
Sign up to save your podcasts
Or


9 - 13 Ekim haftasına dair çektiğim podcast'te istihdam sorununu ele aldım. Sıkı para ve maliye politikası uygulandığı dönemlerde amaç enflasyonu aşağıya çekmektir fakat böyle dönemlerde istihdamdan feragat edilir. Çünkü ikisi ters orantılı değişkenler. Ama biz biliyoruz ki şu anda büyüme ve sıkılaştırıcı önlemler bir arada yürütülmeye çalışılıyor. Buna rağmen önümüzdeki aylarda istihdamda daralma bekleniyor. Bir süredir zaten tekstil sektörü daha ağırlıklı olmak üzere iş dünyasından istihdam kaybına yönelik haberler alıyoruz.
Öte yandan, sanayide kalifiye ara eleman, teknoloji firmalarında bilgisayar mühendisi ve hayvancılık sektöründe yerli çoban bulunamıyor. Yükseköğretim mezunları arasında işsizlik oranı ise genel işsizlik oranının üstünde.
2024’te doğru iş için doğru eleman eşleşmesinde yaşanan sorunların alevlenmesi muhtemel. 10 yıl sonra yapay zekanın iş hayatındaki etkisini daha da artıracağını ve Z kuşağının istihdamın büyük kısmını oluşturacağını düşündüğümüzde çalışma koşullarının şimdikinden çok farklı olacağını ön görmek zor değil. Peki istihdam piyasaları ve çalışma koşulları gelecekte nasıl değişecek?
2023 Nobel Ekonomi Ödülü'nü, kadınlar ve erkekler arasındaki maaş eşitsizliğini inceleyen ekonomi tarihçisi Claudia Goldin kazandı. Goldin'in araştırmaları aslında kadınların iş hayatında dönemsel bazı kazanımlar elde ettiğini gösterse de geniş bir zaman dilimi içerisinde bakıldığında daireler çizdiğini ortaya koyuyor. Yani aslında bizim düşündüğümüz kadar büyük bir yol kat edilmedi. Goldin'in çalışmaları kadınların çocuk sahibi olması ve evlilik hayatlarının bu durumda büyük rol oynadığını gösteriyor.
Kadınlar günümüzde Avrupa'da da eşit işe eşit ücret alamıyor. Eğitim hayatında daha başarılı olmalarına rağmen kariyer basamaklarını erkeklere kıyasla daha zor tırmanıyor. Ve bir kriz ya da savaş anında iş hayatından daha kolay çekilen kesim oluyor. Pandemideki pek çok araştırma, gelir dağılımındaki bozulmalardan kadınların daha çok etkilendiğini gösteriyor. Türkiye'de de kadınlar total işsizlik rakamları içerisinde en yüksek yüzdeleri oluşturuyor.
Yapay zekanın bu dengeleri hangi kesimden yana ve nasıl değiştireceğini henüz bilmiyoruz. Ama popüler robotlarının çoğunun kadın olması ilginç bir durum. Ayrıca yapay zekanın algoritmalarını topladığı verilerin cinsiyetçi olduğunu düşünürsek sonuçların da bu yaklaşımda olma ihtimali akla daha çok yatıyor.
2-6 Ekim haftasının ekonomide öne çıkan gündem maddesi Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın yeni yasama yılına giren TBMM'deki enflasyon sunumuydu.
TÜİK eylül ayı enflasyon rakamlarına göre tüfe aylık bazda yüzde 4,75, yıllık bazda ise yüzde 61,53 arttı. Erkan, 2024'ün dezenflasyon, 2025'in istikrar, 2026'nın ise tek haneli enflasyon dönemleri olduğunu ifade etti.
Bu yıl yüksek enflasyon ile birlikte rezerv eksikliği ve KKM bizi zorladı. 2024'ün ise ekonomi cephesinde kritik başlıkları neler olacak? İpucu vermek gerekirse globali zorlayan petrol fiyatları bir gösterge olabilir.
25-29 Eylül haftasının ekonomi cephesinde öne çıkan gelişmeleri;
Merkez Bankaları'nın faiz kararları haftanın ana ekonomi gündemiydi. Fed ve Boe aylar sonra faizi sabit tutarken, T.C. Merkez Bankası politika faiz oranını 500 baz puan artırdı ve yüzde 30'a yükseltti.
Daha önce açıklamıştım ama faiz artarken borsanın yükselmesinin nedenlerinden tekrar kısaca bahsedeyim. Normal şartlar altında faiz artışı borsa üzerinde olumsuz, enflasyon ise olumlu etki yapar. Şu anda enflasyon faiz oranının üzerinde ve 2024'te dahil olmak üzere enflasyon yükseleceğine dair projeksiyon olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla enflasyonun borsa üzerindeki olumlu etkisi, faizin olumsuz etkisini dışlıyor. İkinci neden ise kararın beklentiler ve rasyonel politikalar yönünde gerçekleşmesi ekonomiye aynı zamanda finansal araçlara duyulan güvenin artmasına neden oluyor.
Şimdi gelelim haftanın diğer önemli gündem maddesine... BM Genel Kurulu ABD'de toplandı. 5 daimi üyeden sadece ev sahibi ABD başkanı Joe Biden'ın katıldığı toplantıda BM'nin reforma ihtiyaç duyduğu mesajı tekrarlandı.
Bu haftanın en önemli ekonomi gündemi Hindistan’da gerçekleşen
Hükümetin ekonomi için üç yıllık yol haritası yani Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Buna göre;
Enflasyon Tahmini
2023: Yüzde 65
2024: Yüzde 33
2025: Yüzde 15.2
2026: Yüzde 8.5
Bütçe Açığı (Kayıtta açık yerine denge ifadesini kullanmışım)
2023: 1,6 trilyon lira
2024: 2,65 trilyon lira
2025: 1,82 trilyon lira
2026: 1,82 trilyon lira
Cari İşlemler Açığı
2023: 42,5 milyar dolar
2024: 34,7 milyar dolar
2025: 31,7 milyar dolar
2026: 30 milyar dolar
İşsizlik Hedefi
2023: Yüzde 10,1
2024: Yüzde 10,3
2025: Yüzde 9,9
2026: Yüzde 9,3
Büyüme
2023: Yüzde 4,4
2024: Yüzde 4
2025: Yüzde 4,5
2026: Yüzde 5
Dolar Tahmini (Ortalama)
A24, 20 Ağustos 2012'de Daniel Katz, David Fenkel ve John Hodges tarafından kurulmuş, film ve televizyon prodüksiyonunun yanı sıra film dağıtımında uzmanlaşmış bir Amerikan bağımsız eğlence şirketi. Sinema için belki de bundan daha fazlasıdır.
ABD'den gelen istihdam verileri enflasyonun gerileme trendini koruduğunu ve ekonominin yavaşladığını gösteriyor. FED bu verileri dikkate alarak bu ay faiz artışına son verebilir.
Türkiye 2'nci çeyrek verileri ise yüzde 2,6 küçülen imalat sanayii için alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Muhtemelen bir sonraki çeyrekte sanayii de küçülme artarak devam edecektir. Öte yandan Türkiye İhracatçılar Meclisi ile toplam 11 banka arasında yeni bir kredi paketi devreye alındı. Pakette ihracatçı firmalar azami 5 milyon dolar veya 100 milyon TL’ye kadar uygun maliyetli ihracat kredisinden yararlanabilecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Rus devlet Başkanı Putin ile Rusya’da 4 eylülde bir araya gelecek. Görüşmede tahıl koridoru anlaşmasının tekrar uygulanması ve Ukrayna'daki savaş konuları ele alınacak.
Ve son olarak borsaya giren Ayşe Teyze'nin ne suçu var?
Merkez Bankası perşembe günü faizi yüzde 25'e yükseltti. 750 baz puanlık faiz artırımı, yüzde 20 seviyesindeki piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti ve herkesi şaşırttı. Ters köşe sayılabilecek bu kararın nedenlerini ve olası etkilerini anlattım.
Dünya ekonomileri bize ne söylüyor? Çin, Rusya, ABD, Avrupa ve Güney Amerika için yolun sonunda ne var? Bir tarafta hiperenflasyon, diğer tarafta durgunluk mu?
From the publisher's feed