biden yönetiminin aksine Tayvan ekseninde Çin ile askeri bir çatışmaya girmeyi arzulamadığını vurguladı:
Şanlı Bahadır Koç’a göre her ne kadar Trump Suriye’den çekilmek istiyor olsa da ekibi İsrail çizgisine yakın ve YPG’yi destekleme politikasının sürmesi gerektiğini savunuyor. Türkiye’nin kazan-kazan formülü bularak Trump ile müzakereye bu şekilde başlaması gerektiğini savunan Koç, şu ifadeleri kullandı:

68 Listeners

68 Listeners

21 Listeners

0 Listeners

14 Listeners