
Sign up to save your podcasts
Or


Bir varmış, bir yokmuş. Bir ülkede yoksul bir anne ile kızı yaşarmış. Anne eğirdiği yünleri kızına verir, O da götürüp pazarda satar ve geçimlerini böyle sağlarlarmış. Bir gün, annesinin eğirdiği yünleri pazarda satan kız, kazandığı parayla yemek almak yerine pazarda gördüğü bir tencereyi alıp eve gelmiş. Bu duruma sinirlenen anne, tencereyi kapıya koymuş. O gece, anne ve kızı aç yatmışlar. Oradan geçen başka bir kadın, tencereyi görmüş. Sahipsiz tencereyi almış, evine getirmiş. Bir tencere dolusu yaprak sarmış. Yapraklar pişmiş. Kadın tam yemeğine başlayacağı sırada tencere dile gelmiş ve kadınla konuşmaya başlamış...
"Diş bilemek" deyiminin anlamı nereden geliyor, biliyor musunuz? O halde dinleyin!
Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, çok uzaklarda bir ülkenin kralı varmış. Kral'ın hasta kızını hiçbir hekim iyileştirememiş. Bilge birisi, prensesi iyileştirecek şeyin bir elma olduğunu, ancak bu elmanın nerede olduğunu bilmediğini söylemiş. Bunun üzerime ülkenin dört bir yanına tellallar yollanmış ve Kral'ın o elmayı bulup getiren kişiyle Prenses'i evlendireceği haberi salınmış halka. Bunun üzerine ülkenin dört bir yanından saraya elma gelmeye başlamış, ancak hiçbir elma Prenses'i iyileştirememiş. Kral'ın vaadini duyan kurnaz bir adam üç oğlundan birini bir sepet elma ile saraya yollamış. Babası gibi kurnaz olan oğlan yolda yaşlı bir adamla karşılaşmış...
Neyin gerçek neyin sahte olduğunu ayırt edebiliyor muyuz? Kendinize bu konuda çok güveniyorsanız, bu hikayeyi mutlaka dinleyin.
Hiç merak ettiniz mi, Keloğlan'ın neden saçları yok diye? Evvel zaman içinde, köyün birinde, yoksul mu yoksul Keloğlan ile anacığı yaşarmış. Bir gün, annesi Keloğlan'ı odun toplaması için ormana yollamış. Keloğlan ormanda kuru dal parçaları ararken kanatlarında gökkuşağındaki her rengin olduğu bir kuşa rast gelmiş. Kuş dile gelip Keloğlandan kendisini kurtarmasını istemiş. Karşılığında ise Keloğlan'ın bir dileğini gerçekleştirmeyi teklif etmiş...
Hoca, uzun yıllar çalıştırdığı talebesine sınav yapmak istemiş. Talebesine taşı önce birkaç esnafa sonra da kuyumcuya göstermesini söylemiş. Ancak taşı kesinlikle satmamasını da tembih etmiş. Talebe taşı alıp çarşının yolunu tutmuş...
Eski zamanlarda, uzak ülkelerden birinde zengin mi zengin, kibirli mi kibirli bir padişah yaşarmış. Ormanda ava çıkan Padişah, hasırcının ayın on dördü kadar güzel kızına hemen aşık olmuş. Gidip Hasırcı'dan kızının istemiş. Hasırcı, gün görmüş bir adammış. Padişah'a mesleğini sormuş. Padişahlığıyla övünen hükümdar beklemediği bir cevap almış. Hasırcı, Padişah'a kızını vermeyecekmiş. Çünkü Padişah'ın hükümdarlığı bittikten sonra bir mesleği olmadan kızına bakamayacağını söylemiş Hasırcı ve Padişah'a gidip bir meslek edinmesini söylemiş. Kızını O'na ancak bir mesleği olursa verecekmiş...
Bir dağın tepesinden akmaya başlayan suyun hikayesi ve felsefesi... Dinleyin!
Zamanın birinde, Bağdat'ta, Ebu Kasım adında çok zengin bir tüccar yaşarmış. Çok zenginmiş Ebu Kasım, ama zenginliğini saklamak için eski püskü kıyafetler giyermiş. Bağdat halkı, bir şeyin ne kadar eski olduğunu anlatmak için o şeyi Ebu Kasım'ın çarıklarına benzetirmiş. Bir gün, Ebu Kasım yaptığı kârlı bir alışveriş için kendini ödüllendirmeye karar vermiş ve hamama gitmiş. Hamamda karşılaştığı arkadaşı, Ebu Kasım'ın çarıklarına bakıp O'na yeni çarıklar alması tavsiyesinde bulunmuş. Bu eski çarıkların O'nu başarısız bir tüccar gibi gösterdiğini söylemiş O'na. Ebu Kasım bu nasihatı haklı bulmuş. Tesadüf bu ya, Bağdat valisi de o gün hamama gelmiş ve kıyafetlerini çıkartıp tam da Ebu Kasım'ınkilerin yanına koymuş. Hamam çıkışı üstünü giyinen Ebu Kasım, kıyafetlerinin yanında yepyeni çarıklar görünce arkadaşının kendisine sürpriz yaptığını düşünüp çarıkları hemen giyivermiş ve dükkanının yolunu tutmuş. Biraz sonra, vali kıyafetlerini değişik çarıklarını giyeceği sırada eski püskü çarıkları görüp küplere binmiş ve çarıklarını çalan hırsızın derhal bulunması için şehre haber salmış...
Bir zamanlar, bilim insanlarının "imkansız" dediğini başarmış orta mesafe koşucusu Roger Bannister'ın hikayesi. Dinleyin!
From the publisher's feed