"Yajña ile çoğalmış, oluşmuş İlahlar sana arzuladığın nesneleri sunacak. Kim ki ona bir şey sunulduğunda karşılığında hiçbir şey sunmadan kabul ederse bil ki o bir hırsızdır." (3.12)
"Kim ki yediği yemeğin ilk lokmasını Yüce olana sunarsa, kirlerinden, saflığını bozan şeylerden arınır; ancak sadece kendisi için yemek pişirenler işte onların yedikleri sadece günahtır (pāpa)." (3.13)
"Kimileri işitme ve benzeri diğer duyu organlarını nefis-terbiyesi (kendi üzerinde hakimiyet) ateşine adar, kurban ederken kimileri ise (yine de) işitme ve benzeri duyu nesnelerini duyu organlarının ateşine adar, kurban eder". (4.26)
"Kimileri beş-duyu ve eylem organlarının hepsinin faaliyetini bilgi ile aydınlanmış, alev almış nefis-terbiyesi (kendi üzerinde hakimiyet kurmak) ateşine adar, kurban eder. "(4.27)
"Benzer şekilde, zenginliğini paylaşanlar, nefis-terbiyesi adına çileci pratikler yapanlar, yoga’yı uygulayanlar, yeminlerinde ve çabalarında kararlılıkla Veda’ları zikredenler ve Kendini-Bilmenin bilgisine kendini (kurban edenler, adayanlar) sunanlar vardır. (4.28)
"Benzer şekilde, prāṇāyāma’ya (nefes kontrolüne) kendini adayanlar, nefes alış ve verişi durduranlar, verdikleri nefesi aldıkları nefese ve aldıkları nefesi verdikleri nefese (kurban edenler, adayanlar) sunanlar vardır." (4.29)
Yedikleri yemeği kontrol edenler, böylece (daha fazla) yemek arzusunu sindirim ateşine (kurban edenler, adayanlar) sunanlar vardır. "Tüm bu (insanlar) adakları, kurbanları, sunuşları icra edenlerin hepsi yajña sayesinde istisnasız bir şekilde zihindeki kirlerinden arınırlar." (4.30)