Nisa Suresi 36. Ayet – N. Koçkesen - 09.11.2021
Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babanıza iyilikte bulunun. Akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışlara, elinizin altında bulunan köle, câriye, hizmetçi ve işçilere iyilik yapın. Çünkü Allah, kendini beğenen ve çokça övünüp duran kimseleri kesinlikle sevmez. Nisa 36
1:11 ABEDE: Ar. ‘ābid “ibâdet eden”in çoğul şekli ‘abede) İbâdet edenler, kullar.
1:23 – İbadet kelimesi abede’den gelmiştir.
1:28 – Allah’a ibadet etmek, fakat halkımız bu ibadet kelimesini biraz dar manada bilir.
1:50 – Allah rızası için olmak şartıyla Allah’ın emir ve yasaklarına uygun olan her hareket ibadet sayılır.
2:22 Hayır olarak düşündüğünüz bir yoksulun başını okşamak bile ibadete dönüşür, bir uyku bile ibadete dönüşür.
2:36 – Ben uykumu alayım Rabbim’in yolunda daha çok cehd ve gayret edeyim, Rabbime daha çok ibadet edeyim, müslümanlara daha fazla hizmet edeyim niyetiyle uyursan ibadet olur.
3:05 - Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın.
3:06 – Peki şirk nedir?
3:13 – Bizdeki şirket kelimesi buradan gelmektedir. Şirkete ne deriz? Ortak.
3:23 – İşte şirk de Allah’a ortak koşmak demektir.
4:02 – Riya öyledir değil mi? Riya ne idi? Başkaları için yapmak; desinler diye, görsünler diye, beğensinler diye yaptığınız bir ibadet onlar için yapılmış olur.
4:22 - “Kıyamet günü hesabı ilk görülecek kişi, şehit düşmüş bir kimse olup huzura getirilir. Allah Teâlâ ona verdiği nimetleri hatırlatır, o da hatırlar ve bunlara kavuştuğunu itiraf eder. Cenâb-ı Hak:
"Peki, bunlara karşılık ne yaptın?" buyurur.
"Şehit düşünceye kadar senin uğrunda cihad ettim." diye cevap verir.
"Yalan söylüyorsun. Sen, "Babayiğit adam." desinler diye savaştın, o da denildi." buyurur. Sonra emrolunur da o kişi yüzüstü cehenneme atılır.
"Bu defa ilim öğrenmiş, öğretmiş ve Kur‘an okumuş bir kişi huzura getirilir. Allah ona da verdiği nimetleri hatırlatır. O da hatırlar ve itiraf eder. Ona da:"
"Peki, bu nimetlere karşılık ne yaptın?" diye sorar.
"İlim öğrendim, öğrettim ve senin rızân için Kur'an okudum." cevabını verir."
"Yalan söylüyorsun. Sen "Âlim." desinler diye ilim öğrendin, "Ne güzel okuyor." desinler diye Kur'an okudun. Bunlar da senin hakkında söylendi." buyurur. Sonra emrolunur o da yüzüstü cehenneme atılır."
"(Daha sonra) Allah'ın kendisine her çeşit mal ve imkân verdiği bir kişi getirilir. Allah verdiği nimetleri ona da hatırlatır. Hatırlar ve itiraf eder."
"Peki ya sen bu nimetlere karşılık ne yaptın?" buyurur.
"Verilmesini sevdiğin, razı olduğun hiçbir yerden esirgemedim, sadece senin rızânı kazanmak için verdim, harcadım." der.
"Yalan söylüyorsun. Halbuki sen, bütün yaptıklarını "Ne cömert adam." desinler diye yaptın. Bu da senin için zaten söylendi." buyurur. Emrolunur bu da yüzüstü cehenneme atılır.” (Müslim, İmâre 152)
6:41- Hz. Peygamber (s.a.s.), Uhud’da düşmanla çarpışmakta olan yiğitlerini bir grup sahabeyle beraber seyretmektedir. Sahabelerden biri der ki: - Ya Rasulallah! Şu askeri görüyor musun ne yiğitçe savaşıyor! O senin halanın oğlu Abdullah’tır, der. Allah Rasulü (s.a.s.): - İnşallah o cennetliktir, der. Bir de öbür tarafa bakarlar ve başka bir sahabe de: - Şu da Haris’in oğlu Kuzman’dır. Dokuz kâfiri yere sermiş ve yaralı bir şekilde hâlâ çarpışmaktadır. Bu da ne yiğitçe çarpışmaktadır ey Allah’ın Rasulü, der. Ama Rasulüllah (s.a.s.)’ın yüzünün rengi değişir, kaşlarını çatar: - O cehennemliktir, der. Sahabeler birden bu söz üzerine şok olurlar. Bu sözün manasını anlamazlar. Sahabelerden biri savaş sonunda yaralı olan Kuzman’ın yanına varır: - Ey Kuzman! Müjdeler olsun sana Allah ve Rasulü için bu meydanda kılıç salladın, ne mutlu sana eğer ölürsen cennetliksin, der. Ama Kuzman, o ana kadar içinde sakladığı niyeti açığa vurur: - Ey İbn Katade, beni buraya getiren ne Allah’ın dini ne de Muhammed’in şerefiydi, beni buraya getiren Medine’nin hurmalıklarıydı. Ben buraya Medine’nin hurmalıklarını savunmak için geldim, der. Sonunda çektiği acılara dayanamaz. Bir ok alıp kalbine saplar ve oracıkta ölür. İbn Katade koşup Rasulüllah’ın yanına gelerek olayı anlatır. Sahabeler o zaman Peygamberimizin sözünün anlamını idrak ederler. (Buhârî, Cihad, 77; İbn Hişam, Sire, III, 93, 94)
7:09 – Kardeşler! Buraya iyi dikakt edin. Biz falan şehit olmaz filan şehit olmaz derken adamlar yanlış anlıyorlar? Kimin ordusunda savaşıyor bu adam? Peygamberin ordusunda. Niyet salih olmadıkça paygamberin ordusunda savaşın şehit olamazsınız.