Askıda Kitap

Askıda Kitap

By askidakitap.netArtsBooks
Download on the App Store

Askıda Kitap episodes

  • Valinin Rüyası

    Horasan vâlîsi Abdüllah bin Tâhir, çok âdil idi. Jandarmaları birkaç hırsız yakalamış, vâlîye bildirmişlerdi. Hırsızlardan biri kaçdı. Hiratlı bir demirci, Nîşâpûra gitmişdi. Bir zemân sonra, evine dönüp gece giderken, bunu yakaladılar. Hırsızlarla berâber, vâlîye çıkardılar. Habs edin! dedi. Demirci, habshânede abdest alıp nemâz kıldı. Ellerini uzatıp, (Yâ Rabbî! Günâhım olmadığını, ancak sen biliyorsun. Beni bu zindandan, ancak sen kurtarırsın. Yâ Rabbî! Beni kurtar!) diye düâ etdi. Vâlî, o gece, rü’yâda, dört kuvvetli kimse gelip, tahtını, tersine çevirecekleri vakt uyandı. Hemen abdest alıp, iki rek’at nemâz kıldı. Tekrâr uyudu. Tekrâr, o dört kimsenin, tahtını yıkmak üzere olduğunu gördü ve uyandı. Kendisinde, bir mazlûmun âhı bulunduğunu anladı. Nitekim şi’r:  Binlerce top ve tüfek, yapamaz aslâ, Gözyaşının seher vakti yapdığını, Düşman kaçıran süngüleri, çok def’a, Toz gibi yapar, bir mü’minin düâsı.  Yâ Rabbî! Büyük yalnız sensin! Sen öyle bir büyüksün ki, büyükler ve küçükler, sıkışınca, ancak sana yalvarır.  Sana yalvaran, ancak murâdına kavuşur.  Hemen, o gece, habshâne müdîrini çağırıp, bir mazlûm kalmış mı, dedi. Müdîr, bunu bilemem. Yalnız, biri nemâz kılıp, çok düâ ediyor. Göz yaşları döküyor deyince, onu getirtdi. Hâlini sorup anladı. Özr dileyip, hakkını halâl et ve bin gümüş hediyyemi kabûl et ve herhangi bir arzûn olunca bana gel! diye ricâ etdi. Demirci, hakkımı halâl etdim ve hediyyeni kabûl etdim. Fekat işimi, dileğimi senden istemeğe gelemem, dedi. Niçin, deyince: Çünki, benim gibi bir fakîr için, senin gibi bir sultânın tahtını birkaç def’a tersine çeviren sâhibimi bırakıp da, dileklerimi başkasına götürmekliğim kulluğa yakışır mı? Nemâzlardan sonra etdiğim düâlarla, beni nice sıkıntıdan kurtardı. Nice murâdıma kavuşdurdu. Nasıl olur da, başkasına sığınırım? Rabbim, nihâyeti olmıyan rahmet hazînesinin kapısını açmış, sonsuz ihsân sofrasını, herkese yaymış iken, başkasına nasıl giderim? Kim istedi de, vermedi? İstemesini bilmezsen alamazsın. Huzûruna edeble çıkmazsan, rahmetine kavuşamazsın.

    4 min
  • OSMAN GAZİ “rahmetullahi teala aleyh” Vasiyetnamesi

    Allahü teâlânın emrlerine muhâlif bir iş işlemiyesin! Bilmediğini islâm ulemâsından sorup anlıyasın! İyice bilmeyince bir işe başlamıyasın! Sana itâ’at edenleri hoş tutasın! Askerine in’âmı, ihsânı eksik etmiyesin ki, insan ihsânın kulcağızıdır. Zâlim olma! Âlemi adâletle şenlendir. Ve Allah için cihâdı terk etmiyerek beni şâd et! Ulemâya ri’âyet eyle ki, ahkâm-ı islâmiyye işleri nizâm bulsun! Nerede bir ilm ehli duyarsan, ona rağbet, ikbâl ve hilm göster! Askerine ve malına gurûr getirip, islâmiyyet ehlinden uzaklaşma! Bizim mesleğimiz Allah yoludur ve maksadımız Allahın dînini yaymakdır. Yoksa, kuru gavga ve cihângirlik da’vâsı değildir. Sana da bunlar yaraşır. Dâimâ herkese ihsânda bulun! Memleket işlerini noksânsız gör! Hepinizi Allahü teâlâya emânet ediyorum.

    2 min
  • Namazdan sonra dua

    Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz buyurdu ki: (Her kim farz nemâzı bitirir bitirmez yerinden kalkmadan bir kerre Âyetelkürsîyi okuyup, otuzüç kerre Sübhânallah, otuzüç kerre Elhamdülillah, otuzüç kerre Allahü ekber derse, hepsi doksandokuz olur. Bir kerre de Lâilâhe illallahü vahdehû lâ şerîke leh lehülmülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadîr dese, Hak teâlâ o kişinin günâhlarını afv eder.) Allahü teâlâ hazretlerinin afv etdiği günâhlar, yalnız kendisi ile o kulu arasında olan, tevbe etmiş olduğu günâhlardır. İnsanların ve hayvânların haklarına tevbe etdikden sonra halâllaşmak da lâzımdır.  Habîb-i kibriyâ “sallallahü aleyhi ve sellem” diğer bir hadîs-i şerîflerinde buyurdu ki: (Hak teâlâ hazretlerinin zâtına mahsûs olarak üçbin ismi vardır. Bunların içinden terâzîde en ağır geleni “Sübhânallahi ve bi hamdihi sübhânallahil’azîmi ve bi-hamdihî”dir. Her kim, bunu nemâzdan ve tesbîhlerden sonra, on kerre okursa her harfine on sevâb verilir.) Sonra, imâm ve cemâ’at ile berâber kollarını, bir mikdâr ileriye uzatıp ve göğüs hizâsına kaldırıp, avuçları tam açık olarak semâya çevirip düâ et ve âmîn de. Düâ bitince ellerini yüzüne sürüp, “Velhamdü lillâhi rabbil âlemîn” de ve salevât ile Fâtiha-i şerîfe oku. İbni Âbidîn “rahime-hullahü teâlâ”, üçyüzkırkbir [341]. ci sahîfede diyor ki, (Nemâzdan sonra, düâ ederken, eller göğüs hizâsında ileri uzatılır. Avuçlar semâya karşı açılır. Çünki semâ, düânın kıblesidir. İki el birbirinden aralık tutulur. Düâdan sonra, iki eli yüze sürmek sünnetdir.)  (Fetâvâ-yı Hindiyye) beşinci cildinde diyor ki, (Nemâzdan sonra düâ ederken kolları çeşidli şekllerde tutmak bildirildi. Bunlar arasında efdal olanı, avuçları semâya karşı açmak ve birbirinden uzak tutmakdır. Kolları göğüs hizâsına kaldırmak müstehabdır. Düâdan sonra iki eli yüze sürmek sünnetdir.)

    3 min
  • Doksandokuz derde deva!

    Tefsîr-i Mazherî) sâhibi “rahmetullahi teâlâ aleyh”, (Talâk) sûresinin üçüncü âyetinin tefsîrinde buyuruyor ki, (İmâm-ı Rabbânî “rahmetullahi teâlâ aleyh”, din ve dünyâ zararlarından kurtulmak için, hergün beşyüz kerre (Lâ havle velâ kuvvete illâ billah) okurdu. Buna (Kelime-i temcîd) denir. [İkinci kısm, onbirinci maddeye bakınız!] Okumağa başlarken ve okudukdan sonra da yüzer kerre (Salevât) okurdu. Hadîs-i şerîfde, (Allahü teâlânın bir ni’met vermesini ve bunun devâmlı olmasını isteyen, Lâ havle velâ kuvvete illâ billah çok okusun!) buyuruldu. (Sahîhayn)daki hadîs-i şerîfde, (Bu, Cennet hazînelerinden bir hazînedir!) buyuruldu. Bir hadîs-i şerîfde de, (Lâ havle velâ kuvvete okumak, doksandokuz derde devâdır. Bunların en hafîfi, hemmdir) buyuruldu. Hemm, gam, hüzn, sıkıntı demekdir.)

    2 min
  • Ebu Bekr “radıyallahü anh” cevap verdi ki, ya Habiballah!

    Yirmiyedinci  Menâkıb:Birgün  sahâbe-i  güzînden  “rıdvâ-nullahi teâlâ aleyhim ecma’în” ba’zıları Fahr-i kâinâtın “sallal-lahü teâlâ aleyhi ve sellem” yüksek huzûrlarına varıp, hazret-iEbû  Bekrden  “radıyallahü  anh”  şikâyet  eylediler.  Dediler  ki,yâ Resûlallah! Hazret-i Ebû Bekr bir oda içine girip, ciğer ke-babını yalnız yir. Kokusunu duyarız. Lâkin bizi da’vet eylemez.Sultân-ı Enbiyâ “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, “Birdahâ  böyle  yapdığı  vakt,  bana  haber  veriniz;  evine  varalım.”Birgün yine hazret-i Ebû Bekr, bir odaya girdiğinde, ciğer ke-babının  kokusunu  duyan  Sahâbîler,  ciğer  kebabı  yir  diyerek,varıp,  haber  verdiklerinde,  Server-i  Enbiyâ  hazretleri,  derhâl– 26 – kalkıp, hazret-i Ebû Bekrin olduğu odaya gitdi. İçeri girdikde,gördü  ki,  ne  ateş  var;  ne  kebab.  Sonra  süâl  etdi  ki,  yâ  EbâBekr! Ciğer kebabını yalnız yir imişsin; revâ mıdır. Ebû Bekrdedi ki, yâ Resûlallah! Hâşâ ki ben ciğer kebabını yalnız yiye-yim.  Pişen  kendi  ciğerimdir.  Hayr-ül-beşer  “sallallahü  teâlâaleyhi  ve  sellem”,  sebebini  sordular.  Ebû  Bekr  “radıyallahüanh”  cevâb  verdi  ki,  yâ  Habîballah!  Dâimâ  hâtırıma  gelir  ki,Hak Sübhânehü ve teâlâ bana islâm dînini müyesser eyledi. VeHabîbinin  dostlarından  eyledi.  Husûsî  olarak  bütün  sahâbe-ikirâm içinde bu şeklde şöhret buldum. Kıyâmet gününde; aca-bâahvâlim ne olur. Allahü teâlânın huzûrunda bu iltifâtı ve buriâyeti  [bu  ni’metlerin  şükrünü  yerine  getirir  miyim]  tekmîleder miyim diye korkudan ciğerim kebab gibi pişdiğinin sebe-bi  budur.  Hemen  o  sâat  Cebrâîl  aleyhisselâm  gelip;  hazret-iEbû Bekrin hakkında nice müjdeler getirdi. Ondan sonra Es-hâb-ı  güzînin  “rıdvânullahi  teâlâ  aleyhim  ecma’în”  hazret-iEbû Bekre “radıyallahü teâlâ anh” muhabbetleri bir iken binkat fazla oldu.

    3 min
  • Dua - Ey büyüklerin büyüğü Allahım!

    Ey büyüklerin büyügü Allahım! Muhammed aleyhisselâmın haber verdigi gibi, Sana inanıyorum. Beni kabûl et! Beni afv et! Muhammed aleyhisselâm, Seni bize haber vermeseydi, bu noksan aklımızla, kendimiz bulmak, Seni tanımak serefine kavusamazdık. Hayvanlardan asagı olur, Cehennemin atesinde yanmak, cezâmız olurdu. Ey büyük Peygamber! Senin bizim üzerimizdeki hakkın sonsuzdur. Bizi, Allahımızı tanımakla sereflendirdin. Müslimân olmak se’âdetine kavusdurdun. Sonsuz yanmak azâbından kurtardın. Bunun için, benden sana sonsuz selâmlar, sonsuz düâlar olsun! Allahım! Bu büyük Peygamberi bize tanıtan, analarımıza, babalarımıza ve hocalarımıza ve Ehl-i sünnet kitâblarını yazanlara ve yayanlara rahmet eyle yâ Rabbî! Âmîn.]

    2 min

About Askıda Kitap

From the publisher's feed

Kanalımızda bulunan ses kayıtlarının hepsi büyük ehli sünnet alimlerinin orijinal kitaplarından veya tercümelerinden kesitleri içermektedir. Bu kitapların tamamına askidakitap.net sitesinden…

More shows like Askıda Kitap

Kuran Dinle by Kuran Dinle

Kuran Dinle

7 Listeners