19. yüzyıl botanik dünyasından iki kadını konuşuyoruz. Şiir ve botaniği buluşturan kitabıyla Dickinson'a ilham vermiş Clarissa W. M. Badger ve kadınları bahçecilikle tanıştıran, ilk bilim-kurgu yazarlarından Jane W. Loudon
Japon sanatçı Kawahara Keiga'yı (1786-1860) konuşuyoruz. Geç Edo dönemi Japonya'sından, manzaralar, gündelik yaşamdan sahneler, flora ve fauna resimleriyle biliniyor. Japon özünü korurken Batı'nın doğa tarihi resimlerini anımsatan bir çizgiye ulaşmış.
"Doğanın ve doğruluğun düşünürü" Jean-Jacques Rousseau'yu, onun doğayla nasıl iletişim kurduğunu ve sürgünde olduğu yıllarda kendiyle yüzleşmek için "felsefi bir uğraş" olarak gördüğü botanik merakını konuşuyoruz.
Bavyeralı botanikçi Carl Friedrich Philipp von Martius'u konuşuyoruz. Ekonomist, coğrafyacı, pedagog, filozof, jeolog, mineralog, şair, gezgin... "Palmiyelerin Babası" diye de anılıyor ki fazlasıyla hak etmiş bu unvanı!
Çok tanıdık, her yerde bulunan, birçok dilin ve kültürün ortak paydasında duran ve tanınması çok kolay bir meyve. Öte yandan da tanımlanması ve sınıflandırması da bir o kadar karmaşık muzun hikayesini konuşuyoruz.
24 min
About Botanitopya
From the publisher's feed
Sesli Doğa Tarihi Müzesi (Hazırlayan ve sunan: Benan Kapucu)