Anlat Eren

Anlat Eren

Download on the App Store

Anlat Eren episodes

  • Bir Göze Bir Gül

    Eski zamanlarda genç bir padişah varmış. Padişah evlenmek istiyormuş. O sıralarda da memleketin birinde, güzel mi güzel, ağladığında gözlerinden inciler dökülen, güldüğünde ise yanaklarında güller açan bir kız olduğunu duymuş. Padişah, annesini bu güzeller güzeli kızı istemesi için o memlekete yollamış. Anne kızı ailesinden istemiş. Yüzükler takılmış ve düğün hazırlıkları için ikisi birlikte saraya dönmüşler. Meğerse kızın annesi aslında onun üvey annesiymiş. Kadının bir de öz kızı varmış, fakat bu kız üvey kızı kadar güzel değilmiş. Kadın Padişah'la kendi öz kızı evlensin istemiş ve bir plan yapmış. Ancak bu plandan öz kızına bahsetmemiş. Düğün hazırlıkları tamamlandığında anne ve öz kızı saraya çağırılmış. Anne ve kızı düğüne katılmak için yola çıkmışlar ve anne kafasında kurduğu planı işletmeye başlamış...

    11 min
  • Prensesin Sırrı

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, zengin mi zengin, güzel mi güzel bir ülkenin Padişah'ı varmış. Padişah'ın bir de güzeller güzeli bir kızı varmış. Hem Padişah hem de kraliçe kızlarının üzerine titrerlermiş. Öyle ki, Prenses'i eğitmesi için ülkenin en bilge insanlarını tutmuşlar. Aradan geçen yıllar içerisinde Prenses büyümüş ve aklı başında, bilgili, kibirden uzak genç bir kız olmuş. Herkes O'nu çok seviyormuş. Fakat Prenses'in başına bir dert dadanmış. Geceleri ne oluyorsa oluyor, Prenses odasında kayboluyormuş ve O'nu kimse bulamıyormuş...

    16 min
  • Deniz Cadısı

    Zaman zaman içinde, nerede olduğu bilinmeyen bir okyanusun dibinde bir su şehri varmış. Bu güzeller güzeli şehirde çeşit çeşit deniz canlısı birlikte yaşarlarmış. Su Şehri'nin bir de kralı varmış. Kral'ın beş kızının en küçüğü deniz kızı Ariel'miş. Kral'ın kızları için koyduğu bir kural varmış. Hiçbir kız yeterince büyüyüp gelişmeden şehirden dışarı çıkamazmış. Ariel'in erişkinliğe ulaşmış ablaları şehrin dışına çıkar, gördüklerini de gelip Ariel'e anlatırlarmış. Tabii Ariel anlatılanları dinledikçe içinde dışarıya olan merak daha da katlanırmış. Dışarı çıkmak için babasından izin istediğinde ise Kral kızına sabırlı olmasını öğütlermiş. Ancak Ariel kafasına koymuş bir kere. En yakın arkadaşları olan Yunus ve Balina Humo'ya planını anlatıp onları ikna etmiş Ariel ve aradan geçen birkaç gün sonra Ariel balina Humo'nun ağzına saklanıp su şehrinden çıkmış...

    12 min
  • Tek Gözlü Dev

    Bir varmış, bir yokmuş... Zamanın birinde, çok uzaklarda, yoksul mu yoksul bir denizci ailesi varmış ve ailenin Metin ile Tekin adında iki oğlu varmış. Denizci baba Hindistan'a, Afrika'ya ve başka uzak diyarlara gidermiş sık sık. Günlerden bir gün baba Hindistan'a gitmiş. Orada Hayırsız Ada olarak bilinen bir adadan hindistan cevizi toplayıp memleketine getirecekmiş, fakat adamdan bir daha haber alınamamış. Babalarını kaybeden aile çok fakirlik çekmeye başlamış. Babanın kaptan bir arkadaşı ailenin durumuna çok üzüyormuş. Bir gün onlara gidip Metin ve Tekin'i alıp denizci yapmak istediğini söylemiş. Anne önce bu durumu hayır dese de başka çareleri olmadığını anlamış ve Metin ve Tekin denizci olmak üzere Kaptan ile birlikte evden ayrılmışlar. Aradan geçen üç yıldan sonra çocuklar cevval birer denizci olmuşlar. Çok çalışkan ve cesurlarmış. Bir gün Kaptan Metin ve Tekin'e gelip yakında bir sefere çıkacaklarını söylemiş. Sefer Hindistan'aymış. Hem de Hayırsız Ada'ya. Metin ve Tekin gözlerini kırpmadan görevi kabul etmişler ve birkaç hafta sonra gemi yola çıkmış...

    9 min
  • Sihirli Ayna

    Zamanın birinde üç oğlu olan bir padişah ve O'nun sihirli aynası varmış. Sabahleyin uyandığında aynaya bakmadan yataktan kalmazmış. Çünkü o gün olacakları aynada görebilirmiş. Bir gün Padişah uyanıp odasından çıkmış. Ama o da ne! O sabah aynaya bakmadığını farketmiş ve hemen odasına dönmüş. Fakat bir de bakmış ki aynası her zamanki yerinde yok. Aramış taramış, fakat ayna yokmuş. Padişah durumu oğullarına anlatmış ve oğlanlar babalarına aynayı bulacaklarına dair söz verip yola çıkmışlar. Bir süre at üstünde yolculuk ettikten sonra bir üç yol ağzına gelmişler. Yolun ortasında bir dikilitaş varmış ve üstünde şu yazılıymış. "Sağ yol han yolu, orta yol hamam yolu, sol yol giden gelmez yolu". Aralarında bir süre tartışan oğlanların büyüğü han yoluna, ortancası hamam yoluna, küçük olanı ise giden gelmez yoluna gitmeye karar vermiş ve yola koyulmuşlar...

    16 min
  • Sabır Taşı

    Bir varmış, bir yokmuş... Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzaklarda güzel mi güzel bir kasabada anne ile kızı yaşarmış. Anne her gün çalışmaya gider, kızı da evde gergef işlermiş. Bir gün kız pencerenin önünde gergef işlerken bir karga pencerenin önüne tünemiş. "Başına kötü şeyler gelecek" diye üç kez öttükten sonra uçup gitmiş... Kız annesi gelince olanları ona anlatmış. Ertesi gün annesi evden çıkmadan kıza kapıyı ve pencereyi sıkı sıkıya kapatmasını öğütlemiş. Gel gör ki, karga yine gelmiş ve aynı şeyleri söyleyip gitmiş...

    9 min
  • Çiğdem Çiçeği

    Bir varmış, bir yokmuş... Zamanın birinde bir Padişah ile üç oğlu varmış. Bir gün Padişah hastalanmış. Durumu gittikçe kötüleşen Padişah, ölümün yakın olduğunu anlamış ve büyük oğlunu tahta geçmesi için hazırlamaya başlamış. Ölümünden çok kısa bir süre önce büyük oğluyla ava çıkmış. Av sırasında O'na bir öğütte bulunmuş. Bir gün oğlunun bir yol ayrımına geleceğini, ya sağ ya da orta yolu seçmesinin hayır olacağını, fakat asla soldaki yolu seçmemesini öğütlemiş. Aradan birkaç gün geçmeden Padişah hayata gözlerini yummuş. Babasının ölümünün üzerine büyük oğlan tahta geçmiş. Bir gün veziriyle birlikte ava çıkmış. Ne şans ki, bir yol ayrımına gelmişler...

    10 min
  • Altın Başlı Balık

    Evvel zamanda, çok zengin bir tüccar varmış. Tüccar'ın büyük oğlu babasının yanında çalışırmış. Küçük oğlu ise çok iyi kalpli bir çocuk olduğundan babası O'nun başarılı bir tüccar olabileceğine inanmazmış. Tüccar, bir gün küçük oğlu Belbo'yu yanına çağırmış ve O'na yüz para verip gidip ticareti öğrenmesini buyurmuş. Ancak Belbo durumu anlamış. Babası aslından O'ndan kurtulmaya çalışıyormuş ve Belbo bir daha dönmemek üzere evden ayrılıp yola koyulmuş. Az gitmiş, uz gitmiş. Dere tepe düz gitmiş. Amma 1 saat, amma 1 gün olmuş olmamışken yolda elinde sepet olan yaşlı bir adama rastlamış...

    10 min
  • Efsunlu Kutu

    Bir varmış, bir yokmuş. Ayşe bir gün arkadaşlarıyla saklambaç oynuyormuş. Saklanmak için bir yerler ararken yerde bir zincir görmüş. Zinciri almak istediyse de alamamış. Zinciri çektikçe zincir bir yöne doğru devam ettiğini fark etmiş. Zinciri takip ederek bir tahta kapağa varmış. Kapağı kaldıran Ayşe, yerin altına doğru inen merdivenler görmüş. Buranın saklanmak için güzel bir yer olacağını düşünen Ayşe, merdivenlerden inip genişçe bir odaya varmış. Odada bomboşmuş. Korkup yukarı çıkmak istese de önünde saçları çalı süpürgesi gibi olan üç kadın belirmiş...

    10 min
  • Şahmeran'ın Yüzüğü

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde yoksul bir anne ve küçük oğlu yaşarmış. Bir gün oğlan eve dönerken derenin kenarında bir kuş kalabalığı görmüş. Oraya yaklaştığında kuşların yaraladığı küçük bir yılan görmüş. Yılanı alıp eve getirmiş ve bir sepetin altına koymuş. Hayvansever oğlan, başka bir gün de sokakta bulduğu sahipsiz bir kedi ve köpeği de getirmiş eve ve anne - oğul evde bir yılan, kedi ve köpek ile yaşamaya başlamışlar. Aradan yıllar yıllar geçmiş ve küçük oğlan büyüyüp delikanlı olmuş. Evlenme çağına gelen oğlan annesine Padişah'ın kızıyla evlenmek istediğini söylemiş...

    14 min

About Anlat Eren

From the publisher's feed

Merhaba! Ben Eren. Hayal ile gerçek arasındaki kapının bekçisi, her iki tarafta da olanların şahidi ve anlatıcısı. Birkaç dakikanı bana ayırırsan seni kısa bir süreliğine bekçisi olduğum kapıdan…