Bhagavad Gita kitabının 6. bölümünde konuştuğumuz 37 - 45. mısralar işte böyleydi:
Śāstra’lara (yazıtlar) inancı, güveni olan ancak yine de gösterdiği çaba yetersiz olan, zihni oradan oraya sarsılan ve yoga’ya erişemeyenlere ne demeli Kṛṣṇa? Peki, onlar nereye giderler (onların sonları ne olur)? (37)
Brahman’ın (bilgisinin) yolunda yanılgıya düşmüş, eğer ki her iki araçtan, yöntemden (abhyāsa & vairāgya) de yoksunsa, (söyle bana) hiç desteği olmayan bir kişi mahvolmaz mı? Rüzgarın karşısında küçük bir bulutçuğa dönmez mi ey Kṛṣṇa? (38)
Kṛṣṇa! Bendeki bu şüpheyi tamamen ortadan kaldırmalısın. Çünkü senden başka bu şüpheleri kimse silemez. (39)
Gerçekten de Pārtha (Arjuna) öylesi biri için ne burada ne de öte dünyada kötü bir son var, çünkü iyi eylemde bulunan bir kimse asla kötü bir sona varamaz. (40)
Eğer bu nihai yoga haline ulaşamamışsa kişi, iyi eylemlerde bulunanların vardıkları alemlere hak kazanıp gider (ve) orada sayısız yıl geçirdikten sonra belli bir birikime (bilgi, zenginlik, kültür) sahip olanların, dharma’ya kendini adamışların evlerinde yeniden doğar, yeniden beden alır. (41)
Ya da bilge yogi’lerin olduğu ailelere doğarlar. İşte böylesi bir doğum alabilmek (bil ki) gerçekten çok zordur. (42)
Orada (bu yeni bedeninde) geçmiş fiziksel bedeninde taşıdığı bilgi ona zekası aracılığıyla yeniden aktarılır ve böylece o da (geçmiş yaşamında kazandığına kıyasla) (yoga adına) daha fazla bilgi için çaba göstermeye şevkle devam eder Arjuna, ey Kuru ailesinin iftiharı! (43)
(Dolayısıyla) Geçmiş çalışmaları, uygulamaları nedeniyle kaçınılmaz olarak o yine (yoga’ya) yönelecektir. Salt yoga’nın bilgisini elde etmek isteyen biri olarak Veda’ların (ritüel, ibadet vs. gibi karma-kanda olarak bilinen dünyevi arzularla ilgili manevi pratikler) bile ötesine geçecektir. (44)
Öte yandan, bir yogi iradesi ile büyük bir çaba gösterirse (eğer) geçmiş yaşamlarından taşıyarak getirdiği tüm kirleri, saflığı bozan katışıklarını arındırır ve temizler. İşte o zaman, o nihai sona erişir. (45