
Sign up to save your podcasts
Or


Zengin adam, sayılı günlerinin kaldığını öğrenmiş. Üç oğlunu da yanına çağırıp şirketi yalnızca birisine bırakacağını ve O kişiyi bir sınav sonucu seçeceğini açıklamış. Üç oğluna da yüzer lira vermiş ve oğullarına şunu söylemiş: Bu parayla öyle bir şey alın ki bu odayı bir uçtan öbür uca kaplasın...
Köprünün başında bir adam dilenmektedir. Elinde tuttuğu kağıtta "Doğuştan kör." yazar. Oradan geçmekte olan usta bir yazar, adamın elinde tuttuğu tabelayı alır ve O'nun durumunu niteleyen başka bir cümle yazar ve sonra her şey değişir...
Sinek kuşu ormanda yaşayan hayvanların en küçüğüymüş. Arkadaşlarıyla mutluca yaşayan sinek kuşunun mutluluğu bir gün ansızın bozulmuş. Ağaçların en yüksek noktalarına uçan kuşlar geri dönüp ormanın yandığını haber vermiş. Aslan dahil bütün hayvanlar korkup saklanmış. Sinek kuşu hariç...
"Eli Kulağında" deyiminin anlamı nereden geliyor, hiç merak ettiniz mi? O halde dinleyin!
Çok uzaklarda bir ülkede meşhur bir ressam yaşarmış. Yakın zamanda çok değerli bir öğrencisi mezun olmuş. Usta öğrencisinin yaptığı son tabloya bakıp artık O'nun bir usta olduğunu ve O'nun resimlerini halkın değerlendireceğini söylemiş. Usta öğrencisine, resmini şehrin en kalabalık yerine asmasını ve yanına bir kırmızı kalem bırakmasını istemiş. Öğrenci ustasının dediğini yapmış. Ertesi gün resmini görmeye gittiğinde ise hiç beklemediği bir görüntü ile karşılaşmış...
"Dolap çevirmek" deyiminin anlamı nereden geliyor. O halde dinleyin!
Bir bahçede, yan yana dikilmiş iki şeftali ağacı varmış. Ağaçlardan birisi gürbüz ve bol meyveli, diğeri ise zayıf ve az meyveliymiş. Ev sahibi, zayıf olan şeftali ağacından umudunu kesmiş ve artık O'nu sulamayı kesmiş. O günlerde, rüzgâr bahçeye bir çiçeğin tohumunu getirmiş. Bu tohum mis kokulu, güzel mi güzel bir çiçeğin tohumuymuş...
"Dokuz doğurmak" deyiminin anlamı nereden geliyor, merak ettiniz mi? O halde dinleyin!
Cesur Terzi'nin en sevdiği yemek reçelmiş. Reçellerin arasında da favorisi vişne reçeliymiş. Reçelci teyzeden bir kaşıkcık vişne reçeli alıp evine gelmiş. Sıcacık ekmeğinin üzerine reçelini sürmüş. Tam yemeye başlayacakken reçelin yanına sıcak ıhlamurun da çok yakışacağını düşünerek kalkıp ıhlamur demlemiş. Sıcak ıhlamurunu alıp sofraya geldiğinde bir de ne görsün?!...
Köylülerin, hem şifa veren hem de can alan bir ağaç ve onun meyveleriyle imtihanlar. Dinleyin.
From the publisher's feed