
Sign up to save your podcasts
Or


Eski zamanlarda, çok yakın iki arkadaş olan bir prens ile derviş varmış. Bir gün sohbet ederlerken Derviş çantasından bir şey çıkarmış. Onu önce öpmüş, sonra ağlamaya başlamış. Prens, bu şeyin ne olduğunu sorduğunda Derviş önce göstermek istemese de sonradan ikna olmuş ve elindekini Prens'e göstermiş. Bu şey çok güzel bir kızın resmiymiş. Bu kız, konuşamaz ve yalnız konuşulanları işitebilirmiş. Prens kızın resmini görür görmez ona aşık olmuş. Aşkından yataklara düşmüş. Kral'ın da desteğiyle prens kızı bulmaya karar vermiş ve İzmir'e doğru yola çıkmış...
Merhaba! Hiç merak ettiniz mi, atı alan Üsküdar'ı geçti deyimi nereden geliyor? İskender Pala'nın İki Dirhem Bir Çekirdek kitabından. Dinleyin!
Bir varmış, bir yokmuş... Evvel zaman içinde yaşlı kadının bir oğlu varmış. Kadın, oğlunun Padişah'ın emrinde çalışmasını istermiş. Oğlan annesinin isteğine uyup sarayın yolunu tutmuş. Padişah'ın vezirlerinden birinin emrinde çalışmaya başlamış. Bir gün Padişah çevresindekilere Ali Cengiz Oyunu'nu bilip bilmediklerini sormuş. Bir fısıltıdır dolaşmaya başlamış sarayda. Herkes birbirine soruyor, tahminler yürütüyor ancak kimse cesaretini toplayıp da cevabı Padişah'a söyleyemiyormuş. Bizim Oğlan cesaretini toplayıp Padişah'ın huzuruna çıkmış ve eğer Padişah dilerse gidip oyunu öğrenebileceğini söylemiş. Bunun üzerine Oğlan Padişah'ın verdiği bir kese altın ile yollara düşmüş...
Merhaba! Hiç merak ettiniz mi, ateş pahası deyimi nereden geliyor? İskender Pala'nın İki Dirhem Bir Çekirdek kitabından. Dinleyin!
Yolculuk halindeki Oğuz boyu, geceyi geçirmek için uygun bir yerde durup çadırlarını kurmuş. Gece herkesin uyuduğu bir vakitte yabancı bir grup boya saldırmış. Kaçmaya başaran Oğuz boyu ne yazık ki geride Aruz Koca'nın oğulcuğunu unutmuş. Oğulcuğu bir aslan ailesi alıp yuvasına götürmüş ve O'nu evlat edinmiş. Bir zaman sonra Oğuz boyu kaçtığı yere geri dönüp çadırlarını kurmuş. Bir gün bir adam soluk soluğa Aruz Koca'nın yanına gelmiş. O'na aslanlar arasında dört ayak üzerinde yalpalayarak yürüyen ve naralar atan bir aslan olduğunu söylemiş. Aruz Koca bunun kaybettiği oğlu olabileceğini düşünmüş ve diğer Oğuz beyleriyle birlikte atlarına atlayıp hemen aslanların yuvasına doğru sürmeye başlamışlar.
Merhaba! Hiç merak ettiniz mi, altı kaval üstü Şeşhane deyimi nereden geliyor? İskender Pala'nın İki Dirhem Bir Çekirdek kitabından. Dinleyin!
Yüzyıllar önce, Japonya'da usta bir okçu yaşarmış. Ülkenin en keskin nişancısı olup okunu gerdiğinde elinden hiçbir şey kurtulamazmış. Başarıya doyan büyük usta zaferlerini geride bırakarak dağlarda yaşamak için gitmiş...
Deyimleri günlük dilimizde sıkça kullansak da bu kelime gruplarının anlamlarının nereden geldiğini çok da merak etmeyiz. Merak etsek de kökenlerini bulmakta başarılı olamayız. Bu kısa kayıtta size "ağzındaki baklayı çıkarmak" deyiminin hikayesini anlatacağım. Bu bilgiyi İskender Pala'nın İki Dirhem Bir Çekirdek kitabından edindim. İyi dinlemeler.
From the publisher's feed