Askıda Kitap

Askıda Kitap

By askidakitap.netArtsBooks
Download on the App Store

Askıda Kitap episodes

  • İsteğine Kavuşmak İçin!

    Kâdî zâde, (Ferâid) kitâbında, (Esmâ’ül-hüsnâ)yı anlatırken diyor ki, düâ ibâdet demekdir. Bunun için nemâza düâ denilir. İslâmiyyetde düâ, Allahü teâlâya yalvararak murâdını istemekdir. Allahü teâlâ, düâ eden müslimânı çok sever. Düâ etmeyene gadab eder. Düâ mü’minin silâhıdır. Dînin temel direklerinden biridir. Yerleri, gökleri aydınlatan nûrdur. Düâ, gelmiş olan derdleri, belâları giderir. Gelmemiş olanların da gelmelerine mâni’ olur. (Bana hâlis kalb ile düâ ediniz! Böyle düâları kabûl ederim) meâlindeki âyet-i kerîmeden anlaşılıyor ki, düâ etmek, nemâz, oruc gibi ibâdetdir. (Bana ibâdet yapmak istemiyenleri, zelîl ve hakîr yapar, Cehenneme atarım) meâlindeki âyet-i kerîme meşhûrdur. Allahü teâlâ, herşeyi sebeb ile yaratmakda, ni’metlerini sebeblerin arkasından göndermekdedir. Zararları, derdleri def’ için ve fâideli şeyleri vermek için de, düâ etmeği sebeb yapmışdır. Peygamberler “aleyhimüssalevât”, hep düâ etdiler. Ümmetlerine düâ etmelerini emr etdiler. Düâ etmenin de şartları vardır. Önce, günâhlarına pişmân olup, tevbe etmeli, istigfâr okumalı, sadaka vermeli, îmânını Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiklerine uygun olarak düzeltmeli, düânın kabûl olacağına inanmalı, güvenmeli, iki dizi üzerine kıbleye karşı oturup, önce hamd ve salevât okumalı. Düâyı üçden fazla söylemeli. Harâm şeyleri ve hâsıl olmuş şeyleri istememeli. Kabûl olmadı diyerek, ümmîdi kesmemeli, kabûl oluncaya kadar, uzun zemân tekrâr etmelidir. Harâm yimemeli, harâm içmemeli, harâm şeyleri söylememelidir. (Makâmât-ı mazheriyye)de, 98. ci sahîfede diyor ki, (Düânın kabûl olması için, ekl-i halâl ve sıdk-ı makâl ve ihlâs ile yapmak şartdır).

    Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 395

    3 min
  • Anne - Baba Hakkı!

    Peygamberimize “aleyhisselâm” bir kişi geldi ve dedi ki, yâ Resûlallah “sallallahü aleyhi ve sellem”! Benim anam-babam ölmüşdür. Onlar için ne yapmam lâzımdır? Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Onlara dâimâ düâ eyle! Onlar için Kur’ân-ı kerîm oku ve istigfâr et!)  Eshâb-ı kirâmdan biri “radıyallahü teâlâ anh” dedi ki, yâ Resûlallah “sallallahü aleyhi ve sellem”, bundan fazla yapılacak bir şey var mı? Buyurdular ki, (Onlar için sadaka verin ve hac eyleyin!) Biri çıkıp dedi ki, anam-babam çok şefkatsızdırlar, onlara nasıl itâ’at eyleyeyim? Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: (Anan seni dokuz ay karnında gezdirdi. İki sene emzirdi. Seni büyütünceye kadar koynunda besledi ve sakladı, kucağında gezdirdi. Baban da seni büyütünceye kadar birçok zahmetlere katlanarak seni besledi. İdâre ve ma’işetini te’mîn eyledi. Sana dînini, îmânını öğretdiler. Seni islâm terbiyesi ile büyütdüler. Şimdi nasıl olur da, şefkatsız olurlar? Bundan dahâ büyük ve kıymetli şefkat olur mu?)

    İslâm Ahlâkı | Sayfa : 471

    2 min
  • Allah Korkusu!

    Allah korkusu ve Allah sevgisi, insanları se’âdet ve huzûra kavuşduran iki kanad gibidir. Peygamber efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” buyuruyor ki: (Bir kimse, Allahdan korkarsa, herşey ondan korkar. Bir kimse Allahdan korkmazsa, herşeyden korkar olur.) Bir hadîs-i şerîfde, (Aklın çok olması, Allah korkusunun çokluğu ile belli olur) buyurdu. Allahdan korkan bir kimse, Onun emrlerini yapmağa, yasaklarından sakınmağa titizlikle çalışır. Hiç kimseye kötülük yapmaz. Kendine kötülük yapanlara sabr eder. Yapdığı kusûrlara tevbe eder. Sözünün eri olur. Her iyiliği Allah için yapar. Kimsenin malına, canına, nâmûsuna göz dikmez. Çalışırken, alış veriş ederken, kimsenin hakkını yimez. Herkese iyilik eder. Şübheli şeylerden kaçınır. Makâm sâhiblerine, zâlimlere tabasbus etmez, yaltaklanmaz. İlm ve ahlâk sâhiblerine saygı gösterir. Arkadaşlarını sever ve kendini sevdirir. Kötü kimselere nasîhat verir. Onlara uymaz. Küçüklerine merhametli ve şefkatli olur. Müsâfirlerine ikrâm eder. Kimseyi çekişdirmez. Keyfi peşinde koşmaz. Zararlı ve hattâ fâidesiz birşey söylemez. Kimseye sert davranmaz. Cömerd olur. Mâlı ve mevkı’î herkese iyilik etmek için ister. Riyâkârlık, iki yüzlülük yapmaz. Kendini beğenmez. Allahü teâlânın her ân gördüğünü ve bildiğini düşünerek hiç kötülük yapmaz. Kadınlarının, kızlarının avret mahalleri açık sokağa çıkmasına müsâade etmez. Kimsenin avret mahalline bakmaz. Onun emrlerine sarılır. Yasaklarından kaçar. İşte, Allahdan korkanlar milletine, memleketine fâideli olur.

    Fâideli Bilgiler | Sayfa : 261

    3 min
  • Dokuz İkram!

    Osmân “radıyallahü teâlâ anh” buyurdu ki: (Bir kimse beş vakt nemâzını vaktinde, devâmlı kılsa, Allahü teâlâ ona dokuz ikrâmda bulunur. Allahü teâlâ o kimseyi sever. Bedeni sıhhatli olur. Melekler onu korurlar. Onun evine bereket nâzil olur. Sâlihlerin sîmâsi, yüzünde zâhir olur. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri, onun kalbini yumuşak kılar. Sıratdan şimşek gibi geçer. Allahü teâlâ hazretleri onu Cehennemden korur. (Onlar üzerine korku ve hüzn dahî olmaz) kelâmı ile medh edilenler ile berâber olur.)

    Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn | Sayfa : 502

    1 min
  • Sıkıntıdan Kurtarır!

    İyi biliniz ki, dünyâda namâzın rütbesi, derecesi, âhiretde Allahü teâlâyı görmenin yüksekliği gibidir. Dünyâda insanın Allahü teâlâya en yakın bulunduğu zemân, namâz kıldığı zemândır. Âhiretde en yakın olduğu da, rü’yet, ya’nî Allahü teâlâyı gördüğü zemândır. Dünyâdaki bütün ibâdetler insanı namâz kılabilecek bir hâle getirmek içindir. Asıl maksad, namâz kılmakdır. Se’âdet-i ebediyyeye ve sonsuz ni’metlere kavuşmak ancak namâz kılmakla elde edilir.  Namâz, bütün ibâdetlerden ve orucdan kıymetlidir. Namâz vardır ki, kırık kalbleri zevkle doldurur. Namâz vardır ki, günâhları yok eder. İnsanı kötülükden korur. Hadîs-i şerîfde, (Namâz, kalbimin neş’esi ve sevinç kaynağıdır) buyuruldu. Namâz, üzüntülü rûhlara lezzet verir. Namâz, rûhun gıdâsıdır. Namâz, kalbin şifâsıdır. Namâzda öyle an olur ki, ârifin dili Mûsâ aleyhisselâma söyleyen, ağaç gibi olur.

    Namâz Kitâbı | Sayfa : 132

    2 min
  • Su içme Adabı!

    Su içerken bir solukda içme, üç def’ada iç! Terli iken soğuk su içme, uyku arasında su içme, çok su içme! Bunların hepsinin vücûda zararları vardır. Bir toplantıda su istendiği zemân, baş tarafdan su vermeğe başla, sağdan dolaş! Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Su içeceğiniz vakt, ayakda içmeyiniz! Vücûdünüze zararlıdır. Yalnız abdestden artan su ve zemzem-i şerîf ayakda içilebilir.)

    İslâm Ahlâkı | Sayfa : 496

    1 min
  • Cuma Günü!

    Allahü teâlâ, Cum’a gününü müslimânlara mahsûs kılmışdır. Cum’a sûresi sonundaki âyet-i kerîmede meâlen; (Ey îmân etmekle şereflenen kullarım! Cum’a günü, öğle ezânı okunduğu zemân, hutbe dinlemek ve Cum’a nemâzı kılmak için câmi’e koşunuz. Alış-verişi bırakınız! Cum’a nemâzı ve hutbe, size, başka işlerinizden dahâ fâidelidir. Cum’a nemâzını kıldıkdan sonra, câmi’den çıkar, dünyâ işlerinizi yapmak için dağılabilirsiniz. Allahü teâlâdan rızk bekliyerek çalışırsınız. Allahü teâlâyı çok hâtırlayınız ki, kurtulabilesiniz!) buyuruldu. Nemâzdan sonra, istiyen işine gider çalışır. İstiyen câmi’de kalıp, nemâz, Kur’ân-ı kerîm, düâ ile meşgûl olur. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Bir müslimân, Cum’a günü gusl abdesti alıp, Cum’a nemâzına giderse, bir haftalık günâhları afv olur ve her adımı için sevâb verilir). Bir hadîs-i şerîfde buyuruldu ki, (Günlerin en kıymetlisi Cum’adır. Cum’a günü, bayram günlerinden ve aşûre gününden dahâ kıymetlidir. Cum’a, dünyâda ve Cennetde mü’minlerin bayramıdır).

    Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 265

    2 min
  • Namazdan Sonra Dua!

    Yâ Rabbî! Kıldığım nemâzı kabûl eyle! Âhir ve âkıbetimi hayr eyle. Son nefesimde Kelime-i tevhîd söylememi nasîb eyle. Ölmüşlerimi afv ve magfiret eyle. Yâ Rabbî! Beni şeytân şerrinden ve düşman şerrinden ve nefs-i emmârem şerrinden muhâfaza eyle! Evimize iyilikler, halâl ve hayrlı rızklar ihsân eyle! Ehl-i islâma selâmet ihsân eyle!  Yâ Rabbî! Hastalarımıza şifâ, dertli olanlarımıza devâ ihsân eyle!  Anama, babama ve evlâdlarıma ve akrâba ve ahbâbıma ve bütün din kardeşlerime hayrlı ömürler ve hüsn-i hulk, akl-ı selîm ve sıhhat ve âfiyet, rüşdü hidâyet ve istikâmet ihsân eyle yâ Rabbî! Âmîn.

    Namâz Kitâbı | Sayfa : 140 - 141

    1 min
  • Bir adımda Nafile Hac Sevabı!

    İlm meclisine gitmenin fazîlet ve derecesi çok büyükdür. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Bir kimse din âlimlerinin ve sâlihlerin [ya’nî İslâmın beş şartını devâm üzere yapanların] yanına gitse, her bir adımına Hak teâlâ, kabûl olmuş nâfile bir hac sevâbı ihsân eder. Zîrâ, âlimleri ve sâlihleri Hak teâlâ sever. Allahü teâlânın evi olsaydı, bu kimse o evi ziyâret eyleseydi, ancak bu sevâbı kazanırdı.)


    İslâm Ahlâkı | Sayfa : 460

    1 min
  • Tüccar Olmak!

    Ömer “radıyallahü anh” buyuruyor ki, (Çalışınız, kazanınız, Allahü teâlâ rızkımı çalışmadan gönderir, demeyiniz! Allahü teâlâ, gökden para yağdırmaz). Lokman hakîm, oğluna nasîhat verirken, (Çalış, kazan! Çalışmayıp, herkese muhtâc kalanların dîni ve aklı noksân olur ve iyilik etmekden mahrûm kalır ve herkesden hakâret görür) buyurdu. Büyüklerden birine sordular ki, özü sözü doğru olan tüccâr mı, yoksa geceleri nemâz kılan, gündüzleri oruc tutan âbid mi yüksekdir? (Emîn olan tüccâr dahâ kıymetlidir. Çünki, şeytânla her sâat cihâd etmekdedir. Şeytân, alışda, verişde, dartmada onu aldatmağa uğraşmakda, o ise Allahü teâlânın emrini, rızâsını gözetmekdedir) dedi. Ömer “radıyallahü anh” buyuruyor ki, (Alış-veriş ederken, halâl kazanırken cân vermeği, başka şeklde ölmekden dahâ çok severim).

    Tam İlmihal Se`âdet-i Ebediyye | Sayfa : 788

    2 min

About Askıda Kitap

From the publisher's feed

Kanalımızda bulunan ses kayıtlarının hepsi büyük ehli sünnet alimlerinin orijinal kitaplarından veya tercümelerinden kesitleri içermektedir. Bu kitapların tamamına askidakitap.net sitesinden…

More shows like Askıda Kitap

Kuran Dinle by Kuran Dinle

Kuran Dinle

7 Listeners