
Sign up to save your podcasts
Or


8 Aralık’ta Suriyeli silahlı muhalif gruplar, Suriye’nin başkenti Şam’a girdi. Suriye’nin eski devlet başkanı Beşar Esad’ın, ailesiyle birlikte Moskova’ya giderek sığınma talebinde bulunduğu öğrenildi.
Suriye’deki hareketin başını çeken Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) lideri Muhammed el-Cevlani, yeni bir yönetim kurulmasına yönelik çalışmalar için bir adım öne çıktı. Geçici hükümet ilan eden el-Cevlani, çeşitli ülkelerle temasta olduklarını duyurdu.
Öte yandan Suriye’deki gelişmelerin ardından İsrail ordusu, Golan’daki tampon bölgenin tamamına girdi ve Suriye ordusuna ait hangarları, hava savunma sistemlerini, savaş gemilerini ve uçak pistlerini bombardımana tuttu. İsrail Hava Kuvvetleri, yüzlerce sorti gerçekleştirerek Suriye ordusunun kritik sistemlerini hedef aldı.
Suriye’deki gelişmelerin ardından yeni bir göç krizine dair tartışmalar başladı. Kimi uzmanlar, HTŞ’nin olası uygulamaları sebebiyle farklı dini, mezhepsel ve etnik gruptaki kitlelerin Suriye’den ayrılarak yeni bir göç dalgası yaratabileceğini öne sürdü.
Diğer yandan Avusturya ve Almanya gibi ülkeler, Suriye’nin artık güvenli olduğunu ilan ederek bu ülkeden sığınmacı taleplerini askıya aldıklarını açıkladı. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da Suriyelilerin artık ülkelerine dönebileceklerini ifade etti.
Suriye’deki gelişmeleri, yeni göç krizi tartışmalarını, Batı basınındaki HTŞ yorumlarını, Batı’daki insanların devletlerine ve medyaya güvensizliğini ve gelişmelerin yarattığı politik değişimleri, gazeteci ve yazar Sedat Aral ile konuştuk.
Taliban’ın ABD askerlerinin çekilişiyle yakaladığı ivme ile Batı medyasında bir anda övgüler kazanmaya başladığını hatırlatan Sedat Aral, benzer bir durumun Suriye’deki Heyet Tahrir el-Şam için yaşandığını ifade etti. Sedat Aral’a göre Batı, çeşitli örgütlere destek veriyor ve gerektiğinde düşman ilan edebiliyor. Öte yandan Aral, Suriye’deki yeni durumdan memnun olmayan kimi etnik ve dini grupların başta Türkiye olmak üzere ciddi bir göç dalgasına sebep olabileceğini de sözlerine ekledi:
Türkiye dahil birçok Avrupa ülkesinde yüksek sayıda göçmenin ve sığınmacının ekonomik durumu kötüleştirdiğini kaydeden Sedat Aral’a göre, geçmişte gelip entegre olmuş göçmenler dahi artık yeni gelenlerin ülkelerine dönmesini istiyor:
Batı’nın “terör örgütü” tanımında ikiyüzlü davrandığını ifade eden Aral, Heyet Tahrir el-Şam’ın ABD’de terör listesinde olduğunu ve lideri Muhammed el-Cevlani’nin de 10 milyon dolar ödülle arandığını hatırlattı. Batı’da insanların bu tür politikalar, göç krizi ve devletlerin işlevsizliği sebebiyle “devletsiz kaldığını” hissettiğini aktaran Aral, bunun sonucuda milliyetçi akımların güçleneceğini vurguladı:
Suriye’de tarih boyunca devam eden problemlerin günümüzde hala daha sürdüğünü dile getiren Sedat Aral, Suriye’deki durumun 2003 Irak işgalinden sonraki süreçten daha kötüye gidebileceği uyarısında bulundu:
By Sputnik Türkiye8 Aralık’ta Suriyeli silahlı muhalif gruplar, Suriye’nin başkenti Şam’a girdi. Suriye’nin eski devlet başkanı Beşar Esad’ın, ailesiyle birlikte Moskova’ya giderek sığınma talebinde bulunduğu öğrenildi.
Suriye’deki hareketin başını çeken Heyet Tahrir el-Şam’ın (HTŞ) lideri Muhammed el-Cevlani, yeni bir yönetim kurulmasına yönelik çalışmalar için bir adım öne çıktı. Geçici hükümet ilan eden el-Cevlani, çeşitli ülkelerle temasta olduklarını duyurdu.
Öte yandan Suriye’deki gelişmelerin ardından İsrail ordusu, Golan’daki tampon bölgenin tamamına girdi ve Suriye ordusuna ait hangarları, hava savunma sistemlerini, savaş gemilerini ve uçak pistlerini bombardımana tuttu. İsrail Hava Kuvvetleri, yüzlerce sorti gerçekleştirerek Suriye ordusunun kritik sistemlerini hedef aldı.
Suriye’deki gelişmelerin ardından yeni bir göç krizine dair tartışmalar başladı. Kimi uzmanlar, HTŞ’nin olası uygulamaları sebebiyle farklı dini, mezhepsel ve etnik gruptaki kitlelerin Suriye’den ayrılarak yeni bir göç dalgası yaratabileceğini öne sürdü.
Diğer yandan Avusturya ve Almanya gibi ülkeler, Suriye’nin artık güvenli olduğunu ilan ederek bu ülkeden sığınmacı taleplerini askıya aldıklarını açıkladı. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da Suriyelilerin artık ülkelerine dönebileceklerini ifade etti.
Suriye’deki gelişmeleri, yeni göç krizi tartışmalarını, Batı basınındaki HTŞ yorumlarını, Batı’daki insanların devletlerine ve medyaya güvensizliğini ve gelişmelerin yarattığı politik değişimleri, gazeteci ve yazar Sedat Aral ile konuştuk.
Taliban’ın ABD askerlerinin çekilişiyle yakaladığı ivme ile Batı medyasında bir anda övgüler kazanmaya başladığını hatırlatan Sedat Aral, benzer bir durumun Suriye’deki Heyet Tahrir el-Şam için yaşandığını ifade etti. Sedat Aral’a göre Batı, çeşitli örgütlere destek veriyor ve gerektiğinde düşman ilan edebiliyor. Öte yandan Aral, Suriye’deki yeni durumdan memnun olmayan kimi etnik ve dini grupların başta Türkiye olmak üzere ciddi bir göç dalgasına sebep olabileceğini de sözlerine ekledi:
Türkiye dahil birçok Avrupa ülkesinde yüksek sayıda göçmenin ve sığınmacının ekonomik durumu kötüleştirdiğini kaydeden Sedat Aral’a göre, geçmişte gelip entegre olmuş göçmenler dahi artık yeni gelenlerin ülkelerine dönmesini istiyor:
Batı’nın “terör örgütü” tanımında ikiyüzlü davrandığını ifade eden Aral, Heyet Tahrir el-Şam’ın ABD’de terör listesinde olduğunu ve lideri Muhammed el-Cevlani’nin de 10 milyon dolar ödülle arandığını hatırlattı. Batı’da insanların bu tür politikalar, göç krizi ve devletlerin işlevsizliği sebebiyle “devletsiz kaldığını” hissettiğini aktaran Aral, bunun sonucuda milliyetçi akımların güçleneceğini vurguladı:
Suriye’de tarih boyunca devam eden problemlerin günümüzde hala daha sürdüğünü dile getiren Sedat Aral, Suriye’deki durumun 2003 Irak işgalinden sonraki süreçten daha kötüye gidebileceği uyarısında bulundu:

68 Listeners

68 Listeners

21 Listeners

0 Listeners

14 Listeners