Askıda Kitap

Askıda Kitap

By askidakitap.netArtsBooks
Download on the App Store

Askıda Kitap episodes

  • Senden Razı Olsun!

    Bir gece Sultân-ı Enbiyâ, hazret-i Âişeye “radıyallahü anhâ” dedi ki, (Yâ Âişe! Kur’ân-ı kerîmi hatm eyle, bütün Peygamberleri kendine şefâatçi ve bütün mü’minleri kendinden hoşnud edersin.) Hazret-i Âişe “radıyallahü anhâ”: Anam-babam sana fedâ olsun! Az bir zemân içinde bunları nasıl yapabilirim? Sultân-ı Enbiyâ buyurdu ki, (Yâ Âişe, üç kerre “Kulhüvallâhü” sûresini oku. Kur’ân-ı kerîmi hatmetmiş gibi olursun. Bir kerre “Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ cemî’il Enbiyâi velmürselîn” de, bütün peygamberler senden râzı olsun. Bir kerre de “Allahümmağfirlî ve li vâlideyye [ve li-meşâyıhiyye] ve lil mü’minîne vel mü’minât vel müslimîne vel müslimâti el ahyâi minhüm vel emvât” de, bütün mü’minler senden râzı olur. Bir kerre de “Sübhânellahi vel hamdü lillahi ve lâilâhe illâllahü vellâhü ekber velâ havle velâ kuvvete illâ billahil aliyyil azîm” de ki, Allahü teâlâ hazretleri senden râzı olsun.)

    İslâm Ahlâkı | Sayfa : 498

    2 min
  • Pişman Olmak!

    Alî “radıyallahü anh” buyuruyor ki, Ebû Bekr “radıyallahü anh” doğru sözlüdür. Ondan işitdim ki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” (Günâh işliyen biri, pişmân olur, abdest alıp nemâz kılar ve günâhı için istigfâr ederse, Allahü teâlâ, o günâhı elbette afv eder. Çünki, Allahü teâlâ, Nisâ sûresi yüzdokuzuncu âyetinde: Biri günâh işler veyâ kendine zulm eder, sonra pişmân olup, Allahü teâlâya istigfâr ederse, Allahü teâlâyı çok merhametli ve afv ve magfiret edici bulur, buyurmakdadır) dedi. Bir hadîs-i şerîfde, (Bir kimse, bir günâh işler, sonra pişmân olursa, bu pişmânlığı, günâhına keffâret olur. Ya’nî, afvına sebeb olur) buyurdu. Bir hadîs-i şerîfde, (Günâhı olan kimse, istigfâr eder ve tevbe eder, sonra bu günâhı tekrâr yapar, sonra yine istigfâr söyler, tevbe eder. Üçüncüye yine yapar ve yine tevbe ederse, dördüncü olarak yapınca, büyük günâh yazılır) buyurdu. Bir hadîs-i şerîfde, (Müsevvifler helâk oldu) buyurdu. Ya’nî, ileride tevbe ederim diyenler, tevbeyi gecikdirenler ziyân etdi.

    Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 98

    2 min
  • Din Temizliği Nedir?

    Birgün Hasen-i Basrîye “rahime-hullahü teâlâ” bir kadın gelerek sordu: (Yâ imâm! Din temizliği nedir? Din cevheri nedir. Din hazînesi nedir?)

    Hasen-i Basrî “rahmetullahi aleyh” cevâben, (Siz söyleyin biz dinleyelim) dedi. Kadın, (Din temizliği abdest almakdır. Din cevheri, Allahü teâlâdan korkmak ve hayâ etmekdir. Din kuvveti ise, nemâzdır. Çünki, Hak teâlâ hazretleri, hayâ eden kulunu medh eylemişdir. Din hazînesi ilmdir. Çünki, her kimin abdesti olmazsa, dîni temiz olmaz. Her kimin hayâsı olmazsa ve Allahü teâlânın korkusu olmazsa, onda dînin cevheri olmaz. Her kimin ilmi olmazsa, dînin hazînesi olmaz) dedi.

    Hasen-i Basrî “rahime-hullahü teâlâ” bu kadının sözüne hayrân olarak, hak söylediğini tasdîk eyledi.

    İslâm Ahlâkı | Sayfa : 439

    2 min
  • Ya Rabbi!

    Yâ Rabbî! Bizlere merhamet et! İşlerimizin iyi olmasını nasîb eyle! Doğru yolda bulunanlara bizden selâm olsun.

    Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 89

    1 min
  • Ayetel Kürsinin Fazileti!

    Bekara sûresindeki (Allahü lâ ilâhe illâ hu...) âyetinin temâmına (Âyet-el kürsî) denir. Bu âyet-i kerîmeyi ihlâs ile okuyanın, insan ve hayvân haklarından mâ’adâ ve farz borçlarından başka günâhları afv olunur. Ya’nî tevbeleri kabûl olur.

    Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz buyurdu ki: (Her kim farz nemâzı bitirir bitirmez yerinden kalkmadan bir kerre Âyetelkürsîyi okuyup, otuzüç kerre Sübhânallah, otuzüç kerre Elhamdülillah, otuzüç kerre Allahü ekber derse, hepsi doksandokuz olur. Bir kerre de Lâilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr dese, Hak teâlâ o kişinin günâhlarını afv eder.) Allahü teâlâ hazretlerinin afv etdiği günâhlar, yalnız kendisi ile o kulu arasında olan, tevbe etmiş olduğu günâhlardır. İnsanların ve hayvânların haklarına tevbe etdikden sonra halâllaşmak da lâzımdır.

    İslâm Ahlâkı | Sayfa : 405

    2 min
  • İmanın Şartları?

    Îmân sâhibi olmak için, altı şart vardır:

    1. Allahü teâlâya inanmak,
    2. Meleklere inanmak,
    3. Kitâblara inanmak,
    4. Peygamberlere “aleyhimüsselâm” inanmak,
    5. Âhırete (öldükden sonra, tekrâr dirilmeğe) inanmak,
    6. Kazâ ve kaderin Allahü teâlâdan geldiğine inanmak.
    7. Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 704

      1 min
    8. Ya Rabbi...

      Müslimânlık demek, Allahü teâlânın ve Onun Peygamberinin râzı olduğu, beğendiği şeyler demekdir. Allahü teâlânın râzı olduğu şeyden dahâ kıymetli ne olabilir? Allahü teâlânın Rabbimiz olmasına ve İslâmiyyetin dînimiz olmasına ve Muhammed aleyhisselâmın Peygamberimiz olmasına râzı olduk, sevindik. Beni bu yoldan ayırma yâ Rabbî!

      Peygamberlerin efendisi olan Muhammed “aleyhi ve alâ âlihi minessalevâtü efdalühâ” hurmetine beni müslimân olarak yaşat ve müslimân olarak öldür yâ Rabbî!

      Mektûbat Tercemesi | Sayfa : 202

      1 min
    9. Kalbin Şifası?

      Bir âyet-i kerîmede meâlen, (Çok zikr ediniz. Zikr etmekle kalb itminâna kavuşur) buyuruldu. Hadîs-i şerîfde, (Allah sevgisinin alâmeti, Onu çok zikr etmekdir) buyuruldu. Hadîs âlimleri (Resûlullah, her an zikr ederdi) buyurdu. İşte bunun için bu ümmetin büyükleri çok zikr ederdi. Böylece, islâmiyyetin bu emrini de yerine getirmeğe çalışırlardı. Çok zikr edince, mubârek kalbleri itmînâna kavuşurdu. (Her derdin şifâsı vardır. Kalbin şifâsı, zikrullahdır) ve (Takvânın kaynağı, âriflerin kalbleridir) hadîs-i şerîflerinin haber verdiği gibi, kalb hastalığından, günâhlardan kurtuldular. Allahü teâlânın sevgisine kavuşdular.

      Fâideli Bilgiler | Sayfa : 108

      1 min
    10. La Havle..

      (Tefsîr-i Mazherî) sâhibi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, (Talâk) sûresinin üçüncü âyetinin tefsîrinde buyuruyor ki, (İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi teâlâ aleyh”, din ve dünyâ zararlarından kurtulmak için, hergün beşyüz kerre (Lâ havle velâ kuvvete illâ billah) okurdu. Buna (Kelime-i temcîd) denir. [İkinci kısm, onbirinci maddeye bakınız!] Okumağa başlarken ve okudukdan sonra da yüzer kerre (Salevât) okurdu. Hadîs-i şerîfde, (Allahü teâlânın bir ni’met vermesini ve bunun devâmlı olmasını isteyen, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah çok okusun!) buyuruldu. (Sahîhayn)daki hadîs-i şerîfde, (Bu, Cennet hazînelerinden bir hazînedir!) buyuruldu. Bir hadîs-i şerîfde de, (Lâ havle velâ kuvvete okumak, doksandokuz derde devâdır. Bunların en hafîfi, hemmdir) buyuruldu. Hemm, gam, hüzn, sıkıntı demekdir.)

      Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 993

      2 min
    11. Kelime-i Tevhîd Arşı Titretir!

      Tevhîd, (Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlüllah) demekdir. Ma’nâsı şudur: (Hak teâlâ hazretleri birdir, şerîki ve benzeri yokdur ve Muhammed aleyhisselâm sevgili kulu ve hak Peygamberidir.) Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Bir kimse, kelime-i tevhîdi dese, Hak teâlâ hazretleri ile o kelime arasından perdeler kalkar ve kelime, doğrudan doğruya Allahü teâlâ hazretlerine gider. 

      Allahü teâlâ buyurur ki, ey kelime, dur! Kelime der ki, beni söyleyen kulu afvetmeyince duramam. Hak teâlâ hazretleri, o zemân buyurur ki, izzetim, celâlim, kudretim, kemâlim hakkı için beni zikreden kulumu afv etdim.)

      Bu kelime-i tevhîdi söyleyen kulu kıyâmet gününde melekler ziyâret ederler. Hak teâlâ hazretleri Mûsâ aleyhisselâma meâlen, (Yâ Mûsâ! Kıyâmet gününde meleklerin seni ziyâret etmesini istersen, kelime-i tevhîdi çok söyle) buyurdu. Bu kelime-i tevhîdi dilinle söyleyip kalbinle şübhe etme! Aksi takdîrde, ebedî olarak Cehennemde kalırsın. 

      Bu kelime-i tevhîdi çok zikreyle! Zîrâ Mûsâ aleyhisselâm cenâb-ı Hakka sordu. Yâ Rabbî! Bir kulun kelime-i tevhîdi söylese, sen o kula ne ecr verirsin? Allahü teâlâ hazretleri cevâbında meâlen, (Ben o kulumdan râzı olup, Cennet ve cemâlimle onu mesrûr eylerim) buyurdu.

      İşte bu kelime-i tevhîd söyleyen kimseye, Hak teâlânın vereceği in’âm ve ihsânı Allahü teâlâdan başka kimse bilmez. Kelime-i tevhîd söyleyince, Arş-ı a’lâ titrer. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Hak teâlâ hazretleri bir direk yaratmışdır. Kelime-i tevhîdden bu direk de titrer ve Arşı titretir. Arş titreyince, Hak teâlâ hazretleri Arşa, sâkin ol emrini verir ve Arşın mukabelesiyle yine o kelime-i tevhîdi söyliyen kimse afv-ı ilâhîye mazhar olur.)

      Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Her kim cân-ü gönülden, hâlisen, muhlisen bir kerre kelime-i tevhîd söylese, Hak teâlâ hazretleri, o kimseye Cennet-i a’lâda dörtbin derece ihsân eder ve dörtbin günâhını bağışlar.) Eshâb-ı kirâm “aleyhimürrıdvân” sordular, yâ Resûlallah “sallallahü aleyhi ve sellem”! O kimsenin dörtbin günâhı olmazsa? Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Ehlinin, evlâdının ve akrabâ ve teallukâtının günâhlarından bağışlanır.)

      Kelime-i tevhîdi dilinle çok söyle! Sevâbı, bütün günâhlardan ağır gelir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Mahşer günü bir kişi gelecek, doksandokuz defteri olup, her bir defterin sathı göz gördüğü kadar genişdir. Hiç birinde iyiliği olmayıp, yalnız bir parmak kadar, o kimsenin dünyâda söylediği bir kelime-i tevhîd bulunur. O doksandokuz defter terâzînin bir kefesine ve bir kelime-i tevhîdi diğer kefesine koyarlar. Kelime-i tevhîd tarafı ağır gelir.)

      İslâm Ahlâkı | Sayfa : 441 - 442 - 443

      4 min

    About Askıda Kitap

    From the publisher's feed

    Kanalımızda bulunan ses kayıtlarının hepsi büyük ehli sünnet alimlerinin orijinal kitaplarından veya tercümelerinden kesitleri içermektedir. Bu kitapların tamamına askidakitap.net sitesinden…

    More shows like Askıda Kitap

    Kuran Dinle by Kuran Dinle

    Kuran Dinle

    7 Listeners